TEMEL CEZA
KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE DİĞER BAZI
KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
MADDE
1- 1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye
İşletme Kanunu Muvakkatının 32 nci maddesinin birinci fıkrasının bağlama
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Mecra
dahilinde her ne suretle olursa olsun balık saydgahı tesis edenler ef’ali
mezkûreden tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden maada mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
2- 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu
Muvakkatının 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen
zarar ve ziyandan az olamaz.” MADDE
3- 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununun 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 11-
İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif hareket edenlere
liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.” MADDE
4- 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında
Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve mağaza ve müessese sahip
veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
5- 10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi
Türkçe Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere
adlî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
6- 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı
Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve
Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında
kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının
sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz
taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda
masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü
maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan
hakları kullanan yabancılara beşyüz Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve sair deniz taşıtları
seferden alıkonulur. Birinci
fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî
tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.” MADDE
7- 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve
Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı
Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
21- Bu Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere
muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile
sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı
yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı
bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar
geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.” MADDE
8- 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat
Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya
Laboratuvarları Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Uzman olup
da izinsiz laboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul uyarınca
izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman olmayıp
da bu çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
laboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.” MADDE
9- 992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
10- Fenne uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen
hükümlere uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen
yönetmeliğe aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir
tarafından bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Ayrıca, şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.” MADDE
10- 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 36 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Ret
talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul
edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her birine mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Hâkim
hakkında aynı davada aynı tarafça tekrar ileri sürülen ret talebinin reddi
hâlinde verilecek idarî para cezası, daha önce verilen idarî para cezasının
iki katından az olamaz.” MADDE
11- 1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
90- Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli
düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme,
ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca, mahkemece kötüniyetle ıslaha
başvurana, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarının tazmininin
yanı sıra ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
12- 1086 sayılı Kanunun 113/A maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
113/A- İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan
veya o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.” MADDE
13- 1086 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kapalı
yapılan duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.” MADDE
14- 1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bir
kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda münasip
olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl
yakalanması emredilerek hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır.
Ancak, avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.” “Mahkemenin
düzenini bozan fiilin veya mahkeme huzurunda söylenen sözün suç oluşturması
halinde, durum bir tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve
gerekiyorsa fiili işleyenin yakalanması emredilerek Cumhuriyet
başsavcılığında hazır bulundurulması sağlanır. Ancak bu durum üçüncü fıkra
hükmüne göre disiplin hapsi uygulanmasını engellemez.” MADDE
15- 1086 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
253- Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen
tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir
edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla
getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan
bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.” MADDE
16- 1086 sayılı Kanunun 271 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
271- Tanık, kanuni bir sebep göstermeden veya göstermiş olduğu sebep
mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinir, kendisine
sorulan sorulara cevap vermekten kaçınır ya da yemin etmemekte direnirse, bu
yüzden doğan giderler takdir edilerek, hakkında kamu alacaklarının tahsili
usulüne göre ödettirilmesine karar verilir. Ayrıca, tanıklığının veya
yemininin gerçekleştirilmesi için, dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve
her hâlde onbeş günü geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilebilir. Kişi,
tanıklığa ve yemine ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl
serbest bırakılır.” MADDE
17- 1086 sayılı Kanunun 313 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
313- Hâkim, senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep
vukuunda davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı
tazmine mahkûm eder.” MADDE
18- 1086 sayılı Kanunun 319 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
319- Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir edilerek tazminine
hükmolunur.” MADDE
19- 1086 sayılı Kanunun 320 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
320- Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul
edip etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319
uncu madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi
zararları mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.” MADDE
20- 1086 sayılı Kanunun 422 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
422- Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf,
yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında
kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum
edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya
mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece
takdir olunur. Kötüniyet
sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca
mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise idarî para cezası vekil
hakkında uygulanır.” MADDE
21- 1086 sayılı Kanunun 576 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Dava
sabit olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar
olduğu maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir
tazminatın tahsiline hükmolunur. Ayrıca davacıya, mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
22- 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
25- Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa
bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
23- 1219 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
26- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti olmayan veya her ne
suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip sanatını icra
ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
24- 1219 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
27- 5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet etmeyen
tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
25- 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
28- Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl
veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,
zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye
kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık
suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diplomaları geri alınır.” MADDE
26- 1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
41- Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.” MADDE
27- 1219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
42- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata salahiyeti olmayan veya her ne
suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip veya diş tabibi
veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
28- 1219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
44- 29 uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden
veya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına riayet etmeyen diş
tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.” MADDE
29- 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
45- Diş hekimliği mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü
maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan
dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı
suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun
sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma,
edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene
tebeyyün eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diploma veya ruhsatnameleri geri alınır.” MADDE
30- 1219 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
54- Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” MADDE
31- 1219 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
55- Bu Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan
veya muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı sanat eden ebelere yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
32- 1219 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
56- 51 inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve
52 nci maddeler ahkamına riayet etmeyen ebelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
33- 1219 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
57- İcrayı sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli ile maluliyeti
bilmuayene anlaşılan ebeler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve şahadetname
veya vesikası geri alınır.” MADDE
34- 1219 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
61- Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenler altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
35- 1219 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
62- 60 ıncı madde hükmüne riayet etmeyen sünnetçilere yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” MADDE
36- 1219 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
67- Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
37-1219 sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
68- 64 üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65
inci madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
38- 1219 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
70- Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri
olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde
ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart
değildir.) Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
39- 1219 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
73- Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler Türk Ceza
Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
40- 1219 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri, 41 inci madde
hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
41- 1219 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 8- Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği
mesleğini icra edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.” MADDE
42- 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi
Müstahzarlar Kanununun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
18- 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde
bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle
uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek
surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde,
ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan,
satışa arzeden veya sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.” MADDE
43- 1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
19- Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar imaline
salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları takdirde,
binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz
olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan
maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza
tatbik olunur. Memleket
dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret amacıyla ithal etmek
veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa arz etmek veya
sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.” MADDE
44-1262 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
20- 18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına
muhalif hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî
amir tarafından karar verilir.” MADDE
45- 1262 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 4- Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak
veya kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek
surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa
arzeden veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer ilgili kanun
hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
46- 1262 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 6- Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin
konusunu oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.” MADDE
47- 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun
110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşe
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur mücazat tatbik
olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir
süt anneye emzirtmek memnudur.” MADDE
48- 1593 sayılı Kanunun 282 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
282- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya
zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde,
ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
49- 1593 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
283- Bu Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede
gösterilen sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket
edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı
Kanunla değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince
cezalandırılır.” MADDE
50-1593 sayılı Kanunun 284 üncü maddesinde yer alan “Ceza Kanununun
263 üncü” ibaresi “Türk Ceza Kanununun 195 inci” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
51- 1593 sayılı Kanunun 285 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
285- 78 inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve
veba ve ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
52- 1593 sayılı Kanunun 287 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
287- 101 inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye
icabet etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.” MADDE
53- 1593 sayılı Kanunun 288 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
288- 103 üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” MADDE
54- 1593 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
289- 109 uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
55- 1593 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
290- 110 uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
56- 1593 sayılı Kanunun 291 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
291- 112 nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
57- 1593 sayılı Kanunun 292 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
292- 137 nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
58- 1593 sayılı Kanunun 294 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141
inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit edilen nizamnamede
mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların selamet ve emniyetini
temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip veya süvarilerine
dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım ikmal edilinceye
kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
59- 1593 sayılı Kanunun 295 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
295- 179 uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve
İktisat Vekaletlerince müştereken tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş
sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu yüzden şahsî
veya umumi zarar hasıl olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı
kanuniye ifa edilir.” MADDE
60- 1593 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
296- 185 inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
61- 1593 sayılı Kanunun 297 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
297- 186 ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
62- 1593 sayılı Kanunun 298 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
298- 205 inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli
yükümlülükler yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından
faaliyetten men edilir.” MADDE
63- 1593 sayılı Kanunun 299 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
299- 215 inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden
mezar bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.” MADDE
64- 1593 sayılı Kanunun 301 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
301- Müsaadesiz olarak bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
65- 1593 sayılı Kanunun 302 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler veya icara verenlere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
66- 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik
Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı
Maddelerini Muaddil Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
1- Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve
talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri
kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve
talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara
belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî
para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili
kişiye bir süre de verilebilir. Belediye
encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.” Bu madde
hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.” MADDE
67- 1608 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
2- Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
68- 10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve
İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
6- Bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere
aykırı hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca,
sınai veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun uyarınca ilgili
Bakanlıkça alınan karar ve düzenlemelere uygunluk sağlanması için
zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve
ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilebilir. Ürünlerin,
ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere
uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.” MADDE
69- 1705 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
9- Bu Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.” MADDE
70- 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 35
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
35- 34 üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin olunan zamanda yapmayan
hususi hastanelerin işletenlerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar, hastaların tedavi ve
istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde hükmü de tatbik
olunur.” MADDE
71- 2219 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yer alan “müdürler
seksenyedimilyon lira idarî para cezasıyla cezalandırılır.” ibaresi
“müdürlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
72- 2219 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan “müdürlerinden
yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para cezası alınır.” ibaresi, “müdürlerine
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
73- 2219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
42- Yatan hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan
hususi hastanelerin işletenlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade
edilir.” MADDE
74- 2219 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
43- 29 uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.” MADDE
75- 2219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
44- Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak
kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan,
11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikibin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak hasta
kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes’ul mütehassıs tabip
hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.” MADDE
76- 2219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
45- Bu Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan
mecburiyetleri yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde
bulunanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
77- 12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin
Murakabesi Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir. “İzin
belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde
belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka
yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır.” “Münhasıran
esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden,
tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.” MADDE
78- 2313 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
24- Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan
ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan
satan eczane sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri
uyarınca cezalandırılır.” MADDE
79- 2313 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
25- 17 nci maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut
bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul
müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
80- 2313 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Birinci
fıkrada belirtilen maddelerden herhangi birini izinsiz imal, ithal ve ihraç
edenler, nakledenler veya bulunduranlar, satın alanlar veya satanlara,
mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu maddelerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir. Birinci
fıkrada belirtilen maddelerden herhangi birini, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin imalatında kullanılmak amacıyla imal, ithal veya ihraç edenler,
nakledenler veya bulunduranlar, satın alan veya satanlar, Türk Ceza Kanununun
188 inci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
81- 21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri
Derleme Kanununun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
10- Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimleri müddeti içinde
vermeyenlere mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ayrıca, verilmesi gereken basma yazı ve resimlere elkonularak
Milli Eğitim Bakanlığına devredilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.” MADDE
82- 27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Pamuk Islahı Kanununun 7 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından
üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
83- 11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun 11 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İzinsiz
ve fakat kanunun hükümlerine uygun olarak çeltik ekenlere ektikleri her dekar
için elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz yapılan çeltik ekimi
aynı zamanda bu Kanunun ve bu Kanuna göre yapılacak idarî ve fenni
talimatların hükümlerine uygun olmazsa, ekilen her dekar için yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Ayrıca, komisyonca gerek görülmesi ve karar
verilmesi hâlinde zabıta kuvvetleriyle bu gibi çeltikliklerin suyu da
kesilir.” MADDE
84- 3039 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Sıhhi zararı
olduğu hâlde istenildiği zaman sularının tamamen ve az zamanda boşaltılmasını
temin edecek savakları olan bendlerin uzaklığı kesik sulama usulünde olduğu
gibidir. Bu bendlerin çeltik arkları gibi muayyen zamanlarda açılıp sulara
serbest akıntı verilmesi gerekir. Bu hükümlere aykırı hareket edenlere,
ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çeltik biçildikten sonra ertesi
yıl ekim hazırlıklarına başlanıncaya kadar çeltikliklerin yine su altında
bırakılması yasaktır. Ancak milleme, zararlı hayvanların öldürülmesi gibi
maksadlarla sıtma sürfelerinin yaşamayacağı kış ayları içinde bu yerlerin su
altında bırakılmasına komisyonca izin verilebilir. Başka zamanlarda ise bir
haftaya kadar izin verilebilir. Bunun aksini yapanlara her dekar için on Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
85- 3039 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
22- Kesik sulama tatbik olunan yerlerde çeltik komisyonunun tespit ettiği
zamanlarda çeltik tarlalarını tamamen susuz bırakmayanlara ve bu maksadlarla
suyu kesik ana arkların suyunu açmak teşebbüsünde bulunanlara yüzelli Türk
lirası idarî para cezası verilir ve tekrarında bunları yapanların suları
büsbütün kesilir.” MADDE
86- 3039 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
27- Çeltikliklerde çalıştırılan işçilerin sıhhatlerinin korunması için
konulan hükümlere aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yapmayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tekrarlayanlara bu
ceza verilmekle beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.” MADDE
87- 3039 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
28- Bu Kanun hükümleri içinde çeltikliklerin yeniden yapılması, idare ve
ıslahı, suların sevk ve idaresi ve bunun gibi hususlar hakkında bu Kanunda
yazılı yasaklara aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yerine getirmeyenlere ve çeltik komisyonu kararlarını yapmayanlara yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu fiilin tekrarı hâlinde bu ceza
verilmekle beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.” MADDE
88- 3039 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
30- Bu Kanunda yazılı idarî para cezalarına çeltik komisyonlarınca karar
verilir.” MADDE
89- 3039 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
31- Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu hükümlerine göre tahsil olunarak ilgili il özel idaresinin
hesabına aktarılır. Hususi
idareler, buna karşı her yıl bütçelerine çeltik ekimi için, çeltik
komisyonunca yapılacak masrafa karşılık olmak üzere gelir kısmına koyduğu
gelir kadar masraf kısmına da aynı tahsisatı koymak mecburiyetindedir. Şu
kadar ki, hususi idareler, herhangi bir zamanda gelirden karşılığı olmadıkça
sarfiyat yapamazlar. Her yıl içinde kalan para hususi idarelerce çeltik
komisyonu emrine o yerin Ziraat Bankasına yatırılır. Bu para çeltik
komisyonunun teklifi ve Ziraat Vekilliğinin imzasıyla mahallî çeltik
işlerinin ileri götürülmesi hususlarında kullanılır ve yıl sonunda bu
sarfiyatın hesabı Ziraat Vekilliğine verilir. Çeltik
komisyonlarının masrafları için komisyon nam ve hesabına hususi idarelerce
tahsil edilmiş para bulunmadığı takdirde bu işler için icab eden tahsisat
Ziraat Vekilliğince hususi idarelere verilir. Şu kadar ki; masraf geliri
aşarsa karşılığı Ziraat Vekilliği bütçesinde Çeltik Ekimi Kanununun tatbiki
masrafı adı ile açılacak fasıldan hususi muhasebeler emrine tediye olunur. MADDE
90- 3039 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
33- Çeltik komisyonunun memur olmayan üyeleri ve mutemet heyetleri üyeleriyle
su korucularına karşı, vazifelerini yaptıkları sırada, suç işleyenler
hakkında, Türk Ceza Kanununun kamu görevlileri aleyhine suç işleyenlere dair
olan hükümleri tatbik olunur.” MADDE
91- 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve
Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 11-
Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan
kişiye üçbin Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise,
beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
92- 3153 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
13- 3 üncü maddede adı geçen nizamnamedeki vasıf ve şartlara uygun olmayan
cihazları kullananlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
93- 17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının
Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 7 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
7- Yasaklanmış olmasına rağmen, 1 inci maddede yazılı hurdaları; a) Yurt
dışına çıkarmaya teşebbüs edenlere bin Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar, b)Yurt
dışına çıkaranlara hurdanın piyasa değerinin iki katı, idarî
para cezası verilir. Ayrıca,
birinci fıkranın (a) bendinde sayılı kabahat konusu eşyaya elkonulur ve
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu
maddede yazılı olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından
verilir. Mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilen hurda, askerî fabrikalara teslim edilir.” MADDE
94- 17/6/1938 tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık
Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
madde hükümlerine aykırı harekette bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
95- 20/6/1938 tarihli ve 3468 sayılı Pul ve Kıymetli Kağıtların
Bayiler ve Memurlar Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı
Verilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
5- Pul ve kıymetli kâğıt bayiliği yapabilmek için mahallin en büyük maliye
memurundan ruhsat tezkeresi almak şarttır. Noterler ve kendilerine izin
verilen memurlar bu kayidden müstesnadır. Ruhsat
tezkeresi almaksızın pul ve kıymetli kâğıt satanlara, almakla yükümlü oldukları
ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir. İzin
almaksızın pul ve kıymetli kâğıt satan memurlara, bulundukları mahalle mahsus
bayi ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir. Pul ve
kıymetli kâğıtları kıymetinden fazla bedelle satanlara fazla bedelle sattığı
pul ve kıymetli kâğıt bedellerinin beş misli idarî para cezası verilir.
