TEMEL CEZA
KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE DİĞER BAZI
KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
MADDE
1- 1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye
İşletme Kanunu Muvakkatının 32 nci maddesinin birinci fıkrasının bağlama
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Mecra
dahilinde her ne suretle olursa olsun balık saydgahı tesis edenler ef’ali
mezkûreden tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden maada mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
2- 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu
Muvakkatının 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen
zarar ve ziyandan az olamaz.” MADDE
3- 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununun 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 11-
İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif hareket edenlere
liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.” MADDE
4- 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında
Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve mağaza ve müessese sahip
veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
5- 10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi
Türkçe Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere
adlî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
6- 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı
Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve
Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında
kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının
sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz
taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda
masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü
maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan
hakları kullanan yabancılara beşyüz Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve sair deniz taşıtları
seferden alıkonulur. Birinci
fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî
tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.” MADDE
7- 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve
Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı
Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
21- Bu Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere
muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile
sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı
yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı
bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar
geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.” MADDE
8- 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat
Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya
Laboratuvarları Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Uzman olup
da izinsiz laboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul uyarınca
izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman olmayıp
da bu çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
laboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.” MADDE
9- 992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
10- Fenne uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen
hükümlere uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen
yönetmeliğe aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir
tarafından bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Ayrıca, şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.” MADDE
10- 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 36 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Ret
talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul
edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her birine mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Hâkim
hakkında aynı davada aynı tarafça tekrar ileri sürülen ret talebinin reddi
hâlinde verilecek idarî para cezası, daha önce verilen idarî para cezasının
iki katından az olamaz.” MADDE
11- 1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
90- Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli
düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme,
ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca, mahkemece kötüniyetle ıslaha
başvurana, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarının tazmininin
yanı sıra ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
12- 1086 sayılı Kanunun 113/A maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
113/A- İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan
veya o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.” MADDE
13- 1086 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kapalı
yapılan duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.” MADDE
14- 1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bir
kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda münasip
olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl
yakalanması emredilerek hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır.
Ancak, avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.” “Mahkemenin
düzenini bozan fiilin veya mahkeme huzurunda söylenen sözün suç oluşturması
halinde, durum bir tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve
gerekiyorsa fiili işleyenin yakalanması emredilerek Cumhuriyet
başsavcılığında hazır bulundurulması sağlanır. Ancak bu durum üçüncü fıkra
hükmüne göre disiplin hapsi uygulanmasını engellemez.” MADDE
15- 1086 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
253- Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen
tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir
edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla
getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan
bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.” MADDE
16- 1086 sayılı Kanunun 271 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
271- Tanık, kanuni bir sebep göstermeden veya göstermiş olduğu sebep
mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinir, kendisine
sorulan sorulara cevap vermekten kaçınır ya da yemin etmemekte direnirse, bu
yüzden doğan giderler takdir edilerek, hakkında kamu alacaklarının tahsili
usulüne göre ödettirilmesine karar verilir. Ayrıca, tanıklığının veya
yemininin gerçekleştirilmesi için, dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve
her hâlde onbeş günü geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilebilir. Kişi,
tanıklığa ve yemine ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl
serbest bırakılır.” MADDE
17- 1086 sayılı Kanunun 313 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
313- Hâkim, senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep
vukuunda davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı
tazmine mahkûm eder.” MADDE
18- 1086 sayılı Kanunun 319 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
319- Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir edilerek tazminine
hükmolunur.” MADDE
19- 1086 sayılı Kanunun 320 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
320- Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul
edip etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319
uncu madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi
zararları mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.” MADDE
20- 1086 sayılı Kanunun 422 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
422- Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf,
yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında
kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum
edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya
mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece
takdir olunur. Kötüniyet
sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca
mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise idarî para cezası vekil
hakkında uygulanır.” MADDE
21- 1086 sayılı Kanunun 576 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Dava
sabit olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar
olduğu maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir
