Hüseyin Alev ERLEVENT / ITU Danışmanı
erlevent@tr.net

2.inci Ulusal Telekomünikasyon Düzenlemeleri Sempozyumu
ULUSLARARASI TELEKOMÜNİKASYON
BİRLİĞİ'NİN SEKTÖRDEKİ ÖNEMİ

Birleşmiş Milletler'in merkezi Cenevre'de bulunan özel ihtisas kuruluşu Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, telekomünikasyon sektöründe çok önemli bir koordinasyon görevi yürütüyor.
Ülkemizin de 137 yıl önce kurucu üyesi olduğu Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Birleşmiş Milletler sistemi içinde çalışma alanı telekomünikasyon ve informasyon olan bir özel ihtisas kuruluşu. Merkezi, İsviçre'nin Cenevre kentinde. Ülkelerin hükümetleri ve bu alanda faaliyet gösteren özel sektörleri, küresel informasyon ve telekomünikasyon ağlarının teknik standartlarının ve servislerinin gelişimini, bu kuruluşun etkinlikleri çerçevesinde koordine ederler. Bu nedenle informasyon ve telekomünikasyon alanlarında faaliyet gösteren her kuruluş kendi yararları için, ITU'yu çok iyi tanımak ve hatta onun sektörlerine üye olmak mecburiyetindedir.
ITU, her ülkenin telekomünikasyon sektörünü bağımsız olarak regüle etme hakkını tanıyarak ve her ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasında ve barışın korunmasında, telekomünikasyon sektörünün giderek büyüyen önemini göz önünde tutarak; telekomünikasyon servislerinin barış içinde etkili ve verimli kullanımını uluslararası işbirliği ve koordinasyon ile sağlamaya çalışarak, bu ülkelerin sosyal ve ekonomik kalkınmalarına katkıda bulunur. Bu amaçla; gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelere telekomünikasyon alanında teknik yardım sağlar. Yeni telekomünikasyon teknolojilerinin nimetlerinden bütün dünya insanlarının barış içinde eşit olarak yararlanmalarını sağlamak için çalışır.
Çeşitli Radyokomünikasyon servisleri için radyo frekans spectrumunda, frekans bandlarının tahsislerini yapar. Telekomünikasyon servislerinde insanları tatmin edecek kalitede hizmet verilmesini sağlamak amacıyla, dünya telekomünikasyon standartlarını belirler. Telekomünikasyon servisleri fiyatlarının insanlık yararına olabildiğince ucuz olmasına katkıda bulunur. Telekomünikasyon alanında çeşitli ülkelerden özel ihtisas sahibi uzmanların katılımıyla toplanan çalışma gruplarının tavsiyelerini koordine ederek, regülasyonları yapar, kararları alır, tavsiyeleri ve çeşitli fikirleri koordine ederek bütün bu çalışmaların ortaya koydugu bilgi ve deneyimleri yayımlar.
Radyokomünikasyon Sektörü (ITU-R) Radyokomünikasyon sektörü 1993 yılında yenilenen ITU içinde eski CCIR yani Uluslararası Radyokomünikasyon Danışma Komitesi ve IFRB yani Uluslararası Frekans Kayıt Bürosu faaliyetlerini kapsayacak şekilde onların yerine kuruldu. ITU-R - Radyokomünikasyon sektörü, sınırlı bir kapasitesi olan radyo frekans spectrumunun uluslararası düzeyde idaresinde ve başta, Geo Stationary Yörünge (GSO) olmak üzere bütün uydu yörüngelerinin kullanımında uluslararası bir koordinatör rolünü oynar. Bu rölü oynarken radyo frekans spectrumunun ve GSO'nun bütün insanlar ve onların ulusları tarafından eşit haklarla kullanılması gereken birer tabii kaynak olduklarının bilinci ile bu tabii kaynakların verimli ve etkili kullanılması için her türlü tedbiri alır. Sınırlı bir kapasitesi olsa da bu tabii kaynaklar, yeryüzündeki petrol, kömür vb tabii kaynaklar gibi kullanmakla tükenmediği için çok kıymetlidirler.