Ancak, verilecek idarî para cezasının miktarı yüz Türk Lirasından az olamaz.
Tekrarı hâlinde bayilerin ruhsat tezkeresi iptal edilir ve bir daha
kendilerine ruhsat tezkeresi verilmez.” MADDE
96- 3468 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
6- 5 inci maddede yazılı idarî yaptırımlara karar vermeye defterdar veya mal
müdürü yetkilidir.” MADDE
97- 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve
Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç
aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” MADDE
98- 3573 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
fıkra gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile
zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre
zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
99- 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Zeytincilik
sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik
sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal
tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu
sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa
ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen
zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç
başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
100- 3573 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
21- Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî
amir yetkilidir.” MADDE
101- 7/6/1939 tarihli ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti
Kanununun 64 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
64- Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan, mallarını mevcut olmasına
rağmen vermeyenlerden bu mallar zorla alınır ve haklarında üç aya kadar hapis
cezasına hükmolunur.” MADDE
102- 3634 sayılı Kanunun 65 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE 65-
Bu Kanun mucibince salahiyettar makamlara bildirmeğe mecbur oldukları
hususatı suiniyetle yanlış olarak bildirenler haklarında üç aya kadar hapis
cezasına hükmolunur.” MADDE
103- 3634 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
67- 27 nci maddede yazılı mecburiyetlere riayet etmeyenlere mahallî mülkî
amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
104- 3634 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kanunun
1 inci maddesinde yazılı hâllerde milli müdafaa mükellefiyetine tabi
tutulduğu sahiplerine tebliğ edilen her türlü nakil ve cer vasıtalarını,
kabul edilebilir bir sebebe dayanmaksızın milli müdafaa mükellefiyeti
komisyonunun tayin ettiği müddet zarfında bildirdiği yerde bulundurmayanlar,
yirmi günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
105- 3634 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
69- Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan madenleri işletenler mükellefiyet
emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Milli
Müdafaa mükellefiyetinin tatbikinden sonra çıkarmış oldukları madenleri
ciheti askeriyenin müsaadesi olmaksızın başkalarına vermiş olanlar, birinci
fıkra hükmüne göre verilen hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı
suçun konusunu oluşturan madenlerin piyasa değerinden az olamaz.” MADDE
106- 3634 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
70- Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan sınai müesseselerin sahipleri
veya işletenleri mükellefiyet emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Milli
Müdafaa mükellefiyetinin tatbikinden sonra ciheti askeriyenin müsaadesi
olmaksızın başkalarına mamul veya mahsul verenler, birinci fıkra hükmüne göre
verilen hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı suçun konusunu
oluşturan mamul ve mahsullerin piyasa değerinden az olamaz.” MADDE
107- 3634 sayılı Kanunun 71 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
71- Manevralarda atış yapılan ve hususi işaret ve alametlerle girilmesi yasak
edilen yerlere girenler ve bu mahallere hayvan sokanlara mahallî mülkî amir
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
108- 5/7/1939 tarihli ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair
Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
13- Biletlerin, üzerinde yazılı kıymetlerden daha yüksek fiyatla satılması
memnudur. Hilafına hareket eden bayiler yüksek fiyatla sattıkları beher bilet
için ikiyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılacakları gibi
bayilik ruhsatnameleri de o yerin en büyük mülkî amiri tarafından geri
alınır. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
109- 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması
Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
10- Bu Kanunda yazılı istisnalar ile idarî para cezaları dışında koruma veya
ihtiyar meclislerinin bu Kanun hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine
alakalılar tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren on gün
zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Murakabe heyetinin
verdiği; a) İdarî
para cezasına ilişkin kararlarına karşı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre, b) Diğer
kararlarına karşı bu Kanun hükümlerine göre, kanun
yoluna başvurulabilir.” MADDE
110- 4081 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine “çıkarmak” ibaresinden
sonra gelmek üzere “disiplin” ibaresi eklenmiştir. MADDE
111- 4081 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
23- Bu Kanun ile vazifedar olanların vazifeleri dolayısıyla işledikleri
suçlarla ilgili olarak Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin
hükümleri tatbik olunur. Bu
gibilerin ifa ettikleri vazifeden dolayı kendilerine karşı görevleriyle
bağlantılı olarak işlenen suçlar kamu görevlileri aleyhine işlenmiş sayılır.” MADDE
112- 4081 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
31- Murakabe heyetlerinin 8 inci maddenin (V) numaralı bendine göre ittihaz
edecekleri tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyar
meclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelli Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Sahip
bulunduğu hayvanları mahallî adetlere aykırı olarak başıboş bırakan kişiye,
koruma veya ihtiyar meclisi tarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanla
ilgili olarak on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ancak her defasında
verilecek ceza ikiyüz Türk Lirasından fazla olamaz. Bu Kanun
hükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı koruma sandığına irat kaydolunur.” MADDE
113- 14/1/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su
Baskınlarına Karşı Korunma Kanununun 15 inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Davet
anında köy ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde
ve başkaca makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip
çalışmayanlar, kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanununun 32 nci
maddesi uyarınca cezalandırılır. 6 ncı
maddede yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu
Kanunun hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır.” MADDE
114- 16/7/1943 tarihli ve 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap
veya Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adlîye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar
Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanunun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
35- Bir işe ait vesika kimin elinde ise o kimse yenilemeyi yapan merciin
emriyle bu vesikayı vermeğe mecburdur. Bu makamlarca vesika asıllarının
alıkonulmasına lüzum görülmezse suretleri alınarak aslı iade edilir. Asılları
alıkonulan vesikaların suretleri bedava tasdik olunur. Mahkeme veya büro veya
tetkik mercii tetkik ettiği maddeye müteallik olarak hakiki ve hükmi her
şahıstan lüzum gördüğü her suali sorabilir. Bu suallere doğru olarak ve tayin
edilen müddette cevap vermek mecburidir. Bu müddet beş günden aşağı ve yirmi
beş günden yukarı olamaz. Bu Kanun
kapsamına giren belgeleri, açıkça istenmesine rağmen, kendisinde bulunduğu
hâlde yetkili kamu görevlisine vermeyen kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanun
kapsamına giren belgelerle ilgili bilgileri açıkça istenmesine rağmen,
yetkili kamu görevlisine vermeyen veya yanlış bilgi veren kişi üç aydan iki
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu madde
hükümleri bir doğal veya sosyal felaket dışında herhangi bir sebeple
belgelerin yok olması veya kaybedilmesi hâlinde de uygulanır. Bu
maddede yazılı suçlar bir avukat tarafından yapılmışsa doğrudan doğruya veya
yukarıda belirtilen makamlardan verilecek müzekkere üzerine hakkında baro
tarafından ayrıca disiplin cezası dahi tayin olunur. Baro,
disiplin cezası tayini hususunda mahkemece verilecek beraat kararıyla
mukayyet değildir.” MADDE
115- 4473 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Soruşturma
evresi genel hükümler uyarınca yenilenir.” MADDE
116- 4473 sayılı Kanunun 38 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
38- Kovuşturma evresinde dosyaların noksanı mahkemece ikmal edilir. Dosya
yoksa veya mevcudu duruşma yapılmasına imkân vermeyecek derecedeyse
soruşturma yeniden yapılır.” MADDE
117- 4473 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
43- Bir doğal veya sosyal felaket nedeniyle ya da başka herhangi bir sebeple belgelerin
yok olması veya kaybolması hâlinde dava zamanaşımı süresi dosya kovuşturma
işlemlerine devam edecek ölçüde tamamlanıncaya kadar işlemez. Ancak, dosyanın
yok edilmesine veya kaybolmasına kasten sebebiyet verilmemiş olması hâlinde
bu durma süresi beş yıldan fazla olamaz.” MADDE
118- 7/8/1944 tarihli ve 4654 sayılı Memleket İçi Düşmana Karşı
Silahlı Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanun hükümlerine göre tesis edilen mükellefiyetlerde davete icabet
etmeyenlerle icabetten sonra kaçanlar veya verilen vazifeleri ihmal edenler
veya bu Kanunun tatbikini her hangi bir şekilde zorlaştıranlar Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır. İdarî para cezasına,
mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.” MADDE
119- 4654 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
8- Bu Kanun hükümlerine göre müdafaa işlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış
veya bu işte tahsis kılınmış olan tesisatı ve eşyayı kasten tahrip edenler
veya hasara uğratanlar ve bu işe tahsis edilmiş olan esliha, cephane ve
teçhizatı zorla alanlar ve çalanlar iki seneden sekiz seneye kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır. Zararın
taksirle meydana gelmesi halinde, faile altı aydan üç seneye kadar hapis
cezası verilir.” MADDE
120- 10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma
Hakkında Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
20- Bu Kanunda yazılı sebeplerle; a)
Yolculuğuna izin verilmemiş, b) Denize
elverişlilik belgesi almamış, c)
Belgesi battal edilmiş, d)
Belgesinin süresi geçmiş ve idarece uzatılmamış, olmasına
rağmen sefere çıkan ticaret gemisi derhal seferden alıkonularak muhafaza
edilmek üzere en yakın elverişli limana çekilir. Gemideki yükün gideceği yere
götürülmesi için gerekli bütün masraflar donatan tarafından karşılanır.
Ayrıca, gemiyi sevk ve idare eden kaptan ile gemi donatanına beşbin Türk
Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Geminin
muhafaza edilmek üzere limana çekilmesi ve limanda tutulması, yük ve
yolcuların gidecekleri yere götürülmesi dolayısıyla oluşan bütün masraflar
ile idarî para cezaları eksiksiz olarak ödendiği takdirde 4 üncü madde
hükümleri çerçevesinde gemi serbest bırakılır. Geminin
alıkonulduğu tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen kaptan veya
donatanın bu madde hükümlerine göre yükümlülüklerini yerine getirmemesi
hâlinde gemi, limanın bulunduğu yerin mülkî amirliği tarafından ihale
mevzuatı hükümlerine bağlı olmaksızın satılır. Satıştan elde edilen gelirden
geminin limana çekilmesi ve muhafaza edilmesi için gerekli olan bütün
masraflar karşılandıktan ve para cezası tahsil edildikten sonra bakiye
miktarın kalması hâlinde bu miktar donatanın veya yasal temsilcisinin
başvurusu üzerine kendisine ödenir. Geminin
satışının gerçekleştirilememesi veya gerçekleştirilmekle beraber satış
bedelinin masrafları ve para cezasını karşılamaması hâlinde bu miktar
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre donatandan ve gemi kaptanlarından müşterek ve
müteselsil sorumluluk esasına göre tahsil edilir. Donatanın
yabancı gerçek veya tüzel kişi olması veya kaptanın Türk vatandaşı olmaması
hâlinde bu masraflar aylık yüzde beş gecikme zammıyla birlikte genel
hükümlere göre tahsil olunur.” MADDE
121- 4922 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
21- Yolcu taşımasına izin verilmemiş bir ticaret gemisiyle ilgili olarak da
20 nci madde hükümleri uygulanır. Bu Kanunun
11 inci maddesine göre belirlenen yükleme markası üzerindeki yükleme
çizgilerinin gösterdiği hadden fazla yükle yolculuk yapan gemi derhal
seferden alıkonularak en yakın elverişli limana çekilir. Gemideki yükün
gideceği yere götürülmesi için gerekli bütün masraflar donatan tarafından
karşılanır. Ayrıca gemiyi sevk ve idare eden kaptan ile gemi donatanına
beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Geminin
limana çekilmesi, limanda tutulması ve fazla yükünün boşaltılması dolayısıyla
oluşan bütün masraflar ile idarî para cezaları eksiksiz olarak ödendiği
takdirde gemi serbest bırakılır. Yetkili
olmadığı hâlde yükleme markasının yerini değiştirenler üç aydan altı aya
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Donatanın
kanuna aykırı emrine uymuş olması, kaptanı sorumluluktan kurtaramaz.” MADDE
122- 4922 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
22- 12 nci maddede yazılı tehlikeli eşyayı tüzükte belirtilen hükümlere
aykırı olarak yükleyen veya taşıyan gemi kaptanına beşbin Türk Lirasından
yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Gemi donatanı ile
ilgili olarak bu cezanın üst sınırı yüzbin Türk Lirasıdır. 12 nci
maddede yazılı tehlikeli eşyayı kişilerin hayatı veya sağlığı açısından
tehlikeli olabilecek şekilde taşıyan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
123- 4922 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
23- Tüzükle belirtilen yardım isteme işaretlerini yerinde ve gereği gibi
kullanmayanlarla bu Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına
aykırı hareket eden kaptana beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Deniz
kazasının gerçekleşmesi hâlinde Türk Ticaret Kanununun 982 ve 984 üncü
maddeleri hükümlerine göre deniz raporu almayan veya bu raporun tasdikli bir
örneğini kazadan sonra uğradığı liman reisliği bulunan ilk limanda liman
reisliğine vermeyen gemi kaptanı iki yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır. Bu
Kanunda yer alan idarî para cezaları yetkili liman başkanları ile sahil
güvenlik bot komutanları tarafından verilir.” MADDE
124- 4922 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
24- Bu Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 14, 15 ve 16 ncı
maddelerindeki yardım yükümlülüklerinin her birine aykırı hareket eden
kaptanlar, Türk Ceza Kanununun 98 inci maddesi hükmüne göre cezalandırılır.” MADDE
125- 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 66 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
66- İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri
tarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya
ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya
müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır.” MADDE
126- 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Karayolları
Genel Müdürlüğü işletiminde olan erişme kontrollü karayolları için belirlenen
geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine
Karayolları Genel Müdürlüğünce geçiş ücretinin on katı kadar idarî para
cezası verilir.” MADDE
127- 2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Posta Kanununun 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
56- 8 inci maddede yazılı yasağa aykırı olarak posta pullarıyla ücret
alınmakta kullanılan değerli kağıtları satanlara yüz Türk Lirası idarî para
cezası ve 7 nci maddede yazılı ücret alma makinelerini izinsiz satan ve
kullananlara beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
128- 5584 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
57- İzin almadan posta kutularını, abone kutularını ve bunları açacak
anahtarları yapanlara, bunları kullananlara, taşıtlara posta taşıtları
şeklini verenlere veya bunları kullananlara, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
129- 5584 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
58- Tehlikeli oldukları için kabulü yasak olan maddeleri posta ile gönderenlere,
fiili suç oluşturmadığı takdirde, dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” MADDE
130- 5584 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
59- I- A) Posta tekeli altında bulunan maddeleri kaçak olarak götürenlerle
bilerek bunlarla gönderenler, B)
Başkalarının adlarına olan tekele bağlı maddeleri bir araya toplayıp posta
ile yollayanlar, C) 22
nci madde hükmünü ihlal edenler, ikiyüzelli
Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. II- Bu sebeplerle
verilmemiş olan posta ücretleri de dört kat alınıp dörtte üçü kaçağı tutana
verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları o yerin mülkî amiri tarafından
verilir.” MADDE
131- 5584 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İzinsiz
posta faaliyetinde bulunulması MADDE
60- Bu Kanun kapsamına giren faaliyetleri ilgili makamlardan gerekli izinler
alınmaksızın ticari amaçla yürüten kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında
tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” MADDE
132- 15/7/1950 tarihli ve 5681 sayılı Matbaalar Kanununun 6 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
6- Bu Kanunun 1 inci maddesine göre beyanname vermeden matbaa açanlarla 2, 4
ve 5 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler, Cumhuriyet savcısı
tarafından yüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
133- 5681 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
7- Hakikate aykırı beyanname veren kimse, üç aydan iki yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
134- 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet
ve Seyahatleri Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Türkiye’den
sınır dışı edilenler İçişleri Bakanlığının hususi müsaadesi alınmadıkça
Türkiye’ye dönemezler, bunlardan ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir
suçtan dolayı Türkiye’de mahkûm olmuş ve cezası çektirilerek sınır dışı
edilmiş olanlar bir daha Türkiye’ye giremezler; ancak İçişleri Bakanlığının
müsaadesiyle durmadan transit geçmeleri caizdir.” MADDE
135- 5683 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
24- 12 ve 15 inci maddelerle 18 veya 19 uncu maddeler hükümlerine makbul bir
sebebe müstenit olmaksızın riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir tarafından
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
136- 5683 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
26- Sınır dışı edildikleri veya Türkiye’yi terke davet olundukları halde
müsaadesiz gelmeye mütecasir olan yabancılar bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır. Bu suretle mahkûm edilen yabancılar cezaları
çektirildikten sonra sınır dışı edilirler.” MADDE
137- 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanununun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
68 - Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna
uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan,
temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla
umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması
halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit
edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz
çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların,
çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim
maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine
verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat
fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz. İzinsiz
çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde
bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci
ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi
için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni
aranır. Hak
sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte
bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil
elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel
talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması
halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.” MADDE
138- 5846 sayılı Kanunun 71 inci maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “1.
Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz MADDE
71- Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi,
mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir
eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni
olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü
işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan
ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden,
satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî
amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında
elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2.
Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya
yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl
olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir
eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi
kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya
açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir
eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren
kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir
eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını
kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun
ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak
işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi
içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Hukuka
aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış
bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın
alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini
bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan
indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.” MADDE
139- 5846 sayılı Kanunun 72 nci maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “2.
Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketleri MADDE
72- Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne
geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik
program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel
kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
140- 5846 sayılı Kanunun 75 inci maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “II-
Soruşturma ve kovuşturma MADDE
75- 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma
yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi
için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını
kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri
gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet
başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu
Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla
başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak
üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî
hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla
durumdan haberdar edilirler. Şikâyet
üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına
ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi
hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin
çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir.
Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim
tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.” MADDE
141- 5846 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
76- Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava
konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli
mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas
mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk
ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği
ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Bu Kanun
kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu
hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde,
korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları
kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair
belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini
sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm
eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine
teşkil eder.” MADDE
142- 5846 sayılı Kanunun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
77- Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi
için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri
sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla
tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek
birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer
tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin
kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış
nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma
vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar
verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü
maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır. Haklara
tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat
veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi
hükümleri uygulanır. Bu
nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük
Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür.” MADDE
143- 5846 sayılı Kanunun 81 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
81- Musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan
yayınlara bandrol yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya
müsait diğer eserlerin çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin
talebi üzerine bandrol yapıştırılması zorunludur. Bandroller, Bakanlıkça
bastırılır ve satılır. Bakanlıkça belirlenen satış fiyatı üzerinden meslek
birlikleri aracılığı ile de bandrol satışı yapılabilir. Bandrol
alınabilmesi için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu
beyan eden bir taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen
diğer evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru
üzerine başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek
mecburiyetindedir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu
tutulamaz. Bandrol
yapıştırılması zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin
materyalleri üreten veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler,
bu maddede belirtilen taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve
istendiğinde yetkili makamlara ibraz etmekle yükümlüdür. Bandrol
yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz
eden, satan, dağıtan veya ticarî amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır. Bakanlık
ile mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli
olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir.
Gerekli görüldüğünde, mülkî idare amirleri re’sen veya Bakanlığın talebi ile
bu denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilir.
İhtiyaç hâlinde, bu komisyonlarda Bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri
temsilcileri de görev alabilirler. Bu
denetimler sırasında bu Kanunda koruma altına alınan hakların ihlal
edildiğinin tespiti hâlinde 75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlem
yapılır. Bu Kanun
kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da yol,
meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır.
Bu yasağa aykırı hareket edenler, Kabahatler Kanununun 38 inci maddesinin
birinci fıkrasına göre cezalandırılır. Bu
maddede belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Sahte
bandrol üreten, satışa arz eden, satan, dağıtan, satın alan, kabul eden veya
kullanan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Bir
eserle ilgili olarak usulüne uygun biçimde temin edilmiş bandrolleri başka
bir eser üzerinde tatbik eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve
binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Yetkisi
olmadığı hâlde, hileli davranışlarla bandrol temin eden kişi bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yetkisi
olmayan kişilere bandrol temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bandrol
yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi hâlinde,
fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek
ceza üçte biri oranında artırılır. Bu
Kanunda tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
hâlinde, ilgili tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” MADDE
144- 5846 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
hükümlere aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi
ve Türk Ceza Kanununun 132, 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri
uygulanır. Birinci
ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de 4721 sayılı
Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.” MADDE
145- 5846 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Birinci
fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu
maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı
maddeleri hükümleri uygulanır. Birinci
ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî
Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.” MADDE
146- 5846 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 10- Aşağıda belirtilen hâllerde idarî para cezası uygulanır: 1. 44
üncü madde gereğince alınması zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet
gösteren kişi mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından otuzbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır. İlgili tüzel kişi
hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı ellibin Türk Lirasıdır. 2. Ek 5
inci madde hükümlerine aykırı olarak derlenmesi gereken eserleri süresi
içinde vermeyen kişi Kültür ve Turizm Bakanlığının telif haklarının
korunmasıyla ilgili biriminin amiri tarafından bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır. Bu madde
hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın yüzde
ellisi Kültür ve Turizm Bakanlığının hesabına aktarılır.” MADDE
147- 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 26 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
26- a) Çalıştırdığı gazeteci ile 4 üncü maddede gösterilen şekilde
yazılı iş akdi yapmayan işverene beher mukavele için yediyüz Türk Lirası, b)
6 ncı maddenin ikinci fıkrasında bahsi geçen tazminatı gazeteciye ödemeyen
işverene ikibinbeşyüz Türk Lirası, c)
18 inci maddede yazılı ölüm tazminatını hak sahiplerine ödemeyen işverene
ikibinbeşyüz Türk Lirası, idarî
para cezası verilir, ayrıca yukarıdaki (b) veya (c) bentlerinde yazılı
tazminatlar da hak sahiplerine ödenir.” MADDE
148- 5953 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde yer alan
“birmilyarikiyüzmilyon lira” ibaresi “binbeşyüz Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
149- 5953 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
29- Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya
izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti
ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri
ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı
kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken ücret
toplamı, iki kat olarak ödenir.” MADDE
150- 5953 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
30- Bu Kanunun 25 inci maddesi hükmüne aykırı hareket eden işverene ikibinbeşyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları, o yerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bölge müdürü tarafından verilir.” MADDE
151- 5953 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 3- Bu Kanunun ek 1 inci maddesinde yazılı fazla saatlerle çalışma
ücretlerini gazeteciye ödemeyen veya mezkur maddede yazılı zam hadlerinden
daha aşağı hesap etmek suretiyle ödeyen işverene, ödemediği fazla saat
ücretleri tutarının veya eksik ödediği ücretler tutarının beş katı kadar
idarî para cezası verilir.” MADDE
152- 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanunun
7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak her şekil ve surette müşterek
bahisler veya yarış piyangosu tertip ve tanzim edenler ve bunlara ait her
türlü evrakı matbaa, teksir, daktilo, fotokopi ve sair suretlerde
düzenleyenler ve düzenletenler, satanlar, dağıtanlar, sattıranlar veya
dağıttıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde ayrıca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur. Suçun;
at sahibi, antrenör, jokey, jokey yamağı, seyis ve sair yarış hizmetlileri
ile birlikte işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası altı aydan az olamaz.
Haklarında bu nedenle soruşturma ve kovuşturma başlatılan bu kişilerin
Komiserler Kurulu kararı ile yarış yerlerine, hipodromlara ve yarışlarla ilgili
mahal ve tesislere girmeleri yasaklanır. Komiserler Kurulunca yarış yerlerine
girmeleri yasaklanan kimselerin isimleri ve kimlikleri yarış müessesesi ve
mahalli mülki amirlere yazılı olarak bildirilir.” MADDE
153- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar
ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Ancak,
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Hükümet Üyeleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Üyeleri, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı,
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Sekreteri, Başbakanlık ile İçişleri Bakanlığı müsteşarları, Savunma Sanayii
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürü, Sahil
Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter yardımcıları, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Genel Sekreter yardımcıları ve bu görevlerde bulunmuş
olanların ruhsatlarında süre kaydı aranmaz.” MADDE
154- 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Ateşli
silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak
üzere bir yıldan veya bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı altı aydan
fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, affa uğramış olsalar bile ateşli silâh
taşıma ve bulundurma izni verilemez.” MADDE
155- 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
12- Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahlarla bunlara ait
mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına
aracılık eder veya bunları 29/6/2004 tarihli ve 5201 sayılı Harp Araç ve
Gereçleri ile Silâh, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının
Denetimi Hakkında Kanun hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye
sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri bir yerden
diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar
veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki
yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır. Birinci
fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin
birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında sekiz yıldan onbeş yıla kadar
hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Birinci
fıkradaki fiillerin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat artırılır. Ateşli
silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi
atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya bu fıkrada sayılanların
benzerleri olması ya da bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü
mermilerin miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda
yazılı cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur. Dördüncü
fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ile benzerlerinin miktar
bakımından vahim olması halinde birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı
cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.” MADDE
156- 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait
mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. Ateşli
silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan
olması ya da silâh veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması
halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. Bu
Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli
silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde
bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibeş
günden yüz güne kadar adlî para cezasıdır. Ateşli
silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının
mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya
kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır. Kuru
sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı,
teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline
dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre
cezalandırılır.” MADDE
157- 6136 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
14- Her kim, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan
bıçak veya başkaca aletler yahut benzerlerini ülkeye sokar, sokmaya kalkışır
veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları ülkede yapar veya
bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya aracılık ederse iki
yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır. Suç konusu bıçak ve aletlerin niteliği veya
sayı olarak azlığı halinde verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Birinci
fıkradaki eylemleri işlemek amacı ile teşekkül kuranlar ile yönetenler veya
teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar
işlenirse failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Birinci
fıkrada yazılı suçları ikinci fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin
birlikte işlemeleri halinde, birinci fıkraya göre verilecek cezalar bir kat
artırılır. Bu madde
kapsamına giren bıçak ve başkaca aletlerin veya benzerlerinin miktar
bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralara göre hükmolunacak
cezalar yarı oranında artırılır.” MADDE
158- 6136 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu
Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri
veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar,
taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve
yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.” “Bu
Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz
silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda
kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
159- 6136 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan “ “(A),
(B) ve (C) bentlerinde sayılan yerlere silahla giren veya buralarda silah
taşıyan kişiler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç
oluşturmadığı takdirde, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ayrıca, bu kişilerin silah ruhsatları bulundurmaya çevrilir.
Önödeme veya mahkûmiyet kararındaki adlî para cezasının infaz edildiği
veya düştüğü tarihten itibaren beş yıllık süre geçmediği takdirde, bu
kişilere taşıma ruhsatı verilmez.” MADDE
160- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Bu
Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri dolayısıyla amme
borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine,
muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazım
gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncu
maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
161- 6183 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
madde hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.” MADDE
162- 6183 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “2.
Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya
aslı olmayan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı
surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu
karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
163- 6183 sayılı Kanunun 111 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
111- Bu Kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette
yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
164- 6183 sayılı Kanunun 112 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
112- Usulü dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen mallarla,
her türlü mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları 61 inci madde
hükümleri gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme alacağının tahsilini
engellemiş veya zorlaştırmış olanlar bir seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
165- 6183 sayılı Kanunun 113 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
113- Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55 inci maddenin
son fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
166- 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
167- 18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
4- Aşağıda yazılı haller eczacılık yapmaya manidir: A) Türk
Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmak. B) Başka
memleketlerde sanatını icradan menedilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu
İcra Vekilleri Heyetince kabul edilmiş olmak; C)
Sanatını yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak; Ç)
Sanatını yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak.” MADDE
168- 6197 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu Kanunda
yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almaksızın 1 inci maddede sayılı
yerleri açanlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve yüz günden az olmamak
üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır. Eğer
fiil eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse, verilecek
cezalar yarı oranında artırılır.” MADDE
169- 6197 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
41- Bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ambalajsız veya ambalajı açılmış
olarak bozuk veya zamanı geçmiş veya mağşuş veya gayrisaf ilaç ile ambalajlı
olsa bile zamanı geçmiş ilaç bulunduran kişiye, fiili Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre ceza sorumluluğunu gerektirmediği takdirde, beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu ilaç ve sair ecza maddesine
elkonularak imha edilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.” MADDE
170- 6197 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
42- Bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ilaç halinde ihzar, imal
veya tertip edilmemiş olan bozuk veya mağşuş ecza ve kimyevi maddeler
bulunduğu takdirde, bunlara el konulup usulüne uygun şekilde yok edilmekle
beraber bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu Kanunda yazılı sebeplerle
eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük yapanlara bin Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
171- 6197 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Zehirli
veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması
yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar
Türk Ceza Kanununun 193 üncü maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
172- 6197 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
44- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara ve mecburiyetlere muhalif hareket
edenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde ve bu Kanunda özel hüküm
bulunmayan hallerde ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
173- 6197 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
45- Eczaneyi işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz olarak ve mücbir sebepler
dışında eczanesi olan yerlerde otuz gün, olmayan yerlerde on gün müddetle
eczanesini kapalı bırakan veya teftiş sırasında görülen noksanların
tamamlanması için yapılmış iki yazılı ihtara riayet etmeyen eczacılara,
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
174- 15/2/1954 tarihli ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya
Mühendisliği Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
7- Bu Kanunun 2 nci maddesine aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 1 inci maddede mezkur diplomaları
almış olmayanları bu unvanlarla çalıştıranlar da aynı ceza ile
cezalandırılır.” MADDE
175- 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
11- 3 üncü madde hükümlerine riayet etmeyen, 4 üncü maddede yazılı vazife ve
salahiyet hudutlarını tecavüz eden ve 5 inci maddenin ikinci fıkra hükmünü
yerine getirmeksizin serbest çalışan hemşirelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
176- 2/3/1954 tarihli ve 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanununun 7 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine muhalif olarak müstahdem ve işçilerine öğle
dinlenmesi yaptırmayan işveren veya işveren vekillerine yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Bu
Kanunun 5 inci maddesine muhalif hareket eden işveren veya işveren vekiline,
müstahdem veya işçi kazançlarının veya bu kimselere ait sair hakların daha
aşağı hadlere indirilmesinden dolayı müstahdem veya işçilerin uğradıkları
zararın iki katı kadar idarî para cezası verilir. Bu
maddedeki idarî para cezalarını vermeye belediye encümeni yetkilidir.” MADDE
177- 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununun 124 üncü
maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “1.
Müsaade istihsal etmeden jeolojik istikşaf yapanlar altı aya kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. 2. Arama
ruhsatnamesi, işletme ruhsatnamesi veya belge almaksızın jeolojik istikşaftan
gayri petrol ameliyelerini yapanlar üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
178- 6326 sayılı Kanunun 125 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
125- 1. Bu Kanuna göre israf veya tehlikeli fiilleri yapanlara, bu fiilleri
tespit olunacak bir süre içinde durdurmaları için, Genel Müdürlük tarafından
emir verilir. Bu sürenin sonunda israf veya tehlikeli fiil devam ederse,
devam ettiği her gün için faillere beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir. 2.
