Ropörtaj
Site Haritası | Ücretsiz Üyelik | Site İçi Arama | Erişim | E-Posta | ANA SAYFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

English 

 
 

 

 

 

   ET

12.12.2005

NTV – NTV’ye Sorun (*)

 

 

Celal Pir: Evet haftanın ilk NTV'ye Sorun programıyla yeniden karşınızdayız. Değerli izleyeler bugünkü programımızda kayıt dışı cep telefonlarının kayıt altına alınması konusunu ele alacağız. Operatörler kayıt dışı telefonlara mesaj göndermeye devam ediyor. Telefonların kayıt altına alınması için tanınan süre ise yarın dolacak. Telefonların kayıt altına alınması için tanınan süre uzatılacak mı? 12 Haziran'dan sonra alınan telefonlar için şu an ne yapılabilir? Bundan sonra piyasada kayıt dışı telefon olamayacağı kesin mi? Bu soruları ve sizden gelecek çok sayıda soruyu Telekomünikasyon Kurumu Başkanı sayın Doktor Tayfun Acarer Ankara stüdyomuzdan canlı yayında yanıtlayacak. Sayın Tayfun Acarer hoşgeldiniz efendim.

Tayfun Acarer: Teşekkür ederim Celal bey.

Celal Pir: Hemen sorularla başlayalım. İzninizle bir öğrenciden gelen sayın Kayhan Kaçar’dan gelen soruyu aktarayım, diyor ki; “Cep telefonlarının kayıt altına alınması için verilen süre uzatılacak mı? Uzatılmayacaksa 12 Aralık'tan sonra ne olacak?” Buyrun efendim.

Tayfun Acarer: Şimdi 12 Aralık’ı önce 13 Aralık diye düzelteyim. Biliyorsunuz 5392 sayılı kanunda buradaki süreç belirlenmiş, 13 Aralık’tan sonra bu kayıt dışı telefonlarla ilgili işlemlere başlanacak ama bu 14 Aralık’ta tüm kayıt dışı telefonlardan, kayıt altına alınamayanların bloke edileceği anlamına gelmez. 13 Aralık’tan sonra GSM işletmecilerinle oturup tekrar son durumu değerlendireceğiz. Muhtemelen bu arada belki tereddüt hasıl eden olaylar olacaktır. Bu operatörler aracılığıyla abonelere tekrar belki birer kez daha mesaj çekilecek, tereddüt arz eden aboneler için.

Celal Pir: Yani herkese tekrar bir mesaj gönderilmeyecek, tereddüt ortaya çıkarsa.

Tayfun Acarer: Evet doğru.

Celal Pir: Peki uzatma söz konusu olabilir mi?

Tayfun Acarer: Biliyorsunuz bununla ilgili bir kanun çıktı. O nedenle ancak değişiklik yasama organının vereceği kararla olabilir yani ilave bir kanunla olabilir. Bu konuda da herhangi bir gelişme yok şu ana kadar.

Celal Pir: Bu yönde çok soru var sayın Acarer. Özellikle şunun için soruyor izleyenlerimiz; 6 aylık süre vardı ama operatörler ya da kurumlar son 1 ayda harekete geçmiş havasını yarattılar ve son 2 haftada zannediyorum sürekli mesajlar gelmeye başladı. Dolayısıyla 6 aylık sürenin önemli bir bölümünü boş geçmiş sayılıyor. Dolayısıyla kamu otoritesinin ortaya koyduğu zaafı neden vatandaşlar olarak biz sıkışıklık halinde çekiyoruz diyorlar. Buna bir yanıtınız varsa onu da alayım.

