|
TELEKOMÜNİKASYON KURUL BAŞKANI DOÇ. DR.
ÖMER ARASIL'IN 17 MAYIS 2004
TARİHİNDE UZAK MESAFE TELEFON HİZMETLERİ
İŞLETMECİLİĞİ LİSANS TÖRENİN'DE YAPTIĞI
KONUŞMA
Telekomünikasyon
sektörünün ve basınımızın değerli
temsilcileri, hanımefendiler,
beyefendiler. Öncelikle her zaman olduğu
gibi temsilinden büyük gurur duyduğum
Telekomünikasyon Kurumu adına bu çok mutlu
günümüzde, bizlerle bu mutluluğu paylaşma
nezaketini gösterdiğiniz, bizleri
şereflendirdiğiniz için hepinize Kurumum
adına ve Kurulum adına en samimi
şükranlarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Aslında hepinizin malumu
özelleştirme, serbestleştirme ve düzenleme
konseptleri birbiri ile bağlantılı olan,
birbirini tamamlayıcı olan üç kavram.
Bugün burada gerçekten hem Dünya
Telekomünikasyon Gününde hem de
sektörümüzün uzun süredir –ki bu uzun süre
bize has bir gecikme, siyasete has bir
gecikme değil- hemen bunu tırnak içinde
belirteyim, hukuki düzenlemelerin
gerektirdiği süreçten sonra, ilk defa
gelişmiş ülke örneklerinden de
gözlemlendiği gibi çok önemli bir
kilometre taşını oluşturan, sembolik bir
nitelik taşıyan, Uzak Mesafe Telefon
Hizmeti İşletmeciliğinin yetkilendirmesine
başlıyoruz. Bugüne kadar yerleşik
işletmeci olarak tanımladığımız Türk
Telekom’a telekomünikasyon sektörünün
bugünlere gelmesine verdiği katkı, büyük
emekler için hepinizin önünde şükranlarımı
arz etmekten çok büyük bir mutluluk
duyuyorum ve bunu bir görev telakki
ediyorum. Bundan sonra da Türk Telekom
büyük ağabeyimiz olarak yeni
işletmecilerimizin güçlenmesine, sektörde
sürdürülebilir bir rekabet ortamının
tesisine elinden gelen katkıyı
gösterecektir. Düzenlemelerde,
biliyorsunuz demokrasilerin vazgeçilmez
belirleyicilerinden olan, milletin
tevecühünü kazanan siyasi iradenin
geliştirdiği politikalar ve stratejiler
doğrultusunda hareket etmek en temel
görevimiz. Bu anlamda Sayın Ulaştırma
Bakanımızın himayelerinde hükümetimize
bize verdikleri destek, yol gösterici
özellikleri nedeni ile gerçekten teşekkürü
bir borç biliyorum. Burada sektörümüzün
politika ve strateji belirleyen iradesi,
düzenleyici kurum olarak Telekomünikasyon
Kurumu ve sosyal paydaşlarımız olan siz
işletmecilerin son derece uyum içerisinde
ahenkli bir biçimde ve bizim yaptığımız
düzenlemelerin sizlerle paylaşılarak
ortaya çıkması ancak bu işbirliğinin
gerçekleşmesi ile mümkün olabilirdi ve
oldu da. Hakikaten kurum olarak sektör
olarak çok mutluyuz. Bazı mutlu günler
vardır, bu mutlulukları anlatmak için
kelimeler yetmez. Aslında söyleyeceğim,
söylenecek o kadar çok güzel şey var ki.
Ama bunları bir mantık silsilesinden
koparıp karıştırmak istemiyorum sadece
şunu söylemek istiyorum bugün hukuki
olarak yetkilendirmesine başladığımız
hepsi birbirinden kıymetli
işletmecilerimiz bundan sonra ki süreçte
de hukukun, ikincil mevzuatların
belirlediği, tanımlar ve çerçeve
doğrultusunda yetkilendirilmeye devam
edeceklerdir. Uzak Mesafe Telefon
Hizmetleri İşletmeciliğinin 6 ay - 1
yıllık kısa dönem süreci içerisinde sadece
yerleşik operatörün değil, ülke
ekonomisinde de toplam telekomünikasyon
gelirlerini artırıcı çok önemli etkileri
gözlenmiştir. Bizim ülkemizde özellikle
uzun bir süredir gerçekleştirmeye
çalıştığımız bu yetkilendirmede şu ana
kadar 71 şirketimiz bu hizmeti vermek için
müracaat etti. Bugün burada 27
şirketimizin yetki belgelerini
dağıtacağız. Bunlardan 7 şirketimiz A
tipi, 13 şirketimiz B tipi ve yine 7
şirketimiz
C tipi lisans almaya
hak kazanıyorlar ya da kendileri öyle
talep ettikleri ve koşulları yerine
getirdikleri için öyle
yetkilendirilecekler.