Yukarıda yazılı fiillerden dolayı önemli ve tamiri kabil olmayan bir hasar
meydana gelmişse, faillerine, oluşan zararın miktarı kadar idarî para cezası
verilir. Ancak, bu miktar onbin Türk Lirasından az olamaz.” MADDE
179- 6326 sayılı Kanunun 126 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
126- Bu Kanunun verdiği bir hakkın kullanılmasına yahut bir vazifenin ifasına
bilerek ve haksız olarak müdahale eden veya mani olanlar, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
180- 6326 sayılı Kanunun 127 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
127- Bu Kanuna göre yapılan müracaatlarda ve muamelelerde bilerek hilafı
hakikat beyanda bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
181- 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin
İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve
Göreceği İşlere Dair Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
6- Aşağıda yazılı haller, veteriner hekimlik mesleğinin icrasına mani teşkil
eder: a) Türk
Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmak. b) Bu
Kanun ile teşekkül eden Haysiyet veya Yüksek Haysiyet Divanı kararları ile
meslekini icradan menolunmak. c)
Yüksek Haysiyet Divanınca haklarında diplomalarının istirdadı kararı ittihaz
edilmek.” MADDE
182- 6343 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde yer alan
“üçyüzkırkyedimilyon lira” ibaresi “bin Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
183- 6343 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
66- 6 ncı maddedeki yasaklılık haline rağmen mesleklerini icra edenlere ikibin
Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
184- 6343 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde yer alan
“üçyüzkırkyedimilyon lira” ibaresi “bin Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
185- 6343 sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
68- Bu Kanunun 11 inci maddesinde yazılı vasıfları haiz olmayıp da veteriner
hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolunda bulunanlar, altı aydan
iki yıla kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
186- 6343 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde yer alan
“seksenyedimilyon lira” ibaresi “ikiyüz Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
187- 6343 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde yer alan “bir aydan”
ibaresi madde metninden çıkartılmıştır. MADDE
188- 6343 sayılı Kanunun 72 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
72- Bu Kanunda yazılı olup da idarî para cezasını gerektiren fiillerin
tekrarı halinde tayin olunacak ceza, iki misli olarak uygulanır. Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.” MADDE
189- 6343 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında
yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu görevlilerine” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
190- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 70 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bunların
ücreti de orman idaresi tarafından ödenir. Bunlara söndürme işinde
çalıştıkları müddetçe devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda
alakalılar tarafından parasız ekmek ve katık verilir. Başkaca ücret
verilmez.” MADDE
191- 6831 sayılı Kanunun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
77- Orman memurları, bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi
veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri
kapsamında kolluk görevlisi sıfatını taşırlar. Orman
teşkilatında her sınıf, derece ve vazifede çalışan memurlardan, Çevre ve
Orman Bakanlığınca ve Orman Genel Müdürlüğünce lüzum görülecek olanlar,
Bakanlar Kurulunca seçilecek silahla teçhiz olunurlar. Bu
silahlar memurlara orman idaresince demirbaş olarak verilir. Ayrıca, kolluk
görevi yapan orman memurları idarece verilecek özel kıyafetle donatılır. Devlet
ormanlarından gayrı ormanlarda çalışan orman bekçilerine de umumi hükümler
dairesinde silah taşıma izni verilebilir.” MADDE
192- 6831 sayılı Kanunun 78 inci maddesinin (A) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “A) Türk
Ceza Kanununda düzenlenen hakkın kullanılması, meşru savunma veya zorunluluk
hallerinde;” MADDE
193- 6831 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “IV.
Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin takibi: MADDE 79-
Orman memurları, bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillere ilişkin delilleri bir
tutanakla tespit eder. Bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin işlenmesi
suretiyle elde edilen orman malları ile bu Kanunda yer alan suçların
işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası ve sair eşyaya Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre elkonulur. Ancak, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı
hallerde elkoyma, orman işletme şefinin yazılı emri ile yapılır. Ayrıca,
orman muhafaza memurları Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre şüphelileri
yakalama yetkisine sahiptir. Sahipleri
tarafından tohum ve fidandan yetiştirilen hususi ormanlarda da bu madde
hükümleri uygulanır. Talep
vukuunda polis, jandarma, köy muhtar ve bekçileri orman memurlarına yardıma
mecburdurlar. Bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri
uygulanır.” MADDE
194- 6831 sayılı Kanunun 83 üncü maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanunda yazılı orman suçlarına ilişkin davalardan; 110 uncu maddenin üçüncü
fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar asliye ceza mahkemesinde;
dördüncü fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar ağır ceza
mahkemesinde; beşinci fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar Ceza
Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza
mahkemesinde; bu suçlar dışında kalan davalar sulh ceza mahkemesinde
görülür.” MADDE
195- 6831 sayılı Kanunun 84 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
84- Orman Kanununa aykırılık oluşturan fiillerden dolayı elkonulan ağaç,
tomruk, kereste, yakacak ve sair mahsuller, vazifeli orman memurları
tarafından muhafaza edilmek üzere orman depolarına, orman deposu yoksa ve
fiilin işlendiği yer belediye hudutlarında ise o yer belediyesine, köy
hudutları içinde ise o köy muhtarına, yokluğunda vekiline, onun da yokluğunda
ihtiyar heyeti üyelerinden birine yediemin senedi mukabilinde teslim olunur.
Belediye veya köy yetkililerine teslim edilen bu mallar en kısa zamanda orman
depolarına idarece nakledilir. Bunlardan çürüyecek veya bozulacak olanlarla
muhafazası zor ve masraflı bulunanlar, Ceza Muhakemesi Kanununun 132 nci
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükümlerine uygun olarak orman işletme
müdürlüklerinin müsadereli mallar satış komisyonlarınca, mahallinde veya
pazar yerlerinde ilan edilmek suretiyle derhal satılır. Nakil
vasıtası ve suç aletleri ile orman emvalinin satış bedelinin tamamı Orman
Genel Müdürlüğü hesabına irat kaydedilir.” MADDE
196- 6831 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Orman
içinde kimin tarafından kesildiği veya hazırlandığı belli olmayan veya
kaçması sebebiyle faili tespit olunamayan orman mahsulleri ve suç aletleri,
orman idaresinin satış usullerine göre satılır ve bedelleri irat kaydolunur.” MADDE
197- 6831 sayılı Kanunun 88 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
88- Bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı arama, Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre yapılır. Ancak, Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu
maddesinin birinci fıkrasına göre, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı
hâllerde arama, orman şefinin yazılı emri ile yapılır.” MADDE
198- 6831 sayılı Kanunun 91 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
91- 14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleri ile yasak edilen fiillerden
dikiliden ağaç kesenler, kökünden sökenler veya hayatiyetini sona erdirecek
şekilde boğanlar, ağaçlardan yalamuk, pedavra, hartama çıkaranlar üç aydan
beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Ancak suçun konusunun münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaç olması
halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir. Suçun
konusunun fidan olması halinde birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat
artırılır. Fidan
ekim sahasını bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Birinci
fıkradaki ağaç kesme ve sökme fiillerinin işlenmesinde motorlu araç ve
gereçler kullanılması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ancak,
fidanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz. 14 üncü
maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve yukarıdaki fıkralarda yazılı
bulunmayan fiilleri işleyenler üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Bu
Kanunun 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerine muhalif hareket edenler
orman sahipleri ise iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak kendi arazisi üzerinde tohum ekmek veya fidan dikmek
suretiyle yetiştirilecek ormanların sahipleri yukarıdaki fıkra hükmüne tabi
değildir.” MADDE
199- 6831 sayılı Kanunun 92 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
92- Bu Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izin almadan ormanlardan açılan maden
ocakları idarece kapatılır. Çıkarılan madenler ve her türlü tesisler ile
alet, edevat ve nakil vasıtalarına elkonulur. Elkonulan mallar, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir. Bu
Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izinsiz maden ocağı açanlara veya
işletenlere, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere iki yıldan yedi
yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası verilir. Kanun
hükümlerine göre verilen ruhsat veya izin belgesindeki sürenin dolmasına
rağmen maden ocağı işletmeye devam edenler ya da izin verilen alandaki sınırı
aşanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu Kanunun 93 üncü
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Başkaca zarar
husule gelmiş ise bu zarar ayrıca genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde
dava açmak suretiyle tazmin ettirilir. İzin alarak bu nevi ocakları açanlar
idarece kendilerine veya temsilcilerine tebliğ edilecek tedbirlere riayet
etmezler ise beşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, bu tedbirlere riayet edilinceye kadar ocaklar
işletilmekten men edilir.” MADDE
200- 6831 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE 93-
Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı
işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve
faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman
sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi
halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu
maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve
işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye
ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak
bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise
Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü
takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi
takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur.
İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım
etmekle mükelleftir. 17 nci
maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı
kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
201- 6831 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
94- Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen ve yapılması izne bağlı fabrika,
hızar ve şeritlerle, kireç, terebentin, katran, sakız, 92 nci madde kapsamı
dışında kalan taş, kömür, toprak ve buna benzer ocaklar ile balık
üretim tesislerini orman sınırları içinde izinsiz kuranlar, 91 inci madde
hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bunların işletilmesi men
edilerek tesislerin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsaderesine
hükmolunur. Bu
Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen ve birinci fıkrada yazılı fiili orman
sınırları dışında işleyenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir ve bunların işletilmesi yasaklanır. Bu
Kanunun 14 üncü maddesinin (C) ve (E) bentlerinde yazılı fiilleri işleyenlere
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
202- 6831 sayılı Kanunun 95 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
95- Bu Kanunun 19 uncu maddesi hükümlerine aykırı olarak ormanlara izinsiz
hayvan sokanlarla, ormana başı boş hayvan girmesine sebep olanlara beher kıl
keçi için altı Türk Lirası, büyükbaş hayvanların beheri için üç Türk Lirası,
küçükbaş hayvanların beheri için bir Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu suretle
verilecek idarî para cezası yirmi Türk Lirasından az olamaz. Ormanlara
izinsiz hayvan sokma fiilini, fiilin işlendiği orman içi köy nüfusuna kayıtlı
ve fiilen bu köyde oturanlar dışındakilerin işlemesi hâlinde, yukarıdaki
cezalar iki kat artırılır. Yanmış
orman sahaları ile alelumum gençleştirme sahalarına, gençleştirmeye tefriki
tarihinden itibaren onbeş sene içinde hayvan sokulması veya başıboş
bırakılmak yüzünden girmesi hâlinde yukarıda yazılı cezalar iki kat tatbik
olunur.” MADDE
203- 6831 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
96- Bu Kanunun 20 nci ve 21 inci maddelerinde yazılı hükümlere aykırı hareket
edenlere yüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
204- 6831 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
97- Devlet çekici ile damgalanan ağaçları keserken bu damgayı orman
idaresince tespit edilen şekilde dip kütükte bırakmayanlarla damgalı ağaçları
tespit edilen hadde nazaran daha yüksekten kesenlere kesilen her ağaç için
altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunun 27 nci maddesinde yazılı damga çekiçlerini taklit edenler veya taklit
fiiline iştirak etmeksizin kullananlar Türk Ceza Kanununun 202 nci maddesinin
ikinci fıkrasına göre cezalandırılırlar.” MADDE
205- 6831 sayılı Kanunun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
98- 31 inci, 32 nci ve 33 üncü madde hükümlerine göre, köylülere zati
ihtiyaçları ile köy müşterek ihtiyaçları için verilen yapacak orman emvalini;
yerinde kullanmayıp her ne surette olursa olsun elden çıkaranlar, bunları
veriliş gayesine uygun kullanmayanlar, yirmi günden az olmamak üzere adlî
para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
206- 6831 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
99- 37 nci madde gereğince verilen izinlerde gösterilecek tedbir ve şartlara
riayet etmeyenlere ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
207- 6831 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Nakliye
tezkeresini değiştirmeden nakliyat yapanlara bin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ormandan kesilen ağaçlardan damgaya tabi orman emvalini
damgasız olarak orman idaresinin istif yerlerine götürenlere beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
208- 6831 sayılı Kanunun 101 inci maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yazılı
olarak yapılan tebligat tarihinden itibaren iki yıl içinde 50 nci maddede
yazılı işaretlerle ormanların hudutlarını belli etmeyen hususi orman sahiplerine
beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Orman
sahipleri bu cezanın kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde yine bu
mükellefiyeti ifa etmezler ise bunlara onbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” MADDE
209- 6831 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “51 inci
madde gereğince tanzim, kabul ve tasdik olunan orman amenajman planlarında
ormanın imarı, geliştirilmesi, ağaçlandırma yapılması, hastalık ve haşerelerle
mücadele edilmesi gibi yapılmasına lüzum gösterilen işleri plan dairesinde ve
verilen müddet içinde yapmayan ve gerekli tedbirleri almayan orman
sahiplerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
210- 6831 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
103- 67 nci madde hükümlerine aykırı hareket edenlere bin Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Devlet veya her kime ait olursa olsun yeniden orman
yetiştirme veya orman boşluğu ile göçük, devrik ve heyelan gibi hâllerle
meydana gelen açıklıkları doldurmak veya satış maksadıyla işlenen sahalarda
geçici olmak kaydıyla yapılan tohumlama alanlarıyla fideliklere herhangi bir
şekilde veya hayvan sokulması veya girmesi suretiyle orman yetiştirme
alanlarında zarara sebebiyet verenlere üçbin, diğer alanlarda zarara
sebebiyet verenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
211- 6831 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
104- 68 inci maddedeki mecburiyete riayet etmeyenler altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Orman
idaresine ait telefon şebekesi ve tesislerine her türlü alet ve malzemesine
zarar verenler Türk Ceza Kanununun 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi gereğince cezalandırılırlar. Bu suç Mayıs
ayı başından Kasım ayı sonuna kadar devam eden yangın mevsiminde işlenirse
ceza iki katına çıkarılır.” MADDE
212- 6831 sayılı Kanunun 105 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
105- 69 uncu maddeye göre ormanlarda vukua gelecek yangınları söndürmek için
yetkili memurlar ve orman teşkilatı tarafından yangın mahalline gitmeleri
emrolunmasına veya mahallî mutat vasıtalarla ilan edilmesine rağmen orman
yangınını söndürmeye gitmekten imtina edenler veya gidip de çalışmayanlar ve
verilen işi yapmayanlar hakkında, mahallin en büyük mülkî amiri tarafından
ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası uygulanır. Bu
maddede yazılı memurlarla orman teşkilatında vazifeli olanlardan yangın yerine
yardım göndermeyenlerle alaka göstermeyenler, Türk Ceza Kanununun 170 inci
maddesinde tanımlanan suçu ihmali davranışla işlemiş olmak dolayısıyla
cezalandırılır.” MADDE
213- 6831 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
106- Bu Kanunun 72 ve 73 üncü maddelerine muhalif hareket eden veya
ettirenler Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince
cezalandırılırlar.” MADDE
214- 6831 sayılı Kanunun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
107- 74 üncü maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyenlere mahallin en
büyük mülkî amiri tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre idarî
para cezası verilir.” MADDE
215- 6831 sayılı Kanunun 108 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
108- Orman mallarının bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini,
taşındığını veya toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler,
işleyenler, kabul edenler, kullananlar, satanlar, satın alanlar veya
bulunduranlar bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Birinci
fıkrada yazılı fiillerin, ticarethane sahibi olsun olmasın, her türlü orman
ürünü ticareti ile uğraşanlarla, kar maksadıyla aldıkları orman mallarını
işleyerek her ne şekilde olursa olsun alet ve eşya haline dönüştürdükten
sonra satanlar tarafından işlenmesi halinde, bir seneden yedi seneye kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun
konusunu oluşturan orman ürünlerinin değerinin azlığı göz önünde
bulundurularak verilecek cezalar yarısına kadar indirilebilir. Bu
Kanunda yazılı suça konu olan her türlü orman emvali, nakil vasıtaları ve suç
aletleri Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir.” MADDE
216- 6831 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
109- Ağaçlarda bulunan resmi damga ve numaraları bozanlar ve orman
hudutlarındaki taksimata mahsus işaretleri ve levhaları ve orman
kadastrosunda sınır noktalarını gösteren sabit taş veya beton kazıkları,
ormanlardaki otlak, yaylak ve kışlakların sınır işaretlerini kıranlar,
kaldıranlar, belirsiz hâle getirenler, yerlerini değiştirenler, fiilleri suç
oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirasından dörtbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
217- 6831 sayılı Kanunun 110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
110- 76 ncı maddenin (a) bendinde belirtilen fiili işleyenlere elli Türk
Lirası idarî para cezası verilir. 76 ncı
maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Dikkat
ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler iki
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failin yangının
söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana
gelen zararın azlığı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar
indirilir. Zararın belirlenmesinde yangın sonucu tamamen yanan ağaç ve
ağaççıkların değeri, kısmen yanan ağaç ve ağaççıkların değerinde meydana gelen
azalma, alt tabaka orman örtüsünün yanması nedeniyle oluşan zarar ve toprağın
humuslu tabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybı dikkate
alınır. Kasten
orman yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Devletin
güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu
maddede yazılı suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana
gelmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur.” MADDE
218- 6831 sayılı Kanunun 111/a maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE 111/a-
Bu Kanunda mercii belirtilmemiş idarî yaptırım kararları, orman işletme
şefleri tarafından verilir.” MADDE
219- 6831 sayılı Kanunun 112 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
112- Bu Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaç kesilmesi dışındaki fiillerin
işlenmesi nedeniyle meydana gelen zarar için ayrıca genel hükümlere göre
hukuk mahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat talebinde bulunulabilir. Gerçek
zarar; A) Bu
Kanuna aykırılık oluşturan fiilin konusu orman emvali ağaçtan elde edilmiş
ise; fiilin işlendiği yere en yakın orman idaresi satış yerinde söz konusu
orman emvalinin bir evvelki yıla ait bilanço döneminde yapılan açık artırmalı
satışlarda, aynı cins ve türdeki emval için beliren satışlar ortalamasından,
bu tür emvale ait o dönemde yapılmış kesim, taşıma ve istif giderlerinin