Tayfun Acarer: Şimdi Celal bey bildiğiniz gibi kanun 13 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girdi. O nedenle 6 ay değil bir kere 5 aylık bir süreç söz konusu. İkincisi kanun yürürlüğe girdikten sonra yürütme organı olarak bize görev verildi. Bununla ilgili de bir dizi toplantılar başladı. Mevcut abone kayıtları gözden geçirildi ve bu abonelere sms gönderilmesiyle ilgili de yeterli bir süreç verildi. Zaten burada dikkat ederseniz biz kanunu aboneleri mağdur etmeyecek şekilde yorumladık. Burada da abone merkezlerine abonelerin gitmesi yerine GSM işletmecileriyle yaptığımız görüşmelerde ki onlarda son derece anlayışla karşıladılar. SMS mesajları göndererek otomatik kayıt alma yöntemini geliştirdik. O nedenle de çok büyük sayıda abonenin abone merkezlerine gitmeden değişik alternatif çözümlerle bu telefonlarını kayıt altına alınması yöntemi geliştirildi.

Celal Pir: Peki izninizle efendim şimdi bir şoför sayın Selim Yavuzkal bir soru aktarmış, onu aktarmak istiyorum. Diyor ki; “Faturalı ve garantili cep telefonlarına da kayıt dışıdır diye mesaj geliyor. Bu mesajı alanlar ne yapmalı?” Ne dersiniz kendisine?

Tayfun Acarer: Şimdi Celal bey öncelikle şunu açıklamak istiyorum; bu tahmin ediyorum NTV’de katıldığım herhalde dördüncü program ve sizler bu programı defalarca daha sonra da tekrarlıyorsunuz. Ben diğer haber ağırlıklı kanallarda da bir çok kez bu tür şeylere katıldım ve bunu detaylı bir şekilde açıklamaya çalıştım. Şimdi genelde abonelerin sim kartları değişmiyor, yani kullandığınız telefon numarası değişmiyor, o numara hep aynı. Değişen makineler. Yani yaklaşık 7-8 yıllık kullanım süreci içinde bir abone 4 ya da 5 tane makine değiştirebiliyor. Bu makinelerden bir kısmı kayıt dışı. Bu son kullandığı olmayabilir, daha önce kullandığı makinelerden örneğin 2 tanesi kayıt dışı olabilir. Şimdi bu gelen mesajların içeriğine dikkat edilmesi lazım, benim özellikle hatırlarsanız dana önceki programlarda da ısrarla söylediğim şey; gelen mesajların içeriğini lütfen kontrol edin. Gelen mesajların içeriğinde muhtemelen belirtilen IMEI numarası o anda kullandığı makinenin numarası değildir. Daha önce kullanmış olduğu bir makineye aittir. GSM işletmecilerinden gelen mesajlarda bunu kabul etmiyorsunuz Hayır’a basın şeklinde bir de seçenek sunuluyor.

Celal Pir: Evet doğru.

Tayfun Acarer: Yani telefonunuz kayıt dışıdır, bunu hediye cell’den örneğin veya chip puandan karşılayacağız. Sizin herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor, biz kayıt altına alıyoruz, bundan sonra bir soru soruluyor, diyor ki; kabul etmiyorsunuz bunu Hayır’a basın. Şimdi bunun kabul edilmemesinin bir anlamı olabilir. Orada mesajda belirtilen seri numarası yani IMEI numarası, son kullandığı o anki makinenin seri numarası değildir. Yani daha önce kullanmış olduğu bir makinedir, o yüzden abone bunu kabul etmeyebilir ama ben bunun özellikle dikkat edillmesini istirham etmiştim daha önceden. Gelen mesajların içeriğindeki IMEI numarasının kullanılan makinenin IMEI numarasıyla aynı olup olmadığını dikkat edilmesi, başka bir IMEI numarası ise muhtemelen daha önce kullanılan makinelerden birinin IMEI numarası olması çok muhtemel olduğu, bu nedenle de kabul edilmeyebileceğini söylemiştim ama herhalde buna dikkat edilmiyor tam.

Celal Pir: Şimdi şunu sormak istiyorum; diyelim ki Celal Pir, 10 yıldır telefon kullanıyor, 6 tane telefon değiştirmiş. Şu son telefonu kayıtlı ama bundan önceki 5 telefonundan 3’ü kayıtsız mesela diyelim, öyle kayıt dışı. Bana gelen o 3 mesaja hayır mı demem gerekiyor? Yani şu anda başkası kullanıyor olabilir belki bilmiyorum.