tazminatın tahsiline hükmolunur. Ayrıca davacıya, mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
22- 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
25- Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa
bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
23- 1219 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
26- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti olmayan veya her ne
suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip sanatını icra
ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
24- 1219 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
27- 5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet etmeyen
tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
25- 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
28- Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl
veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,
zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye
kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık
suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diplomaları geri alınır.” MADDE
26- 1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
41- Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.” MADDE
27- 1219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
42- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata salahiyeti olmayan veya her ne
suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip veya diş tabibi
veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
28- 1219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
44- 29 uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden
veya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına riayet etmeyen diş
tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.” MADDE
29- 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
45- Diş hekimliği mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü
maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan
dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı
suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun
sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma,
edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene
tebeyyün eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diploma veya ruhsatnameleri geri alınır.” MADDE
30- 1219 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
54- Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” MADDE
31- 1219 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
55- Bu Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan
veya muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı sanat eden ebelere yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
32- 1219 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
56- 51 inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve
52 nci maddeler ahkamına riayet etmeyen ebelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
33- 1219 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
57- İcrayı sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli ile maluliyeti
bilmuayene anlaşılan ebeler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve şahadetname
veya vesikası geri alınır.” MADDE
34- 1219 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
61- Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenler altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
35- 1219 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
62- 60 ıncı madde hükmüne riayet etmeyen sünnetçilere yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” MADDE
36- 1219 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
67- Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
37-1219 sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
68- 64 üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65
inci madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” MADDE
38- 1219 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
70- Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri
olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde
ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart
değildir.) Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
39- 1219 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
73- Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler Türk Ceza
Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
40- 1219 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri, 41 inci madde
hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
41- 1219 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 8- Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği
mesleğini icra edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.” MADDE
42- 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi
Müstahzarlar Kanununun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
18- 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde
bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle
uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek
surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde,
ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan,
satışa arzeden veya sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.” MADDE
43- 1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
19- Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar imaline
salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları takdirde,
binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz
olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan
maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza
tatbik olunur. Memleket
dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret amacıyla ithal etmek
veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa arz etmek veya
sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.” MADDE
44-1262 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
20- 18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına
muhalif hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî
amir tarafından karar verilir.” MADDE
45- 1262 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 4- Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak
veya kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek
surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa
arzeden veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer ilgili kanun
hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
46- 1262 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “EK
MADDE 6- Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin
konusunu oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.” MADDE
47- 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun
110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşe
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur mücazat tatbik
olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir
süt anneye emzirtmek memnudur.” MADDE
48- 1593 sayılı Kanunun 282 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
282- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya
zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde,
ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.” MADDE
49- 1593 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
283- Bu Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede
gösterilen sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket
edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı
Kanunla değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince
cezalandırılır.” MADDE
50-1593 sayılı Kanunun 284 üncü maddesinde yer alan “Ceza Kanununun
263 üncü” ibaresi “Türk Ceza Kanununun 195 inci” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
51- 1593 sayılı Kanunun 285 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
285- 78 inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve
veba ve ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.” MADDE
52- 1593 sayılı Kanunun 287 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
287- 101 inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye
icabet etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.” MADDE
53- 1593 sayılı Kanunun 288 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
288- 103 üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” MADDE
54- 1593 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
289- 109 uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
55- 1593 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
290- 110 uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.” MADDE
56- 1593 sayılı Kanunun 291 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
291- 112 nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
57- 1593 sayılı Kanunun 292 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
292- 137 nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
58- 1593 sayılı Kanunun 294 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141
inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit edilen nizamnamede
mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların selamet ve emniyetini
temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip veya süvarilerine
dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım ikmal edilinceye
kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
59- 1593 sayılı Kanunun 295 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
295- 179 uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve
İktisat Vekaletlerince müştereken tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş
sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu yüzden şahsî
veya umumi zarar hasıl olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı
kanuniye ifa edilir.” MADDE
60- 1593 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
296- 185 inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
61- 1593 sayılı Kanunun 297 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
297- 186 ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE
62- 1593 sayılı Kanunun 298 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
298- 205 inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli
yükümlülükler yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından
faaliyetten men edilir.” MADDE
63- 1593 sayılı Kanunun 299 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
299- 215 inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden
mezar bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.” MADDE
64- 1593 sayılı Kanunun 301 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
301- Müsaadesiz olarak bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
65- 1593 sayılı Kanunun 302 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler veya icara verenlere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
66- 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik
Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı
Maddelerini Muaddil Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
1- Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve
talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri
kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve
talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara
belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî
para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili
kişiye bir süre de verilebilir. Belediye
encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.” Bu madde
hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.” MADDE
67- 1608 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
2- Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.” MADDE
68- 10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve
İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
6- Bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere
aykırı hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca,
sınai veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun uyarınca ilgili
Bakanlıkça alınan karar ve düzenlemelere uygunluk sağlanması için
zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve
ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilebilir. Ürünlerin,
ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere
uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.” MADDE
69- 1705 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
9- Bu Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.” MADDE
70- 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 35
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
35- 34 üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin olunan zamanda yapmayan
hususi hastanelerin işletenlerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar, hastaların tedavi ve
istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde hükmü de tatbik
olunur.” MADDE
71- 2219 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yer alan “müdürler
seksenyedimilyon lira idarî para cezasıyla cezalandırılır.” ibaresi
“müdürlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde
değiştirilmiştir. MADDE
72- 2219 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan “müdürlerinden
yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para cezası alınır.” ibaresi, “müdürlerine
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE
73- 2219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
42- Yatan hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan
hususi hastanelerin işletenlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade
edilir.” MADDE
74- 2219 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
43- 29 uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.” MADDE
75- 2219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
44- Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak
kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan,
11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikibin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak hasta
kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes’ul mütehassıs tabip
hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.” MADDE
76- 2219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
45- Bu Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan
mecburiyetleri yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde
bulunanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
77- 12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin
Murakabesi Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir. “İzin
belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde
belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka
yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır.” “Münhasıran
esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden,
tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.” MADDE
78- 2313 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
24- Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan
ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan
satan eczane sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri
uyarınca cezalandırılır.” MADDE
79- 2313 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
25- 17 nci maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut
bu Kanunda zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul
müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” MADDE
80- 2313 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Birinci
fıkrada belirtilen maddelerden herhangi birini izinsiz imal, ithal ve ihraç
edenler, nakledenler veya bulunduranlar, satın alanlar veya satanlara,
mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu maddelerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir. Birinci
fıkrada belirtilen maddelerden herhangi birini, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin imalatında kullanılmak amacıyla imal, ithal veya ihraç edenler,
nakledenler veya bulunduranlar, satın alan veya satanlar, Türk Ceza Kanununun
188 inci maddesine göre cezalandırılır.” MADDE
81- 21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri
Derleme Kanununun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
10- Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimleri müddeti içinde
vermeyenlere mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ayrıca, verilmesi gereken basma yazı ve resimlere elkonularak
Milli Eğitim Bakanlığına devredilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.” MADDE
82- 27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Pamuk Islahı Kanununun 7 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından
üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
83- 11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun 11 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İzinsiz
ve fakat kanunun hükümlerine uygun olarak çeltik ekenlere ektikleri her dekar
için elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz yapılan çeltik ekimi
aynı zamanda bu Kanunun ve bu Kanuna göre yapılacak idarî ve fenni
talimatların hükümlerine uygun olmazsa, ekilen her dekar için yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Ayrıca, komisyonca gerek görülmesi ve karar
verilmesi hâlinde zabıta kuvvetleriyle bu gibi çeltikliklerin suyu da
kesilir.” MADDE
84- 3039 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Sıhhi zararı
olduğu hâlde istenildiği zaman sularının tamamen ve az zamanda boşaltılmasını
temin edecek savakları olan bendlerin uzaklığı kesik sulama usulünde olduğu
gibidir. Bu bendlerin çeltik arkları gibi muayyen zamanlarda açılıp sulara
serbest akıntı verilmesi gerekir. Bu hükümlere aykırı hareket edenlere,
ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çeltik biçildikten sonra ertesi
yıl ekim hazırlıklarına başlanıncaya kadar çeltikliklerin yine su altında
bırakılması yasaktır. Ancak milleme, zararlı hayvanların öldürülmesi gibi
maksadlarla sıtma sürfelerinin yaşamayacağı kış ayları içinde bu yerlerin su
altında bırakılmasına komisyonca izin verilebilir. Başka zamanlarda ise bir
haftaya kadar izin verilebilir. Bunun aksini yapanlara her dekar için on Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
85- 3039 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
22- Kesik sulama tatbik olunan yerlerde çeltik komisyonunun tespit ettiği
zamanlarda çeltik tarlalarını tamamen susuz bırakmayanlara ve bu maksadlarla
suyu kesik ana arkların suyunu açmak teşebbüsünde bulunanlara yüzelli Türk
lirası idarî para cezası verilir ve tekrarında bunları yapanların suları
büsbütün kesilir.” MADDE
86- 3039 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
27- Çeltikliklerde çalıştırılan işçilerin sıhhatlerinin korunması için
konulan hükümlere aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yapmayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tekrarlayanlara bu
ceza verilmekle beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.” MADDE
87- 3039 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
28- Bu Kanun hükümleri içinde çeltikliklerin yeniden yapılması, idare ve
ıslahı, suların sevk ve idaresi ve bunun gibi hususlar hakkında bu Kanunda
yazılı yasaklara aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yerine getirmeyenlere ve çeltik komisyonu kararlarını yapmayanlara yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu fiilin tekrarı hâlinde bu ceza
verilmekle beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.” MADDE
88- 3039 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
30- Bu Kanunda yazılı idarî para cezalarına çeltik komisyonlarınca karar
verilir.” MADDE
89- 3039 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
31- Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu hükümlerine göre tahsil olunarak ilgili il özel idaresinin
hesabına aktarılır. Hususi
idareler, buna karşı her yıl bütçelerine çeltik ekimi için, çeltik
komisyonunca yapılacak masrafa karşılık olmak üzere gelir kısmına koyduğu
gelir kadar masraf kısmına da aynı tahsisatı koymak mecburiyetindedir. Şu
kadar ki, hususi idareler, herhangi bir zamanda gelirden karşılığı olmadıkça
sarfiyat yapamazlar. Her yıl içinde kalan para hususi idarelerce çeltik
komisyonu emrine o yerin Ziraat Bankasına yatırılır. Bu para çeltik
komisyonunun teklifi ve Ziraat Vekilliğinin imzasıyla mahallî çeltik
işlerinin ileri götürülmesi hususlarında kullanılır ve yıl sonunda bu
sarfiyatın hesabı Ziraat Vekilliğine verilir. Çeltik
komisyonlarının masrafları için komisyon nam ve hesabına hususi idarelerce
tahsil edilmiş para bulunmadığı takdirde bu işler için icab eden tahsisat
Ziraat Vekilliğince hususi idarelere verilir. Şu kadar ki; masraf geliri
aşarsa karşılığı Ziraat Vekilliği bütçesinde Çeltik Ekimi Kanununun tatbiki
masrafı adı ile açılacak fasıldan hususi muhasebeler emrine tediye olunur. MADDE
90- 3039 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
33- Çeltik komisyonunun memur olmayan üyeleri ve mutemet heyetleri üyeleriyle
su korucularına karşı, vazifelerini yaptıkları sırada, suç işleyenler
hakkında, Türk Ceza Kanununun kamu görevlileri aleyhine suç işleyenlere dair
olan hükümleri tatbik olunur.” MADDE
91- 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve
Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 11-
Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan
kişiye üçbin Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise,
beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” MADDE
92- 3153 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
13- 3 üncü maddede adı geçen nizamnamedeki vasıf ve şartlara uygun olmayan
cihazları kullananlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.” MADDE
93- 17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının
Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 7 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
7- Yasaklanmış olmasına rağmen, 1 inci maddede yazılı hurdaları; a) Yurt
dışına çıkarmaya teşebbüs edenlere bin Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar, b)Yurt
dışına çıkaranlara hurdanın piyasa değerinin iki katı, idarî
para cezası verilir. Ayrıca,
birinci fıkranın (a) bendinde sayılı kabahat konusu eşyaya elkonulur ve
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu
maddede yazılı olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından
verilir. Mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilen hurda, askerî fabrikalara teslim edilir.” MADDE
94- 17/6/1938 tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık
Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “Yukarıdaki
madde hükümlerine aykırı harekette bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” MADDE
95- 20/6/1938 tarihli ve 3468 sayılı Pul ve Kıymetli Kağıtların
Bayiler ve Memurlar Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı
Verilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE
5- Pul ve kıymetli kâğıt bayiliği yapabilmek için mahallin en büyük maliye
memurundan ruhsat tezkeresi almak şarttır. Noterler ve kendilerine izin
verilen memurlar bu kayidden müstesnadır. Ruhsat
tezkeresi almaksızın pul ve kıymetli kâğıt satanlara, almakla yükümlü oldukları
ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir. İzin
almaksızın pul ve kıymetli kâğıt satan memurlara, bulundukları mahalle mahsus
bayi ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir. Pul ve
kıymetli kâğıtları kıymetinden fazla bedelle satanlara fazla bedelle sattığı
pul ve kıymetli kâğıt bedellerinin beş misli idarî para cezası verilir.
Ancak, verilecek idarî para cezasının miktarı yüz Türk Lirasından az olamaz.
Tekrarı hâlinde bayilerin ruhsat tezkeresi iptal edilir ve bir daha
kendilerine ruhsat tezkeresi verilmez.” MADDE
96- 3468 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. “MADDE
6- 5 inci maddede yazılı idarî yaptırımlara karar vermeye defterdar veya mal
müdürü yetkilidir.” MADDE
97- 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve
Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu
hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç
aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” MADDE
98- 3573 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıdaki fıkra gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde | |||||||||