Ülkelerin kullanmakla tükenmeyen bu tabii kaynakları kullanma talepleri, bu kaynakların sınırlı kapasitelerinin çok üzerinde olduğu için, bu kaynakları daha yoğun, daha etkili ve verimli kulla-nabilmek amacıyla radyokomünikasyon sektörü sürekli bir araştırma ve geliştirme çalışması içindedir.
Telekomünikasyon Standardizasyon Sektörü (ITU-T)
Telekomünikasyon standardizasyon sektörü 1993 yılında yenilenen ITU içinde 100 yıllık bir mazisi olan eski CCITT yani Uluslararası Telefon ve Telgraf Danışma Komitesi'nin yerine kuruldu. Görevleri arasında Radyokomünikasyon sektörü dışında kalan bütün küresel telekomünikasyon hizmetlerinde yüksek servis kalitesini sağlayacak telekomünikasyon standartlarının tespiti ve yayımlanması var. Bugünkü durumda 2400'den fazla standart, 5500 sayfa halinde yayımlanmış durumda. Bu standartlar kağıt ve CD-ROM ortamlarında yayımlanıyor ve aynı zamanda online bağlantı ile de erişilebiliniyor.
Önemli olan; ITU üyesi her ülke için olduğu gibi ülkemiz özel sektör şirketleri ve diğer özel sektör birimleri ve organizasyonlarının da; ITU-T sektör üyeleri olabileceklerini; dolayısı ile telekomünikasyon standartları konularında sorunlarını ya da sorularını yöneltebileceklerini, çalışma gruplarına katılarak geleceğin ileri teknolojileri için belirlenen standartların tespit çalışmalarına katkılarda bulunabileceklerini ve ITU-T'nin sağladığı bu avantajlardan olabildiğince yararlanabilmeyi bilmeleri ve becerebilmeleridir.
Telekomünikasyon Kalkınma Sektörü (ITU-D)
Bölgesel veya ulusal telekomünikasyon ve informasyon kalkınma planlarını yapmaları ve uygulama projelerini hazırlamaları için ihtiyaç duyan ülkelere teknik yardım sağlar.
ITU-R, ve ITU-T hatta ITU-D'nin çalışmalarına en çok gelişmiş ülkeler katkıda bulunmakta ve sağlanan bütün olanaklardan da gene en çok gelişmiş ülkeler yararlanmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerle ile geri kalmış ülkeler bu hususta ITU-D'nin bütün teşvik eden gayretlerine ragmen sessizliklerini hâlâ sürdürmektedirler. Görünen odur ki; Türkiye'miz de ne yazık ki o sessizliğini muhafaza ederek bu konularda ITU'dan yarar sağlayamayan veya sağlayabilecekleri yararların çok küçük bir kısmı ile yetinen ülkelerden biridir.
Yeni informasyon ve telekomünikasyon teknolojilerinin şimdiden belli olmaya başlayan, gelecekteki standartları da göz önünde tutularak informasyon ve telekomünikasyon altyapılarını yeni teknolojilere uyumlu olarak kurabilmeleri için ITU özellikle gelişmekte olan ülkeler için çok önemli. Bu hususta gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelere nazaran avantajlarını kullanmayı bilmeliler. Çünkü gelişmiş ülkeler, örneğin 5 -10 yıl önce kurdukları, ama günümüzde hızla gelişen teknolojilerden geride kalarak eskimiş mevcut sitemlerini, henüz ekonomik ömürleri dolmadığı için kolay kolay değiştiremiyorlar. Ama ITU'daki geliştirme çalışmalarından hala habersiz gelişmekte olan ülkelere bu eskimiş sistemlerini tavsiye etmekten de geri durmuyorlar. İşte bu durumda Türkiyemiz gibi özellikle informasyon ve teleko-münikasyon teknolojilerinde, gelişmekte olan ülkeler arasında en çok ilerlemiş bir ülkeye önemli uluslararası görevler düşüyor.





Diğer Bölümler için