Tayfun Acarer: Evet yani o nedenle hayır dememeniz daha doğru. Örneğin yakınınıza vermişinizdir, çocuğunuza vermişsinizdir, o kullanıyordur. O nedenle hayır demezseniz zaten herhangi bir işlem yapılmıyor o makine kayıt altına alınıyor.

Celal Pir: Ama benden o zaman 5 tane ya da 4 tane 5 lira kesilmiş oluyor öyle mi?

Tayfun Acarer: Şimdi şöyle; zaten 5 YTL’yi de GSM işletmecileriyle yaptığımız toplantıda değişik formüller geliştirildi bunlarla ilgili. İşte çoğu da hediye cell işte hediye puan, chip puan şeklinde uygulamalarla bunu faturaya da yansıtmadan çok büyük oranda faturaya da yansıtmadan çözüm yoluna gidildi.

Celal Pir: Anladım. Peki yani bize gelen eğer IMEI numarası farklıysa onu hayır diyerek reddetme şansımız var, bunu kullanalım diyorum.

Tayfun Acarer: Tabi.

Celal Pir: Peki ben bir bankacıyla söz vereceğim izninizle. Erdal Karadağ sorusunu size aktaracak. “12 Temmuz'dan sonra yapılan kaçak cep telefonlarda nasıl davranmalı? IMEInumaralarını nasıl takip edebilmeli?” Evet.

Tayfun Acarer: 12 Temmuz’dan sonra kayıt dışı bir telefon ise bu kanunda öngörüldüğü şekliyle bunun daha sonradan bloke edilmesi söz konusu. Onunla ilgili Gsm işletmecileriyle görüşme yapılıyor. Bu gerçekten 13 Temmuz’dan sonra mı kullanıma girdi, bu kesin midir şeklinde. Dediğim gibi 13 Aralık’tan sonra bu konuda Gsm işletmecilerinden görüşmeler yapılarak bu konu sonuçlandırılacak.

Celal Pir: Yani şu anda net bir cevap veremiyoruz, evet kapatılacak, hayır kapatılmayacak, belki bir yol vardır diye. Şu anda görüşmeler sürüyor diyeceğiz sadece öyle mi?

Tayfun Acarer: Evet.

Celal Pir: Peki. Efendim izninizle bir serbest meslek sahibi sayın Necdet Kerse sorusunu aktarmak istiyor size, alıyoruz hemen soruyu. “Bazı işyerlerimiz, mağazalarımız hep ikinci el telefon satılıyor. Yani bunun neyine, vatandaş olarak neyine biz dikkat edelim? Yani özellikle de bizim dikkat etmek istediğimizde budur yani vatandaş olaraktan yani ben 2 sefer ikinci el telefon aldım, ikisi de kaçak çıktı. Yani özellikle neyi istemeliyiz?” Tayfun bey buyrun.

Tayfun Acarer: Celal bey hatırlarsanız daha öncede bu konuya değinmiştim, bir kanunun en önemli unsurlarından bir tanesi de halen ikinci ellerde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması. Yine hatırlarsanız demiştim ki; Türkiye Avrupa ülkeleri içinde bir telefon makinesini en az kullanan ülkelerden bir tanesi. Yaklaşık 2 yılın altında bir süreç normal Türkiye’de cep telefonunun kullanım ömrü ve ikinci eller de tercih edilmiyor. İkinci ellerin tercih edilmeyişindeki en önemli etken de bunların herhangi bir garantiyi içermemesi ve vatandaşların deminki beyefendi olduğu gibi değişik uygulamalarla mağdur olmaları. İkinci elle ilgili bundan sonraki hazırlanacak yönetmelik kanunda öngörüldüğü üzere, mutlaka ikinci el telefonların ikinci el bayileri tarafından satışa sunulması, dolayısıyla ikinci el bayilerinin bu telefonlarla ilgili belirlenecek süreç kadar, örneğin 6 ay veya 1 yıl bu makinelerin garantilerini üstlenmeleri ve mutlaka bunun bir kayıt sistemi içinde üçüncü şahsa geçmesi. Bununla ilgili çalışmalar tahmin ediyorum bu ayın sonuna kadar sonuçlanacak.