Mutluluk veren bir
olay ülke deneyimlerine bakarak
olumsuzlukların kendi sektörümüzde
yaşamayacağına dair çok önemli
göstergelere rastlıyoruz. Nedir bunlar?
Şirketlerimizin 6,5 - 7 ay gibi kısa
sürede 2004 yılının sonuna kadar olan
süreçte bize sunmuş oldukları dosyalarda
planladıkları yatırım harcamaları
bekledikleri gelirin 4/1’i ya da başka bir
ifade ile planladıkları yatırım
harcamaları ve maliyetlerinin yaklaşık 4,5
katı büyüklüğünde bir gelir öngörüyorlar.
1.4 milyar dolarlık bir uzak mesafe
telefon hizmeti pazarının % 10’larının
bile bu kısa sürede paylaşıldığı bu süre
için gerçekten ekonomiye sadece yeni
işletmecilerin girmesinin yanı sıra
ortalama 20 nitelikli yetişmiş insan
gücünün istihdam edildiği bir ortamda artı
arama kartı hizmetleri, bayilikler,
tanıtım gibi birtakım ek katma değer
sağlayıcı ve istihdam imkanları sağlayan
yan hizmetleri de dahil ettiğimizde kısa
sürede binleri aşan bir istihdam olanağına
kavuşacağımızı görüyoruz. Bu tabii çok
mutluluk verici ancak, statik bir sürecin
6 aylık tanımlaması dünya örnekleri yine
4-5 katına yakın bir büyüklüğün 2 sene
içerisinde pazar anlamında gerçekleştiğini
ortaya koyuyor. Bizde 2007’ye kadar 4,5- 5
milyar dolarlık bir uzak mesafe telefon
hizmetleri pazarı oluşacağını umuyoruz.
Burada dikkat ettiğimiz en temel husus
sektöre giren işletmecilerimizin her 1
lirasının en az onlar kadar bizler
tarafından da düşünüldüğü ve bazı
piyasalarda gördüğümüz kaotik ortamın
yaşanmaması için azami özenin
gösterilmesi. Burada sürdürülebilir bir
rekabet ortamının tesisine yönelik
düzenlemelerimizin ve denetlemelerimizin
yanı sıra nihai amacımız olan
tüketicilerimizin çok çeşitli ve kaliteli
hizmetler arasından seçme imkanına
kavuşmuş olması daha büyük bir mutluluk.
Yine ampirik kanıtlar şunu doğruluyor ki
yerleşik operatör uzak mesafe telefon
hizmetlerinin yetkilendirilmesinde kısa
bir süre doğal olarak gelir kaybetse dahi
toplamda gelirlerini artırıyor. Yani
sonuçta herkes kazanıyor. Sadece sektör
değil, tüketicler ve toplumsal refah
ölçülebilir anlamda ekonomik büyümeye çok
önemli katkılar sağlayan bir sektör ve çok
önemli bir yetkilendirme türü.
Ben burada bu
yetkilendirilmenin gerçekleştirilmesinde
siyasi idaresini başta söylediğim gibi her
zaman bizim yanımızda kullanarak büyük
destek veren Sayın Bakanımıza ve tabiiki
kendilerinin bünyesinde olduğu
hükümetimize tekrar sonsuz şükranlarımı
sunuyor, sektörümüze nice yeni imkanları,
nice böyle mutlu günleri birlikte
paylaşmak dileğiyle bol kazançlı,
bereketli günler diliyorum. Allah’tan
hayırlara vesile olmasını niyaz ediyor,
saygılar sunuyorum.
|