çıkarılmasıyla elde olunacak birim fiyat üzerinden hesap edilir. B)
Fiilin konusu fidan ise; fiilin işlendiği yıl, aynı fidanların her birisinin
dikimi ve arazi hazırlanması için hesaplanacak gerçek masraflar ile o yıla
kadar kesilen fidanlar için yapılmış bakım giderleri toplamı bir misli
fazlasıyla tazmin ettirilir. C)
Ormanlardan temin olunan ve değeri para ile ölçülebilecek diğer her türlü
orman emvalinin gerçek zarar birim fiyatı ise (A) bendi hükmüne kıyasen
hesaplanır. Orman
işletme müdürlükleri, görev alanları içerisinde bulunan her ilçe merkezi için
ayrı olmak üzere, bu madde hükümlerine göre ormanlardan elde edilebilecek her
türlü emval için tazminata esas olacak birim değerlerini, her yılın ikinci
ayının yirminci gününe kadar bir cetvel hâlinde tespit ve tanzim edip bağlı
bulunduğu orman bölge başmüdürlüğüne tasdik ettirerek bu cetvelleri ilgili
bulundukları ilçelerde belediyeler vasıtasıyla ilan ettirip, derhal birer
nüshalarını mıntıkasındaki hukuk mahkemelerine ve bu davaların takip
olunacağı kendi birimlerine gönderir. Bu cetveller ertesi yılın ikinci ayının
son günü akşamına kadar geçerli sayılır. Tazminatın hesaplanmasında bu
cetveller dikkate alınır.” MADDE
220- 6831 sayılı Kanunun 113 üncü maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Mahallî
rayiç; bu Kanuna aykırılık oluşturan fiilin işlendiği yere en yakın orman
satış istif yerinde, söz konusu orman mahsulü emvalin bir evvelki yıla ait
bilanço döneminde yapılan açık artırmalı satışlarda aynı cins ve türdeki
emval için beliren satışlar ortalamasıdır.” MADDE
221- 6831 sayılı Kanunun 114 üncü maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir. “Bu
Kanunun 112 ve 113 üncü maddeleri ile bu madde hükümleri uyarınca açılacak
tazminata ve ağaçlandırma giderine ilişkin davalar hukuk mahkemesinde
görülür. Bu davalarda orman idaresi harçtan muaftır.” MADDE
222- 6831 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Bu
hükme aykırı hareket edenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
223- 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununun 9 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
9- Bu Kanun hükümlerine tevfikan sanayi işletmelerini müddetinde sanayi
siciline tescil ettirmeyenler veya 2 nci maddeye göre verilen beyannamelerde
meydana gelen değişiklikleri kapanma ve faaliyete geçme hâllerini müddetinde
ilgili mercilere bildirmeyenler veya senelik işletme cetvellerini zamanında
Sanayi ve Ticaret Bakanlığına göndermeyenlere beşyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
224- 6948 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
10- Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca verilen sanayi sicil vesikasını
salahiyetli memurlara ibraz etmeyenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
225- 6948 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
11- Bu Kanuna göre istenen malumatı hakikate aykırı olarak bildirenlere bin
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları o yerin mülkî amiri tarafından verilir.” MADDE
226- 6948 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
12- Bu Kanuna göre sanayi işletmeleri tarafından verilen malumatı müsaadesiz
başkalarına bildiren kamu görevlisi, Türk Ceza Kanununun 258 inci maddesine
göre cezalandırılır.” MADDE
227- 15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai
Karantina Kanununun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
48- Bu Kanunun 4, 5, 6, 7, 8 veya 9 uncu maddeleri hükümlerine yahut bu
hükümlere göre konulacak tedbirlere riayet etmeksizin memlekete nebat
sokanlara veya transit olarak geçirenlere, beşbin Türk Lirasından yirmibin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, kabahatin konusunu
oluşturan bitkilere elkonularak, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir. Yasak
olduğunu bildiği hâlde bir bitkiyi ülkeye sokan veya transit olarak geçiren
kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç
aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
228- 6968 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
49- 10 uncu madde hükmüne göre ithaline müsaade edilmeyen maddeleri memlekete
sokan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,
üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
229- 6968 sayılı Kanunun 50 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
50- 11 inci madde hükmüne göre vazifelilerce lüzum gösterilen tedbirleri
almayan veya bu tedbirlere riayet etmeyen kişiye yüz Türk Lirasından beşyüz
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, kabahatin konusunu
oluşturan bitkilere elkonularak derhal imha edilir.” MADDE
230- 6968 sayılı Kanunun 51 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
51- Bu Kanunun 13 üncü maddesi hükmüne riayet etmeyen kişi, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
231- 6968 sayılı Kanunun 52 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
52- Bu Kanunun 16 ncı maddesine istinaden konulmuş yasak, tahdit ve
tedbirlere riayet etmeyenlere beşyüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca,
kabahatin konusunu oluşturan bitki ve sair eşya ile ilgili olarak mülkiyetin
kamuya geçirilmesi kararı verilir ve gerek görülmesi hâlinde karantina
tedbirleri de alınır.” MADDE
232- 6968 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
53- 18 inci madde hükmüne aykırı hareket edenlere, nebat yetiştirdikleri yer
temizse ve nebatlarında da hastalık veya zararlı yoksa, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Nebat
yetiştirilen yer, haddizatında izin verilmeyecek bir durumda ise veya
nebatlarda hastalık veya zararlı varsa, birinci fıkradaki idarî para cezası
beş kat artırılır. Ayrıca, kabahatin konusunu oluşturan bitkilerle ilgili
olarak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilir ve gerek görülmesi
hâlinde karantina tedbirleri de alınır.” MADDE
233- 6968 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
54- 22 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ihbar mükellefiyetlerini yerine
getirmeyen kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
234- 6968 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
55- Sürek avı mükellefleri ile ücretli mücadele mükellefiyetine tabi
tutulanlardan vaktinde icabet etmeyen veya müddeti dolmadan ayrılan kişiye
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
235- 6968 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
56- 32 nci madde gereğince izin almadan mücadele işlerini ücret mukabilinde
ve sanatı mütade hâlinde yapan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
236- 6968 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
57- Tarım ve Köyişleri Bakanlığından müsaade almadan faaliyete geçen çırçır
fabrikası veya evi sahiplerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Hastalık ve zararlılarla mücadele tesislerinin bulunmaması veya
diğer tesis veya şartların tamam olmaması hâlinde; ayrıca, bu eksiklikler
tamamlanıncaya kadar çırçır fabrika veya evleri faaliyetten menedilir. Ruhsatı
olmasına rağmen, bilahare bu Kanunda belirlenen faaliyet şartlarına veya süre
hükmüne aykırı çalıştıkları tespit edilen çırçır fabrikası veya evlerinin
sahiplerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca,
belirlenen eksiklikler tamamlanıncaya kadar çırçır fabrika veya evleri
faaliyetten menedilir.” MADDE
237- 6968 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
58- 34 üncü madde hükmüne aykırı olarak muayene edilmemiş tohumluğu nakleden,
satan veya satışa arzeden kişiye, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, yapılan muayene sonucunda tohumluğun bu Kanun hükümlerine
göre zararlı olduğunun anlaşılması hâlinde, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.” MADDE
238- 6968 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
59- 35 inci madde hükmüne aykırı olarak nebat ve maddeleri taşıyanlar veya
taşıtanlara ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bitkilere
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.” MADDE
239- 6968 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
60- 38 inci maddede yazılı işleri ruhsatsız yapanlara veya mücadele ilaç ve
aletlerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca müsaade edilen fiyatlardan
pahalıya satanlara yahut satışa arzedenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
240- 6968 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
61- 40 ıncı madde hükümlerinden her hangi birine aykırı hareket edenlere
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
241- 6968 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
62- Bu Kanunda belirtilen idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir. Bu Kanun
hükümlerine göre müsadereye veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine konu teşkil
eden bitki ve sair eşyaya, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı görevlileri elkoymaya
yetkilidir.” MADDE
242- 9/6/1958 tarihli ve 7126 sayılı Sivil Savunma Kanununun 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
45- Bu Kanun hükümlerini tatbik ile mükellef olan memur ve hizmetlilerden
ihmalleri görülenler hakkında Türk Ceza Kanununun ihmal suretiyle görevi
kötüye kullanmaya ilişkin 257 nci maddesi hükmü uygulanır.” MADDE
243- 7126 sayılı Kanunun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
47- Bu Kanun hükümlerine göre tatbiki ilan olunan sivil savunma tedbirlerine
riayet etmeyen bütün vatandaşlarla resmi veya hususi daire, müessese ve
teşekküllerin mesul amirlerine, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde,
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre idarî para cezası verilir.” MADDE
244- 7126 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
48- Bu Kanunun 13 üncü maddesinde yazılı mükelleflerden yoklama, muayene,
vazifelendirme veya eğitim, kurs ve tatbikat maksadı ile kendilerine ilanen
veya sair suretlerle tebligat yapıldığı hâlde gelmeyenlere beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.” MADDE
245- 7126 sayılı Kanunun 50 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
50- Sivil Savunma Teşkilatına veya bu teşkilatın memur ve hizmetlilerine veya
yardımcı mükelleflere mahsus kıyafet ve tanınma işaretlerini, salahiyeti
olmadığı hâlde kullanan, giyen ve taşıyanlara ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
246- 7126 sayılı Kanunun 51 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
51- Sivil savunma mahallî yardımcı hizmet teşkilatında vazifeli olup da yer
değiştirenlerden bu durumu ilgili muhtarlığa haber vermeyenlere beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
247- 7126 sayılı Kanunun 52 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
52- Kendisine tevdi edilmiş olan sivil savunmaya ait eşya ve teçhizatı
temellük edenler veya bunları tahsis olundukları maksat dışında kullananlar,
altı aya kadar hapis ve elli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bunları
zayi edenler ve harabiyetine sebebiyet verenler elli güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
248- 7126 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
53- Hassas bölgelerde, bu Kanunun 13 üncü maddesinde yazılı mükelleflerin tam
listesini, talep vukuunda, ilgili makamlara bildirmeyenlerle değişiklikleri
otuz gün içinde merciine haber vermeyen mahalle ve köy muhtarları hakkında
dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
249- 7126 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde geçen “198 inci” ibaresi
“258 inci” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
250- 7126 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
55- Sivil Savunmaya mahsus veya bu işe yarayan tesisleri kasten tahrip
edenler veya hasara uğratanlar Türk Ceza Kanununun mala zarar verme suçuna
ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
251- 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 52 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy
muhtar ve ihtiyar heyeti ve meclisi azaları işledikleri suçlar ile
kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı, Türk Ceza Kanununun kamu
görevlisine ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
252- 7201 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
53- Bu Kanun mucibince tebligat yapılması gereken hallerde bir kimse
kendisine veya başkasına ait isim veya adresi yanlış olarak bildirir ise fail
hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” MADDE
253- 7201 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Muhatap
namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en
kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde
bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
254- 7201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Daha
ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde; a)
Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap, b)
Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki
dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi, c)
Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı
halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ
evrakını alan kimse, her bir
bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.” MADDE
255- 7201 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
56- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ evrakının veya ihbarnamenin talikine
karşı koyanlar ile talik edilen bu kabil evrakı bulunduğu yerden koparan,
imha eden veya okunamaz hale getirenler hakkında, üç aydan bir yıla kadar
hapis ve yirmibeş günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” MADDE
256- 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor
Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
5- Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın, spor müsabakaları ile ilişkili
olarak sabit ihtimalli veya müşterek bahis oynatanlar, oynanmasına yer veya
imkân sağlayanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezasıyla cezalandırılır. Yurt
dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla ve
sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan
kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Her
türlü bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık
eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Kişileri,
reklam vermek ve sair surette, her türlü bahis veya şans oyunlarını oynamaya
teşvik edenler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Bu
maddede tanımlanan suçlarla bağlantılı olarak, her türlü bahis veya şans
oyunlarının oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da
suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan
veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine
ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Bu
maddede tanımlanan suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu
maddede tanımlanan suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine
ilişkin hükümleri uygulanır.” MADDE
257- 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 47 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
47- a) Yardıma davet anında şehir, kasaba ve köylerde bulunup da makbul bir
mazeretleri olmaksızın salahiyetli memurlar tarafından yapılan davete icabet
etmeyenler veya icabet edip de çalışmayanlar veya verilen işi yapmayanlar
hakkında vali veya kaymakamlar tarafından yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. b) Afet
bölgelerinde felaketzedelere yardım maksadıyla devlet daire ve
müesseseleriyle hususi idareler, belediyeler ve köyler ve amme menafiine
hadim hayır cemiyetleri tarafından bedelli veya
bedelsiz olarak verilen inşaat malzemesi veya alat ve edevatı
veya diğer malları satan veya devreden veya başka maksatlarla kullananlar
hakkında, fiilleri daha ağır cezayı istilzam etmediği takdirde, yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur. c)
Devlet veya devlete bağlı idarelerle sermayesinin en az yarısı devlete ait
müessese memurlarına afet dolayısıyla verilen vazifeyi ifada ihmal ve
suiistimallerinden veya bu maksatla kendilerine verilen para ve malları
zimmete geçirmelerinden veya suç teşkil eden sair fiillerinden dolayı
haklarında kamu görevlileri hakkındaki ceza hükümleri tatbik olunur.” MADDE
258- 4/1/1960 tarihli ve 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında
Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
14- Bu Kanun hükümleri gereğince salahiyetli merciler tarafından alınması
lüzumlu görülen tedbirleri yerine getirmeyen 3659 sayılı Kanuna tabi
teşekküller ve bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlar ve sermayesinin
yarısından fazlası Devlete ait sair teşekküllere mensup bilumum memur ve
müstahdemler hakkında Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin
hükümleri tatbik olunur.” MADDE
259- 7402 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan “şahıslar
üçyüzkırkyedimilyon lira idarî para cezasıyla cezalandırılırlar.” ibaresi
“şahıslara dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
260- 7402 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
16- 7 nci madde hükmüne riayet etmeyenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki katı verilir.” MADDE
261- 7402 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
17- 8 inci maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenlere dörtyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki
katı verilir.” MADDE
262- 7402 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE 18-
9 uncu maddede yazılı tedbirleri almayan veya bunları idame ettirmeyen hususi
hükmi şahıslarla adi ortaklıkların işlerini fiilen idare eden vazifelileri ve
taalluku halinde idare meclisi reisi ve azaları ve hakiki şahıslara
yediyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
263- 7402 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
19- 11 inci maddede yazılı mecburiyete riayet etmeyenlere dörtyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki katı
verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
264- 7402 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
20- Teşkilat tarafından bu Kanunda yazılı hususlar hakkında tanzim olunacak
zabıt varakaları, sorumluların hüviyet ve ikametgahı tesbit edildikten sonra
derhal yetkili mercie tevdi olunur.” MADDE
265- 6/5/1960 tarihli ve 7472 sayılı Ziraat Yüksek
Mühendisliği Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
4- Bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı evsaf ve şeraiti haiz olmadıkları
halde ziraat yüksek mühendisi unvanını kullananlara mahallî mülkî amir
tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
266- 7472 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “b)
Mahkûmiyete bağlı hak yoksunluğu bulunmak,” MADDE
267- 9/5/1960 tarihli ve 7478 sayılı Köy İçme Suları Hakkında
Kanunun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
16- Bir kimse, daha önceden veya bu Kanun hükümlerine göre kurulmuş olan içme
suyu tesislerini tahrip veya imha eder veya bozar yahut bunlara zarar verirse
Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır. Tesis
edilen su kullanım düzenini bozanlara veya yetkili mercilerce alınan
kararlara uymayanlara mahalli mülki amir tarafından yüz Türk Lirasından bin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
268- 12/9/1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 sayılı Belediye Kanununun
15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı
Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
4- Bu Kanun ile bu Kanuna istinaden yürürlüğe konulan yönetmelik esaslarına
aykırı hareket edenler hakkında belediye encümenlerince; a) Bin
Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasına, b) Üç
seneye kadar hal dahilinde faaliyetten men’e, karar
verilir. Hal
dahilinde bir aydan fazla faaliyetten men edilenlerin hal’deki yerleri geri
alınarak başkalarına tahsis edilebilir. Satış mevzuu malların ne suretle
tasfiye edileceği yönetmeliklerde gösterilir.” MADDE
269- 12/12/1960 tarihli ve 155 sayılı Harita ve Planlara Ait
İşaretlerin Korunması Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
1- Harita ve planlara ait amme hizmetine mahsus (Nirengi, nivelman, poligon,
röper tesisleri gibi) işaretleri yerinden çıkaranlar, yerinden oynatanlar,
tanınmaz hâle getirenler veya ilgili makamlardan müsaade almaksızın yerini
değiştiren kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
270- 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında
Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
18- Bu Kanundaki vecibeleri yerine getirmeyenler bu hareketlerinden dolayı,
diğer kanunlara göre suç oluşturmadığı takdirde, bu madde hükmüne göre
cezalandırılırlar. a) Belge
almadan 8 inci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenler bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır. Ceza alınmakla beraber, kuyunun açılıp işletilmesinde Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belge
verilir. Aksi hâlde, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır. b) 10 ve
11 inci madde hükümlerine aykırı hareket edenlerle arama, kullanma, ıslah ve
tadil faaliyetleri sırasında konulan şartlara riayet etmeyenler, müracaat
formlarında istenen bilgileri vermeyenler, 8 inci maddenin son fıkrasındaki
mecburiyete riayet etmeyenler beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, kuyu kapatılarak masrafı
açtırandan alınır. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
271- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
2- Gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi
değildir. Bu vergi ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi hükümleri uygulanır.” MADDE
272- 213 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Açıklanan
bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz
edilemez.” MADDE
273- 213 sayılı Kanunun 87 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
87- Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara,
memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır: 1. İyi
ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve
itimadını kazanmış bulunmak. 2.
Medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak. 3. Türk
Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı
suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından mahkûm olmamak. 4.
Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş
olmak. 5.
Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup
olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine
vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.” MADDE
274- 213 sayılı Kanunun 246 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Görevini
ihmal veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza
Kanununun görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre
cezalandırılır.” MADDE
275- 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesinin başlığı “Vergi ziyaı
cezası” şeklinde ve ayrıca birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “341
inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde,
mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında
vergi ziyaı cezası kesilir.” MADDE
276- 213 sayılı Kanunun Dördüncü Kitap, İkinci Kısmının Üçüncü Bölüm
başlığı “Suçlar ve Cezaları” şeklinde ve 359 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
359- a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz
mecburiyeti bulunan; 1)
Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya
kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya
defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması
sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer
kayıt ortamlarına kaydedenler, 2)
Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik
kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi
incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu
fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele
veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar
itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belgedir. b) Vergi
kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti
bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok
ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya
belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak
düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu
Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin
basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya
bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. 371 inci
maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara
bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. Kaçakçılık
suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344
üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil
etmez.” MADDE
277- 213 sayılı Kanunun 360 ıncı maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Cezadan
indirim MADDE
360- 359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç
ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk
Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın
yarısı indirilir.” MADDE
278- 213 sayılı Kanunun 362 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
362- Bu Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu
mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine
göre cezalandırılır.” MADDE
279- 213 sayılı Kanunun 363 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
363- Bu Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi
kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini
yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk
Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre
cezalandırılır. Bu hareketlerle vergi ziyaına neden olunması halinde, kişiye
ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilir.” MADDE
280- 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
367- Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların
işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların
yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri
tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar
tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi
başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına
bildirilmesi mecburidir. 359 uncu
maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden
Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme
yapılmasını talep eder. Kamu
davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına
bildirilmesine talik olunur. 359 uncu
maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya
usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Ceza
mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı
vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili
olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini
bağlamaz.” MADDE
281- 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
371- Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri
işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna
aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi
hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası
kesilmez. 1.
Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her
hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik
edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması
(Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber
verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi
bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal
ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin
tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması. 3. Hiç
verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin
verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik
veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme
tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5.
Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin
geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde
belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte
haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde
hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.” MADDE
282- 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun
56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
56 - Muhtarlıkça veya mülkî amirce yapılan tebliğe rağmen çocuğunu okula
göndermeyen veli veya vasiye okul idaresince tespit edilen çocuğun okula
devam etmediği beher gün için onbeş Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
para cezasına rağmen çocuğunu okula göndermeyen veya göndermeme sebeplerini
okul idaresine bildirmeyen çocuğun veli veya vasisine beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.” MADDE
283- 222 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
57 - Okul idareleri ve mülkî amirliklerce bu Kanuna göre usulen sorulacak
sorulara cevap vermekten kaçınanlar ile gerçeğe uymayan beyanda bulunanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
284- 222 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin dördüncü ve altıncı
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
hükümlere aykırı davrananlara dörtyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.” “Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
285- 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununun 16 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
16- Bu Kanunun şümulüne giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis
olunduğu işin gayrisinde veya şahsî hususlarda kullananlar veya
kullanılmasına müsaade edenler veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış
gibi gösterenler veya kanunen bir makama veya işe tahsis olunmadığı hâlde
hakikati tağyir ile bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler, bunların
gidiş gelişine müsaade edenler veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka
verenlerle kullananlar veya kullanılmaya elverişli olduğu hâlde ekonomik
ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen veya yeniletenler veya bu hususlar
için masraf tahakkuk evrakını hazırlayan veya tasdik veya bunlara ait ita
emirlerini vize edenler hakkında bir seneye kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar genel hükümlere göre tazmin
ettirilir.” MADDE
286- 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve
Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 79 uncu maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanunun uygulanmasında silahtan maksat Türk Ceza Kanununun 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasının (f) bendinin (1), (2), (3) ve (5) numaralı alt bentlerinde
gösterilenlerdir.” MADDE
287- 298 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
133- Hileli faaliyetlerle veya herhangi bir şekil ve surette cebir veya
şiddet kullanarak veya tehdit ederek, bu Kanunda yazılı kurulların
toplanmalarına veya görevlerinin ifasına mani olanlar, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki
fıkrada yazılı fiiller, silahla işlenirse, verilecek ceza üç yıldan aşağı
olamaz. Bu fiiller, aralarından biri silahlı en az üç kişi tarafından
birlikte işlendiği takdirde, failler hakkında beş yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.” MADDE
288- 298 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
134- Seçim işlerinin cereyanı sırasında, seçimin düzenli yürütülmesini
sağlamak maksadı ile, bu Kanunda yazılı kurullar veyahut kurul başkanları
tarafından alınan karar ve tedbirlere, ihtara rağmen riayet etmeyen kişilere
ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Herhangi
bir şekilde alınan karar ve tedbirlerin uygulanmasını zorlaştıran veyahut
karar ve tedbirlerin neticesiz kalmasına sebebiyet veren kimseler, altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıda
yazılı fiiller, görevli kimseler tarafından işlendiği ve fiilleri daha ağır
cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, birinci veya ikinci fıkraya
göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.” MADDE
289- 298 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
136- Kurullara seçildiği halde haklı sebep olmaksızın vazifesi başına
gelmeyenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Seçim
başladıktan sonra kuruldaki görevlerini haklı bir sebep olmaksızın terk
edenler, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
290- 298 sayılı Kanunun 137 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
137- Seçim kurulları başkan ve üyelerinden herhangi biri veya bu Kanunda
yazılı işlerden biriyle görevlendirilen kimseler sandık seçmen listelerini,
aday listelerini, seçime ait kağıt ve paketleri ve oy pusulalarını, oy
sandıklarını, oy zarflarını veya maddi ve malî vasıtaları ve bilcümle seçim araç
ve gereçlerini vaktinde yerlerine göndermezler veya gönderilmesine mani
olurlar veya teslim etmezler veya teslim almazlarsa, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu
fiilleri görevlilerden başkaları yaparsa, cezanın alt sınırı bir yıldır.” MADDE
291- 298 sayılı Kanunun 138 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Görevi
kötüye kullanma: MADDE
138- Bu Kanunun tatbiki ile görevli veya bu Kanuna göre görevlendirilen kimseler
görevlerini her hangi bir şekilde kötüye kullandıkları takdirde, fiilleri bu
Kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmamış ise, Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesine göre verilecek ceza altıda birden üçte bire kadar artırılarak
hükmolunur.” MADDE
292- 298 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
140- Seçmen kütüğünün düzenlenmesine esas teşkil edecek olan krokilerle,
binalar cetvelini ilçe seçim kurulu başkanınca bildirilen süre içinde
düzenleyerek vermeyenler veya kroki ve binalar cetvellerini seçmen kütüğünün
düzenlenmesine elverişli bir şekilde yapmayanlar hakkında, Türk Ceza
Kanununun 257 nci maddesinde yazılı cezalar altıda birden üçte bire kadar
artırılarak hükmolunur. Sayım ve
yazım ve denetim işlemleri sırasında, belli edilen esaslara aykırı harekette
bulunanlarla, sorulara cevap vermeyenler veya bilerek gerçeğe aykırı cevap
verenler yahut ilk sayım ve yazım gününde, ilan edilecek süreden önce
bulundukları yeri terk edenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
293- 298 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “üç aydan bir seneye” ibaresi “altı aydan iki seneye” şeklinde
değiştirilmiş ve “ve ikibinbeşyüz liradan onbin liraya kadar ağır para” ibaresi
madde metninden çıkartılmıştır. MADDE
294- 298 sayılı Kanunun 144 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
144- Seçmen kütüğüne kendisini veya bir başka seçmeni bilerek birden fazla
kayıt ettirenler veya bu sonucu veren fiilleri bilerek yapanlar altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki
fıkrada yazılı suçlar bu işlerle görevlendirilenler tarafından işlendiği
takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
295- 298 sayılı Kanunun 147 nci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “ve bin liradan beşbin liraya kadar ağır para” ve ikinci fıkrasında yer
alan “ve beşyüz liradan ikibinbeşyüz liraya kadar ağır para” ibareleri madde
metninden çıkartılmıştır. MADDE
296- 298 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Tamamen
veya kısmen sahte seçmen kütüğü veya seçmen listesi tanzim eden veya bozan
veya çalan veya yok eden kimse hakkında Türk Ceza Kanununun belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.” MADDE
297- 298 sayılı Kanunun 149 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
149- Her kim 51 inci maddede gösterilen heyetin kurulmamış olduğu toplantıda
söz alır ve söylerse, üç aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Herhangi
bir vasıta ile bir seçim propagandası toplantısına engel olan veya devamına
imkân vermeyecek hareket ve tertiplerle onu ihlal eden kimse altı aydan bir
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu fiiller ikiden fazla kimse
tarafından birlikte ve cebir veya şiddet kullanılarak ya da tehdide
başvurularak işlenirse, failler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Eğer fiil, aralarından biri silahlı en az üç kişi
tarafından birlikte işlenirse, failler hakkında beş yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.” MADDE
298- 298 sayılı Kanunun 149/A maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Birinci
fıkra hükmüne göre hakkında yayın durdurulması kararı verilen özel radyo ve
televizyon kuruluşlarının sorumlularına, onbeşbin Türk Lirasından yüzbin Türk
Lirasına; yerel yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarının
sorumlularına, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.” MADDE
299- 298 sayılı Kanunun 150 nci maddesinde yer alan “on beş günden”
ibaresi madde metninden çıkartılmıştır. MADDE
300- 298 sayılı Kanunun 151 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
151- Oy verme gününden önceki günün saat 18.00’inden sonra ve oy verme
gününde umumi veya umuma açık yerlerde seçim propagandası için toplantı veya
propaganda yapanlar veya bu maksatla yayınlarda bulunanlar veya ne suretle
olursa olsun seçimin düzenini bozabilecek veya oy vermenin tam bir
serbestlikle yapılmasına tesir edebilecek mahiyette söz, yazı veya sair
suretlerle propaganda yapanlar veya asılsız şayialar çıkaranlar üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
Kanunun 58, 60 ve 61 inci maddelerinde yazılan yasaklara aykırı hareket
edenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
301- 298 sayılı Kanunun 154 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
154- Özel kanunların adaylık koyma hususunda kabul ettiği esas ve şekillere
uymaksızın adaylıklarını koyan memurlar ve yargıçlarla, adaylığını koymak
için ordudan ayrılma isteğinde bulunmuş ve bu istekleri kabul edilmiş
olmasına rağmen herhangi bir sebeple görevinden fiilen ayrılmadan veya resmi elbisesiyle
propaganda yapan veya bu mahiyette herhangi bir harekette bulunan subaylar,
askerî memurlar ve astsubaylar yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır. Yargıç
ve yargıç sınıfından sayılanlarla, askerî şahıslar ve bu Kanunun 62 nci
maddesinin ikinci fıkrasında yazılı memur ve hizmetlilerin özel kanunlarına
göre ilan olunan seçimin başlangıç tarihinden oy vermenin sona ermesine kadar
bir siyasi parti veya bağımsız adayların leh veya aleyhinde propaganda
yapmaları veya herhangi bir suretle telkin ve tesirde bulunmaları halinde,
fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. 63 üncü
maddede belirtilen yasaklara uymayanlar altı aydan bir seneye kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
302- 298 sayılı Kanunun 155 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
155- 64, 65 ve 66 ncı maddelerde yazılı yasaklara uymayanlar üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
303- 298 sayılı Kanunun 156 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
156 - Bu Kanunda ayrıca ceza hükmüne bağlanmayan ve Kanun hükümlerine aykırı
olan sair propagandaların failleri hakkında Kabahatler Kanununun 32 nci
maddesinin birinci fıkrası uygulanır.” MADDE
304- 298 sayılı Kanunun 158 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
158- Sandık başında bu Kanuna göre oy verme yönünden kendisine yükletilmiş
olan ödevleri ihtara rağmen yapmayan seçmenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” MADDE
305- 298 sayılı Kanunun 159 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
159- Oyunu kullandıktan sonra ihtara rağmen sandık başından ayrılmayan veya
herhangi bir müdahale telkin veya tavsiyede bulunan veya bunlara teşebbüs
eden kimse üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
306- 298 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
160- Her kim oy verme sırasında seçme yeterliği olmadığını bildiği halde oy
vermeye teşebbüs eder veya verirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Başkasının
adını taşıyarak oy vermeye teşebbüs eden veya veren üç yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bir
sandıkta oy verdikten sonra aynı veya başka sandıkta tekrar oy vermeye
teşebbüs eden veya veren kimse hakkında da ikinci fıkra hükmü uygulanır.” MADDE
307- 298 sayılı Kanunun 161 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Usulüne
aykırı olarak veya yetkisi olmadığı halde her ne sebep ve maksatla olursa
olsun oy sandığının yerini değiştirenler, yerinden kaldıranlar, oy sandığını
açan, çalan veya tahrip eden veya içindeki veya içinden çıkan oy zarflarını
alan, çalan veya değiştiren kimse üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
308- 298 sayılı Kanunun 163 üncü maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Seçim
kurulları başkan ve üyelerinden herhangi biri kanuna aykırı hareketleriyle
seçim muamelelerinin yapılmasını ve oy verilmesini kısmen veya tamamen
imkânsız kılar yahut seçimlerin butlanına bilerek sebebiyet verirse, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
309- 298 sayılı Kanunun 164 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
164- 1. Her kim, sandık başında seçmenlerin imzalarını koydukları sandık
seçmen listesine gelmeyenler adına sahte imza atmak, mühür koymak veya parmak
basmak gibi hileli bir hareket ile sandığa oy atar veya attırır ise üç yıldan
beş yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır. 2. Bu
fiil sandık başkan ve üyeleri ile resmi memurlar tarafından işlendiği
takdirde, yukarıdaki fıkrada yazılı cezaya yarısı eklenerek hükmolunur. 3. Her kim,
herhangi bir şekilde seçimin neticesini tağyir eder veya ettirir veya seçim
tutanaklarını tamamen veya kısmen sahte olarak tanzim veya tahrif eder veya
ettirirse, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 4.