Celal Pir: Efendim yine bir serbest meslek sahibi Ünal Batal bir soru aktarmış bize, hemen o soruyu alalım.Bundan sonra kaçak telefon girişleri nasıl önlenecek?” Evet.

Tayfun Acarer: Şimdi biliyorsunuz şu anda bir geçiş süreci yaşanıyor. Bu süreç muhtemelen 1-2 hafta daha sürecek. Ondan sonra bu kayıt dışı telefonlarla ilgili bu yasa uygulamaya tekrar devam edecek ama bundan sonra Türkiye’ye yeni giren makinelerle ilgili. Şimdi bu mevcut kayıt dışı telefonlarla ilgili sorunu biz çözmeye çalışıyoruz ama ondan sonra çok daha kolay bir şekilde bu telefon makinelerinin kayıtlı olup olmadıkları kontrol edilecek. Çünkü bunu bundan sonra abonelerde makine aldıkları zaman çok daha rahat kontrol etme olanağı olacak. Herşeyden evvel bir kere öncelikle faturalı olmasına dikkat etmeleri gerekiyor abonelerin. Daha sonra makineyi aldıkları yerde bunun kayıtlı olup olmadığını hemen online olarak görmeleri mümkün olacak.

Celal Pir: Bu arada bir soru aktarabilir miyim aklıma gelmişken, belki konuyu pekiştirmek açısından. Bundan sonra Türk vatandaşları yurtdışından telefon satın alamayacaklar mı?

Tayfun Acarer: Biliyorsunuz Avrupa müktesebatı içinde bu mobil türü makinelerin serbestçe dolaşımı söz konusu. Bireysel olarak tabi toplu olarak değil. Bireysel olarak yurtdışına gittiğinizde beğendiğiniz bir makineyi alıp Türkiye’ye getirebilirsiniz ve bu makineyi de kaydettirmeniz gerekiyor. Tabi burada öncelikle bu yurtdışından aldığınız makinede de sorun olabilir. Orada öncelikle bir seri numarasını kontrol etmekte yarar var. Buraya geldikten sonra da pasaportunuzla beraber abone merkezine gittiğinizde bu makineyi sim kartınızla ilişiklendireceksiniz, bunda herhangi bir sorun yok.

Celal Pir: Herhangi bir ücret ödeniyor mu?

Tayfun Acarer: Hayır herhagi bir ücret ödenmeyecek. Ancak tabi faturanızı, yurtdışından aldığınız bu makinenin faturasını ibraz etmeniz gerekecek artı bir de pasaportunuzu göstermeniz gerekecek. Gerçekten yurtdışına çıkıp çıkmadığınızın abone merkezindeki arkadaşlar tarafından  anlaşılması için.

Celal Pir: Peki efendim izninizle bir serbest meslek sahibi sayın Turan Elmas sorusunu aktarmak istiyormuş, alalım hemen. “Bizim cep telefonlarımız, bana da aynı mesaj geldi, biz cep telefonumuza mesaj geldikten sonra bayilere falan gittik. Bunlar Ocak’tan sonra mı kapatılacak, yoksa Ağustos'tan sonra mı? bunu anlamadım.” Benzer konuda çok sayıda soru geliyor yani 13’ünden sonra hemen kapatılacak mı? Yok Ocak’ta mı kapatılacak, Ağustos’ta mı kapatılacak? Bu konuda bizi bilgilendirebilir misiniz tekrar? Zannediyorum kafa karışıklığı var orada.