Yukarıdaki fıkrada yazılı fiil ve hareketler, kurul başkan ve üyeleri ve
resmi memurlar tarafından işlendiği takdirde haklarında verilecek ceza beş
yıldan on yıla kadar hapistir. 5. Her
kim oyunu kullandıktan sonra, sandık başında kendisine sürülen özel boyayı
silerek veya yok ederek veya herhangi bir şekil ve surette gözle farkedilemez
duruma getirerek aynı seçimde ikinci defa oy kullanır veya kullanmaya
teşebbüs ederse, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden
ikibinbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fıkrada sözü
edilen özel boyayı ilçe seçim kurulu başkanlığından teslim aldıktan sonra bu
boyayı kasten yok veya imha eden veya oyunu kullanan seçmenin belirlenen
uzvuna bu boyayı hiç sürmeyen veya bu özel boyadan başkasını süren sandık
kurulu başkan ve üyelerine veya seçmenleri ya da sandık kurulu başkan ve
üyelerini bu fıkrada yazılı fiilleri işlemeye herhangi bir surette icbar eden
kimselere, bu fıkrada yazılı ceza üçte birden yarıya kadar artırılarak
hükmolunur. Her kim,
kurulları, üçüncü fıkrada yazılı fiilleri işlemeye, herhangi bir suretle
icbar ederse üçüncü fıkrada yazılı ceza üçte birden yarıya kadar artırılarak
hükmolunur. Eğer bu
fiil kurul mensuplarına herhangi bir suretle menfaat temini veya vaadi
suretiyle meydana gelmiş ise, kurul mensuplarıyla menfaat temin veya
vadedenler hakkında dördüncü fıkrada yazılı ceza üçte birden yarısına kadar
eklenerek hükmolunur.” MADDE
310- 298 sayılı Kanunun 165 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
165- Bu Kanunla kendilerine şikâyet ve itiraz yetkisi tanınanların bu yoldaki
müracaatlarını tutanağa geçirmeye mecbur oldukları ahvalde tutanağa geçirmeyi
reddeden kurul başkan ve üyeleri bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.” MADDE
311- 298 sayılı Kanunun 166 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
166- Seçim sonunda seçilenlere verilen tutanaklara veya seçilenlerin
yeterliğine makbul bir sebep olmaksızın ve kötü niyetle itiraz edenlere,
itirazı reddeden merciin ihbarı üzerine bin Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
312- 298 sayılı Kanunun 171 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
171- 79 uncu maddenin koyduğu silâh taşıma yasağına aykırı hareket edenler
hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.
Fiilin diğer kanunlara göre daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturması
halinde, bu kanunlara göre verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.” MADDE
313- 298 sayılı Kanunun Sekizinci Bölüm başlığı “Soruşturma ve
Kovuşturma Usul ve Şekilleri” şeklinde ve 173 üncü maddesi başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Soruşturma
ve kovuşturma zamanı MADDE
173- Seçim işleriyle görevlendirilenlerin oy verme günü ile bundan önceki
yirmi dört saat içinde işledikleri bu Kanunda yazılı seçim suçlarından ötürü
bağlı bulundukları kurullarca düzenlenmesi gereken seçim tutanaklarının
tanzim edildiğinin ertesi günü soruşturma başlatılır. Bu süre
içinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarla asliye ceza
mahkemesinin görevine giren suçüstü hali, infazı gerektiren hükümler ve
merciinden verilmiş tutuklama kararı veya yakalama emri dışında başka hiçbir
sebepten dolayı bir seçmen hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz ve oy
verme günü ile ondan önceki üç gün içerisinde seçmenin hürriyetini ve oy
verme imkânını kaldıracak veya tahdid edecek idarî ve malî hiçbir tedbir
alınamaz.” MADDE
314- 298 sayılı Kanunun 174 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
174- Bu Kanunda yazılı suçlardan birini işleyenler veya bu Kanunun
uygulanmasına taalluk edip de genel hükümlere göre cezalandırılmaları
gerekenlerin sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun haklarında umumi hükümler
dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılır. Valiler
hakkındaki soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet
Başsavcıvekili; kovuşturma ise Yargıtayın ilgili ceza dairesi tarafından
umumi hükümlere göre yapılır. Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı soruşturmayı Yargıtay Cumhuriyet savcılarına da
yaptırabilir. Ancak, kamu davasını açmak veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar vermek yetkisi Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Soruşturma
sırasında Başsavcı tarafından istenilen yakalama emri, tutuklama, tahliye,
elkoyma ve aramaya Yargıtay ilgili ceza dairesi başkanı tarafından karar
verilir. Bu kararlara karşı yapılan itirazları ise, numara itibariyle izleyen
ceza dairesi inceler. Son numaralı daire başkanının kararı söz konusu ise,
itirazları inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesine aittir. Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair
karara yapılan itirazı, soruşturma konusu suçun en ağırına bakmakla görevli
ceza dairesini numara itibariyle izleyen ceza dairesi başkanı inceler.
Soruşturma konusu suç, son numaralı ceza dairesinin görevine giriyorsa,
itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına aittir. Kaymakamlar
hakkında soruşturma yapmaya ve kamu davası açmaya il Cumhuriyet başsavcısı
veya başsavcıvekili ve kovuşturma yapmaya il ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Hâkimler
ve Savcılar Kanunu hükümleri mahfuzdur. İlgili
kimseler ve siyasi partiler, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince kamu davasına
katılabilirler.” MADDE
315- 298 sayılı Kanunun 175 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İdarî
para cezasına karar verme yetkisi MADDE
175- Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet
savcısı yetkilidir.” MADDE
316- 298 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “5680 sayılı kanunun 143 sayılı kanunla değiştirilen 19 uncu” ibaresi
“9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 14 üncü” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
317- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48
inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “5.
Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;
kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis
cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar,
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı
suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.” MADDE
318- 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununun 37 nci
maddesinin birinci ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla yalan beyanda bulunan veya hakikate
aykırı beyanname verenler ile bu Kanunun yayımından sonra belediye sınırları
içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma bütçeli
dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu
altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu gibi yapıları
satanlar, bağışlayanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde devredenler ve bilerek
devir ve satın alanlar, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.” “17 nci
maddede sözü geçen beyannameyi, haklı bir sebebe dayanmaksızın, zamanında
vermeyenlere mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
319- 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 50 nci
maddesinin (c) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “c) 12
nci madde gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermeyen,
beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili
binbeşyüz Türk Lirası, daha fazla işçi çalıştıranlara üçbin Türk Lirası idarî
para cezası verilir. ç) 13
üncü madde gereğince sakat ve eski hükümlü gemi adamı çalıştırma ile ilgili
kanun ve tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline
çalıştırmadığı her sakat veya eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
320- 854 sayılı Kanunun 51 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
51- b) 28
inci madde gereğince gemiadamının fazla çalışma ücretini ödemeyen, c) 29
uncu madde gereğince gemiadamının ücretini zamanında ve tam olarak ödemeyen, ç) 33
üncü maddede sözü geçen iaşe veya nakden ödeme zorunluluğuna uymayan, d) 37
nci maddede sözü geçen asgari ücretten aşağı ücret ödeyen, İşveren
veya işveren vekili hakkında, bu durumda olan her gemiadamına karşılık,
ödemediği meblağ veya temin ile mükellef olduğu iaşenin tekabül ettiği
bedelin, bin Türk Lirasından aşağı olmamak üzere iki katı tutarında idarî
para cezası verilir. b) 26
ncı maddede gösterilen iş sürelerine uymayan, İşveren
veya işveren vekili hakkında bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Birinci
fıkradaki fiiller yurt dışında işlendiği takdirde verilecek cezalar iki kat
olarak uygulanır. 20 nci madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem
tazminatının öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan
aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket eden
özel veya kamu kurumu veya kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, genel
müdür, müessese müdürü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında,
fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan
iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Kanuna aykırı olarak
fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine re’sen tahsiline karar
verilir.” MADDE
321- 854 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “yediyüzmilyon lira” ibaresi “bin Türk Lirası” ve ikinci fıkrasında yer
alan “üçyüzellimilyon lira” ibaresi “beşyüz Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
322- 854 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “dörtyüzmilyon lira” ibaresi “beşyüz Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
323- 854 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 1- Bu Kanunda yazılı idarî para cezaları geminin bağlama limanının
bulunduğu yer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürünce verilir.” MADDE
324- 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve
Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “567 nci” ibaresi “228 inci” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
325- 1072 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
2- Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz
günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
326- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “a) Türk
Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,” MADDE
327- 1136 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir. “Emeklilik
ve istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adlî, idarî ve askerî yargı
hâkim ve savcıların son beş yıl içinde hizmet gördükleri mahkeme veya
dairelerin yargı çevresinde görevden ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre
ile avukatlık yapmaları yasaktır. Yüksek yargı ve bölge mahkemeleri hâkim ve
savcıları ile raportörlerinin son beş yıl içinde münhasıran hizmet gördükleri
mahkeme veya dairelerde, buralardan ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre
ile avukatlık yapmaları yasaktır.” MADDE
328- 1136 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Staj
isteminde bulunan tarafından verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya çıktığı
takdirde adaya Cumhuriyet savcısı tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
329- 1136 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Dava açmaya
yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını
bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272
nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla
esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla
olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu
fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından
sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan
onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî
ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
330- 1136 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Aslı
olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut
aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
331- 1136 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
58- Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların
organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan
dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine,
suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat
yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen
olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin
katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir
suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına
ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar
tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da
verilemez.” MADDE
332- 1136 sayılı Kanunun 61 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Suçüstü
hali: MADDE
61- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü
halinde soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre
yapılır.” MADDE
333- 1136 sayılı Kanunun 62 nci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Görevi
kötüye kullanma: MADDE
62- Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye
Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine
verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun
257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
334- 1136 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Birinci
fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz
Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Avukatlık
yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve
kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri
kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılırlar.” MADDE
335- 1136 sayılı Kanunun 150 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
150- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır. Usulüne
göre çağırılıp da hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın gelmeyen veya
kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin
etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla
ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye
Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza
hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.” MADDE
336- 1136 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Seçimler
sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı görevleriyle bağlantılı
olarak işlenen suçlar kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.” MADDE
337- 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 25 inci
maddesinde yer alan “500 liradan 10000 liraya kadar ağır para cezasıyla veya
her ikisiyle birlikte cezalandırılır.” ibaresi “adlî para cezası ile
cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
338- 1163 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “3.
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak.” MADDE
339- 1163 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
“Devlet memurları gibi ceza görürler.” ibaresi “kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
340- 1163 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 2- 1. 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına, 16 ncı maddenin beşinci
fıkrasına, 56 ncı maddenin altıncı fıkrasına, 59 uncu maddenin dördüncü,
altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarına ve 90 ıncı maddenin beşinci
fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu
üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. 2. Genel
kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri ile 2 nci maddenin
dördüncü fıkrasına, 8 inci maddenin ikinci fıkrasına, 16 ncı maddenin birinci
fıkrasına, 66 ncı maddenin ikinci fıkrasına ve 90 ıncı maddenin üçüncü
fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu
üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılırlar. 3. 56
ncı maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 66 ve 67 nci maddeye aykırı
hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının denetim kurulu üyeleri bir
aydan altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılırlar. İlgili
bakanlık, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu
üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri
suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabilir.” MADDE
341- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası Kanununun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
68- I- Bu Kanunun; a) 4
üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ve açık piyasa işlemleri ile ilgili 52
nci maddesinde verilen yetkiler çerçevesinde Banka tarafından yapılan
düzenlemelere uymayan; 40 ıncı maddesinin (II) numaralı fıkrası uyarınca
zorunlu karşılık ve umumi disponibilite için tespit edilen oranları süresi
içinde tesis etmeyen veya eksik tesis eden bankaların ve diğer malî kurum ve
kuruluşların görevli ve ilgilileri hakkında ikiyüz günden dörtyüz güne kadar
adlî para cezasına, b) 43
üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 44 üncü maddesinde belirtilen
bilgi ve belgeleri vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren ya da 4
üncü maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen denetimin yapılmasını
engelleyen bankaların ve diğer malî kurum ve kuruluşların görevli ve
ilgilileri hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve dörtyüz günden sekizyüz
güne kadar adlî para cezasına, hükmolunur. Bu
fıkrada tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Bankanın başvurusu üzerine ya da görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda
bulunulmasına bağlıdır. Bu durumda Bankacılık Kanununun 162 nci maddesi
hükümleri uygulanır. II- a)
Bu Kanunun 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket
eden Banka mensupları için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur. Sırları
kendileri veya başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklayan Banka
mensupları hakkında, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur. b)
Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve
gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri
veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka
mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm
edilirler. Suçun,
zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi
hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar
adlî para cezası verilir; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın
uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın
ödenmemesi hâlinde mahkemece re’sen ödettirilmesine hükmolunur. Soruşturma
başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya
senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. Kovuşturma
başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine
geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın
üçte biri indirilir. Zimmet
suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin
veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden
yarıya kadar indirilir. Bu
fıkrada tanımlanan suçlar ve Kanunda belirtilen görevlerin yerine getirilmesi
sırasındaki fiilleri dolayısıyla Banka personeli hakkında soruşturma ve
kovuşturma yapılması Banka Meclisinin; atama ve seçim suretiyle görev yapan
diğer mensuplar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması ise Başbakanın
Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır. III- a)
Bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar
verebilecek bir hususa kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haber
yayanlar ve yayınlayanlar için bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yüz günden
az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur. b) Bu
Kanunun 43 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki bilgi ve belgeleri
belirlenen usul ve esaslar içerisinde doğru olarak vermeyen gerçek kişiler ve
tüzel kişilerin sorumluları hakkında otuz günden altmış güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur. Bu
fıkrada tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Başkanlığın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.” MADDE
342- 28/5/1970 tarihli ve 1264 sayılı Madeni Ufaklık ve Hatıra Para
Bastırılması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Hâlen
tedavülde bulunan ve bu Kanun hükümleri gereğince tedavüle çıkarılacak
paraları, itibari kıymetleri dışında bir fiyatla kullananlar hakkında elli
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak verilecek adlî para cezasının
miktarı suçun konusunu oluşturan paraların değerinin beş katından az olamaz.” MADDE
343- 21/7/1971 tarihli ve 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanununun
12 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ticari
işletme sahibi işletmesini veya rehne dahil münferit unsurları alacaklının
muvafakatı olmaksızın başkalarıyla değiştirir veya temlik, ayni bir hakla
takyit veya alacaklıyı ızrar kastıyla tahrip veya imha ederse bu yüzden
alacağını tamamen veya kısmen tahsil edemeyen alacaklının şikayeti üzerine
uğranılan zararın miktarı nazara alınmak suretiyle bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
344- 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 80 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
80- Bu Kanunun 26 ncı maddesinde belirtilen tescil ve
sigortalılığın sona ermesi ile ilgili yükümlülüğe uymayan
sigortalılara Kurumca ellibeş Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bir
başkasına ait sağlık karnesi veya kartını kullanan, kendisine ait
sağlık karnesi veya kartını bir başkasına kullandıran ya da bu fiillere
iştirak eden kişiler, Kurumca yapılan sağlık giderlerinden kanunî
faiziyle birlikte iki katı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olup;
haklarında Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmak üzere işlem
yapılır.” MADDE
345- 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 7 nci
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile ikinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “5.
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine
göre devlet memurluğuna atanmaya engel bir mahkûmiyeti bulunmamak,” “Noterlik
stajına engel mahkûmiyeti olanlar, noterliğe kabul edilemezler. Staj
isteminde bulunan kişi hakkında noterliğe engel bir suçtan dolayı soruşturma
veya kovuşturma yapılması halinde, stajyerliğe alınma isteği hakkındaki
kararın bu soruşturma ve kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar
verilebilir.” MADDE
346- 1512 sayılı Kanunun mülga 28 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. “Atamadan
önce vazgeçme: MADDE
28- Atanma veya nakil talebinde bulunan başvuru sahiplerinin, ilan süresinin
bitimini müteakip onbeş gün içinde Adalet Bakanlığına veya Adalet Bakanlığına
gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıklarına vazgeçme dilekçesi vermeleri
halinde, atama işleminde değerlendirilir; aksi halde vazgeçme dilekçesi atama
işleminde dikkate alınmaz.” MADDE
347- 1512 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan “Bir asliye mahkemesinin yargı çevresi içinde
birden çok noterlik bulunması veya bir ilin belediye sınırları içinde birden
çok asliye mahkemesi yargı çevresinin yer alması halinde” ibaresi “Bir il,
ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik
bulunması halinde,” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
348- 1512 sayılı Kanunun 111 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanunun 109 uncu maddesi uyarınca yatırılıp ortak hesapta toplanan paralar,
her üç ayda bir o yerdeki ilgili noterlere veya bu Kanuna göre
görevlendirilmiş noter vekili varsa vekile, eşit miktarda ödenir. Ancak,
büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, farklı sınıftan ve birden fazla
noterlik bulunması halinde, birinci sınıf noterlikler için oluşturulan ortak
hesap bu sınıfa mensup noterlikler arasında; diğer sınıf noterlikler için,
kuruldukları ilçenin mülkî sınırları esas alınarak oluşturulan ortak hesap
ise bu sınıfa mensup noterlikler arasında, eşit miktarda dağıtılır. Ödemenin
şekli oda genel kurulunun yıllık olağan toplantısında tespit edilir.” MADDE
349- 1512 sayılı Kanunun 138 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
138- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre
çağırılır. Usulüne
göre çağırılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut
bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi
Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre
gerekli kararları vermeye Ankara Sulh Ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza
hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir. Türkiye
Noterler Birliği Disiplin Kurulunca, 132 nci maddeye göre görevlendirilen üye
de, çağrıya rağmen gelmeyen tanığın zorla getirilmesi hususunda sulh ceza
hâkiminden karar istemeye yetkilidir.” MADDE
350- 1512 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Noterler,
geçici yetkili noter yardımcıları, noter vekilleri ile noter kâtipleri ve
kâtip adayları noterlikteki görevleri, Türkiye Noterler Birliği organlarında
görev alan noterler ise ayrıca bu görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri
suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi
sayılırlar.” MADDE
351- 1512 sayılı Kanunun 152 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
152- Yukarıdaki maddede gösterilen kişilere karşı, aynı maddede yazılı
görevleri yerine getirmeleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen
suçlarla ilgili olarak Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu
görevlisi sayılırlar.” MADDE
352- 1512 sayılı Kanunun 156 ncı maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Suçüstü
hali: MADDE
156- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı
suçüstü halinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır.” MADDE
353- 1512 sayılı Kanunun 157 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
157- 50 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden noterlere
ilk defasında bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde verilecek ceza üçbin Türk Lirasından
aşağı olamaz. Noterin
yukarıda yazılı eyleminde aracılık yapan kimseye de beşyüz Türk Lirasından
ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aracı,
Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılan bir kimse veya
noter katibi yahut kâtip adayı ise, birinci fıkra uyarınca cezalandırılır. Noterler
arasında rekabete sebep olacak eylem ve harekette bulunan, noterlik
işlemlerini şahsına veya mensup olduğu kuruluşa menfaat sağlayan bir noterde
yaptıran kişiler ve özellikle bu Kanunun 166 ncı maddesinin (12) numaralı
bendi uyarınca düzenlenen protokole taraf teşkil eden resmi ve özel
kuruluşlar memur vesair görevlilerinden protokoldeki esaslara aykırı eylem ve
harekette bulunanlarla bu fiile iştirak eden noterler, eylem ve hareketleri
suç oluşturmadığı takdirde, bu maddenin birinci fıkrası gereğince
cezalandırılırlar.” MADDE
354- 1512 sayılı Kanunun 158 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE 158-
Eski tarihle evrak düzenleyen, yevmiye defterinde numara ayıran, harç, damga,
kontrato veya sair vergiler ödemelerine esas olarak düzenlediği
beyannamelerde yahut bunlara eklenen makbuzlarda tahrifat yapan noter
görevlileri ile kâtipleri ve kâtip adayları, Türk Ceza Kanununun belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
355- 1512 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin (II) numaralı
fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “a) 109
uncu maddenin birinci fıkrasında belirlenen görevleri yerine getirmeyen Noter
Odası yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesi hükümleri uygulanır.” MADDE
356- 1512 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesinde yer alan “230 uncu
maddesi hükmüne göre sorumludur.” ibaresi “257 nci maddesinin ikinci fıkrası
hükmüne göre cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
357- 1512 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasının (15)
numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “15. 109
uncu madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım
esaslarını belirlemek,” MADDE
358- 6/6/1972 tarihli ve 1593 sayılı Erişme Kontrollu Karayolları
Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
12- Bu Kanunla kısıtlanan, yasaklanan işler ve hareketleri yapan, yaptıranlar
ile hayvanlarının yola girmesini önlemeyenlere, mahallî mülkî amir tarafından
yüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
359- 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat
Acentaları Birliği Kanununun 8 inci maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “b) Türk
Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da Devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından
hapis cezasına mahkûm olmamak,” MADDE
360- 29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanununun 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
12- Beyan veya tescildeki niteliğe uymayan veya ambalajdaki vasıf veya
markası değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş olan veya bozulmuş yahut
değiştirilmiş veya karıştırılmış yemleri üretenlere, beşbin Türk Lirasından
yirmibeşbin Türk Lirasına kadar; satışa arzedenler veya satanlara ise, bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Hayvan
sağlığı için tehlikeli olan yemleri bu özelliğini bilerek üretenler, satışa
arzedenler veya satanlar, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.” MADDE
361- 1734 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
13- Bu Kanunun 6, 7, 8 ve 10 uncu maddelerinde yazılı mecburiyetlere
uymayanlara beşyüz Türk Lirasından binbeşyüz Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.” MADDE
362- 1734 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
15- Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
363- 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun 15
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
15- 2, 3 ve 4 üncü maddelerdeki yükümlülüklerden her birine aykırı hareket
edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
364- 1774 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
17- 6, 7, 9, 10 ve 11 inci maddelerdeki hükümlere aykırı hareket edenlere
yirmi Türk Lirası; kimlik bildirme belgesinde gerçeğe uymayan bilgi verenlere
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
365- 1774 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
18- Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
366-1774 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İdarenin
bilgisayar sistemi kurması ve gerekli teknik altyapıyı hazırlamasıyla
birlikte, bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü
konaklama tesislerinden Bakanlar Kurulunca belirlenecek olanlar, tespit ve
ilan tarihinden itibaren üç yıl içerisinde tüm kayıtlarını bilgisayarda
tutmak ve bilgisayar terminallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar
terminallerine bağlamak zorundadırlar. Bu şartı yerine getirmeyen kuruluşlara
onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde işletme
ruhsatları iptal edilir.” MADDE
367- 20/6/1977 tarihli ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören
Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
9- Afet bölgelerinde felakete uğrayanlara bu Kanuna göre bedelli veya
bedelsiz olarak verilen iş veya irat hayvanlarını, tohumluk, gübre, mücadele
ilacı, alet, makine ve malzeme gibi canlı veya cansız üretim araçlarını veya
tesislerini izinsiz olarak iki yıl içinde satan veya devreden yahut başka
maksatlarla kullananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, mahallî mülkî
amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, bu mallara kimin elinde olursa olsun, el konularak
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Mevcut olmaması hâlinde
malın bedeli tazmin ettirilir.” MADDE
368- 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 25
inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “b)
Kurulun para, evrak ve her çeşit malları Devlet malı hükmündedir. Kurulun
başkan ve üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk
bağlamında Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar. Bu
kişiler hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı
2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.” MADDE
369- 2499 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (f) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “f)
Kurucularının müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl
veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı
suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye
kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya
değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya
haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,” MADDE
370- 2499 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “f) Kurucularının
müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla
süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi
kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından
mahkûm olmaması,” MADDE
371- 2499 sayılı Kanunun 46/A maddesinin altıncı fıkrasının (b)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “b)
Kurul, menkul kıymetlerin işlem gördüğü borsalar ve Türkiye Sermaye Piyasası
Aracı Kuruluşları Birliği tarafından verilen idarî para cezalarının tahsil
edilen kısmının yüzde ellisi,” MADDE
372- 2499 sayılı Kanunun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
47- Diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde; A) 1. Sermaye
piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış
bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak
sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini bozacak
şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmek, içerden
öğrenenlerin ticaretidir. Bu fiili işleyen 11 inci madde kapsamındaki
ihraççılarla, sermaye piyasası kurumlarının veya bunlara bağlı veya bunlara
hâkim işletmelerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, yöneticileri,
denetçileri, diğer personeli ve bunların dışında meslekleri veya görevlerini
ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumda olanlarla, bunlarla
temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi sahibi olabilecek
durumdaki kişiler, 2. Yapay
olarak, sermaye piyasası araçlarının, arz ve talebini etkilemek, aktif bir
piyasanın varlığı izlenimini uyandırmak, fiyatlarını aynı seviyede tutmak,
arttırmak veya azaltmak amacıyla alım ve satımını yapan gerçek kişilerle,
tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler, 3.
Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, yalan, yanlış,
yanıltıcı, mesnetsiz bilgi veren, haber yayan, yorum yapan ya da açıklamakla
yükümlü oldukları bilgileri açıklamayan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin
yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler, 4. 4
üncü maddenin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenlerle, sermaye
piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunan veya yetki belgeleri iptal
olunduğu veya faaliyetleri geçici olarak durdurulduğu halde ticaret
unvanlarında, ilan veya reklamlarında sermaye piyasasında faaliyette
bulundukları intibaını yaratacak kelime veya ibare kullanan veya
faaliyetlerine devam eden gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri, 5.
Sermaye piyasası kurumlarına, bu Kanunun 13/A ve 13/B maddeleri kapsamındaki
teminat sorumlularına ve 38/B ve 38/C maddeleri kapsamındaki fon kuruluna;
sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare
etmek için veya teminat olarak veyahut her ne nam altında olursa olsun,
kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit
ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satan veya
rehneden veya her ne şekilde olursa olsun kullanan, gizleyen yahut inkâr
eyleyen veyahut bu amaca ulaşmak ya da bu fiillerini gizlemek için bilgisayar
ortamında tutulanlar dahil kayıtları tahvil ve tağyir eden ilgili gerçek
kişilerle tüzel kişilerin yetkilileri, 6. Bu
Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında belirtilen işlemlerde bulunarak
kârı veya mal varlığı azaltılan tüzel kişilerin yetkilileri ve bunların
fiillerine iştirak edenler, 7.
Karşılıksız olarak sermaye piyasası araçlarının geri alım taahhüdü ile
satımını yapan ilgili gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri, her bir
alt bent kapsamına giren fiillerden dolayı iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. B) 1. Bu
Kanuna göre Kurul veya Kurul tarafından görevlendirilenlere
istenecek bilgileri vermeyen veya eksik veya gerçeğe aykırı
olarak verenlerle; defter ve belgeleri bu görevlilere ibraz etmeyen,
saklayan, yok eden veya bunların görevlerini yapmalarını engelleyenler, 2.
Defter ve kayıt tutmayanlar, her bir
alt bent kapsamına giren fiillerden dolayı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
ikibin günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Gerçeğe aykırı defter ve kayıt tutan, hesap açan veya bunlarda her türlü
muhasebe hilesi yapan ya da gerçeğe aykırı bağımsız denetleme raporu
düzenleyenler ile düzenlenmesini sağlayanlar, Türk Ceza Kanununun belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. C) Bu
Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, 7, 9, 10, 10/A, 11, 12 nci
maddelerine, 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasına, 13/A maddesinin ikinci,
üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci,
onikinci, onüçüncü, ondördüncü ve onbeşinci fıkralarına, 13/B maddesinin
üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına, 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına,
15 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına,
16, 16/A maddelerine, 25 inci maddesinin (a) bendine, 28 inci maddesinin (b)
bendine, 34 üncü maddesine, 38 inci maddesine, 38/A maddesine, 38/B
maddesinin üçüncü, dördüncü, yedinci, dokuzuncu, onuncu ve onikinci
fıkralarına, 38/C maddesi kapsamında 38/B maddesinin üçüncü, dördüncü,
yedinci, dokuzuncu, onuncu ve onikinci fıkralarına, 39/A maddesine, 40/B ve
40/D maddelerine, 45 inci maddesine, 46 ncı maddesinin ikinci ve beşinci
fıkralarına, 46/A, 46/B ve 46/C maddelerine aykırı hareket edenler
binikiyüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılırlar. Birinci
fıkranın (A), (B) ve (C) bentleri uyarınca verilecek para cezaları üst
sınırla bağlı olmaksızın suçun işlenmesi suretiyle temin edilen menfaatin üç
katından az olamaz. MADDE
373- 2499 sayılı Kanunun 47/A maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
47/A- Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart
ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı
hareket ettiği tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilere, gerekçesi
belirtilmek suretiyle Kurul tarafından onbeşbin Türk Lirasından yüzbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Kanunun
40/C maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere Türkiye
Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Yönetim Kurulunca beşbin Türk
Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Kanunun
40/D maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere, Türkiye
Değerleme Uzmanları Birliği Yönetim Kurulunca bin Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Birlik, verdiği cezaları ilgiliye
tebliğ eder ve tahsil ve gelir kaydı için Yatırımcıları Koruma Fonuna
bildirir. İdarî
para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen
para cezası iki katı, ikinci ve müteakip tekrarlarda üç katı artırılarak
uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para
cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar
tekrarda esas alınmaz.” MADDE
374- 2499 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
49- 47 nci madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul
tarafından Cumhuriyet savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu
başvuru ile Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır. Bu
Kanuna aykırı fiillerin işlendiğine dair bilgi edinen Cumhuriyet savcıları,
Kurulu haberdar ederek durumun incelenmesini isteyebilirler. Cumhuriyet
savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, Kurul kendisine
tebliğ edilecek bu kararlara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraza
yetkilidir.” MADDE
375- 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan
Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve
Bulundurulmasına Dair Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
11- 4 üncü maddede belirtilen kuruluş iznini veya 5 inci maddede belirtilen
faaliyet iznini almadan bu Kanun kapsamına giren yivsiz tüfek, nişan tüfek ve
tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar veya işletenler veya
işyerleri ya da ikametgahlarında söz konusu silâhları imal edenler veya 6 ncı
maddede belirtilen esaslara aykırı olarak yapan veya satanlar bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.” MADDE
376- 2521 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
12- 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen imalat ve satış listeleri ile
belgelerini süresi içinde vermeyen veya imalat ya da satışını bildirmeyen
imalatçı ve satıcılara, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Yivsiz
tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan satıcılara, ikiyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
377- 2521 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
13- Mülkiyeti kendisine ait olup olmadığına bakılmaksızın; yivsiz tüfek
ruhsatnamesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran kişiye elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Ayrıca ruhsatname işlemleri tamamlanıncaya kadar
tüfek muhafaza altına alınır. Muhafaza altına alındıktan itibaren bir ay
içinde ruhsatname işlemlerinin tamamlanmaması veya menşeini ispata yarar
belge ibraz edilmemesi hâlinde, tüfeğin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir. Ruhsatlı
yivsiz av tüfeğini, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bir başkasına veren
kişiye de elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanun
hükümlerine göre idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar
vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.” MADDE
378- 2/11/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 4 - Bu
Kanuna aykırı harekette bulunanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.” MADDE
379- 6/11/1981 tarihli ve 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi
Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “b)
Sağlık işlemlerini yaptırmak üzere sağlık denetleme merkezleri önünde veya bu
merkezlerin gösterdikleri yerde durmamak, gemide sağlık tedbirlerini almamak,
ilaç, tıbbi malzeme ve ilkyardım personeli bulundurmamak, sağlık denetiminde
gereken sağlık belge ve sertifikalarını bulundurmamak ve süresinde
yenilememek,” “e)
Hastalıkların oluşumu ve yayılmasına neden olan mikroorganizmalar ve
vektörlerle ilgili önlemleri almamak,” “Bu
yasaklara aykırı hareket eden gemi kaptanlarına, 0-250 net ton arası
gemilerle ilgili olarak 1000 net tonluk geminin ödemesi gereken indirimsiz
sağlık resmi tutarında, 250 net tondan büyük gemilerle ilgili olarak,
ödemeleri gereken indirimsiz sağlık resminin dört katı tutarında idarî para
cezası verilir. Bu idarî para cezasına karar vermeye Hudut ve Sahiller Sağlık
Genel Müdürlüğü görevlileri yetkilidir.” MADDE
380- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 31
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
31- a) Bu Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde
gösterilen koşullara uymayan belgeli yatırım ve işletmelere, diğer
mevzuattaki ceza hükümleri saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki maddelerde
belirtilen cezalar uygulanır. b) 33 üncü
maddedeki para cezaları, denetleme elemanları tarafından tayin edilir.” MADDE
381- 2634 sayılı Kanunun 32 nci maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir. “Bu
Kanuna göre verilecek uyarma cezaları kesindir.” MADDE
382- 2634 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
36- a) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerine aykırı davranışların tespiti
halinde; üç aydan onsekiz aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
b) Bu
Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler elli
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
383- 11/8/1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanununun 13
üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 13-
Bu Kanunun 8 inci maddesine göre düzenlenen tarifelerin dışında ücret alan
veya 9 uncu maddesine aykırı harekette bulunan şirket yöneticilerine veya
temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere üç aydan bir yıla kadar hapis ve
ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. Bu
Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı harekette bulunan şirket
yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve beşyüz günden üçbin güne kadar adlî para cezası verilir. Ticaret
Bakanlığının izni alınmadan umumi mağaza veya şube açarak makbuz senedi veya
rehin senedi tanzim eden veya izinleri iptal edilmesine rağmen faaliyete
devam eden şirket yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili
görevlilere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar
adlî para cezası verilir.” MADDE 384- 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. | |||||||||