Tayfun Acarer: Şimdi Celal bey ilk sorudan sonra da bu konuda açıklama yapmıştım, hatırlarsanız. 13 Aralık’tan sonra biz Gsm işletmecileriyle, onların genel müdürleriyle oturup tekrar konuyu değerlendireceğiz. Kaç tane bloke edilecek telefon var, bunların sorunu nedir şeklinde. Şöyle bir örnek vereyim ben size; biliyorsunuz deminde söylediğim gibi bu kayıt işleminin biz abonelerin kendilerinin yapmaması, çok büyük sayıda kuyrukların oluşmaması, abonelerin mağdur olmaması, vakit kaybetmemeleri için uzunca bir süre işletmecilerle yaptığımız görüşmelerde otomatik kayıt yöntemini getirdik. Siz herhangi bir işlem yapmadan hatta evet ya da hayır’ı tuşlamadan sizin makinenizin kayıt altına alınmasıyla ilgili formüller geliştirdik. Şimdi burada gelen mesajın içeriği şöyle, genellikle; telefonunuz kayıt dışıdır, 5 YTL karşılığında kayıt altına alınacaktır, bu kayıt 5 YTL’lik ücret hediye puanınızdan, hediye cell’den, chip puanınızdan düşülecektir şeklinde, kabul etmiyorsanız Hayır’a basın. Yani bu ne demektir? Hiçbir şey yapmıyorsanız zaten kayıt altına alınacak demektir. Şimdi yine Gsm işletmecileriyle yaptığımız görüşmede bir çok kişinin Hayır’a bastığını tespit ettik. Daha sonra da bunun nedenini araştırdık ve alınan istatistiki veriler çok ilginç. Neredeyse yüzde 90’ı yanlışlıkla Hayır’a bastım diyor veya ben zaten başka operatördeyim, bu operatörü zaten kullanmıyorum, kapatabilirsiniz anlamında cevaplar veriyor. Şimdi Hayır’a basanlarla ilgili şimdi bir kere daha mesaj gönderilmesi istedik. Gerçekten Hayır’ı istiyor musunuz yani gerçekten kapanmasını mı istiyorsunuz şeklinde. Muhtemelen pek çok kısmı, pek çok abone bundan vazgeçecektir. İşte bunları konuşacağız 13 Aralık’tan sonra. Muhtemelen bu süreç bir kaç gün daha uzayacak. Emin olduklarımızı kapatacağız.

Celal Pir: Şimdi burada ilginç bir not var önümde. Bir serbest meslek sahibi Mesut Şahin bir soru sormuş. Belki bu biraz daha farklı ve açıklayıcı olabilir. Önce bu soruyu bir alalım izleyicimizden.Benim telefonum bundan kısa süre önce çalındı. Şimdi telefonuma benim mesaj geliyor, ben buna hayır diyorum fakat benim hayır dememe rağmen bu telefonumu çalan kişi evet diye çabalıyorsa bu ne olacak? Bunun sonucu ne olacak? Onu çok merak ediyorum.” Evet. Buradaki sorunun kritik noktası şu; diyelim ki benim telefonum beyefendinin telefonu gibi çalındı. Bana mesaj geliyor, diyorsunuz ki eğer Evet dersen telefonun devam edecek. Ben Hayır dedim. Ona da mesaj gidiyor mu, çalan adamın numarasına?

Tayfun Acarer: Şimdi Celal bey zaten bu çalıntı olayı emniyete intikal etmişse zaten emniyetten gelen kayıtlara göre 13 Aralık’tan sonra ilk kapatılacak, bloke edilecek telefonlar bunlar olacak.

Celal Pir: Yani Evet desenizde kapatacaksınız değil mi?

Tayfun Acarer: Yani Evet dense de, Hayır dense de bize resmi olarak emniyet genel müdürlüğünden intikal eden bilgiler doğrultusunda biz binlerce çalıntı veya kayıp olan telefonları zaten kapatacağız yani o nedenle Evet, Hayır fazla bir anlam ifade etmiyor ve dediğim gibi çalıntı telefonlara ilişkin sim karta mesaj gönderildiği zaman abonenin buna hayır demesi halinde bu telefon bloke edilecektir.

Celal Pir: Anladım. Bir serbest meslek sahibi sayın Kemal Yereli diyor ki;12 milyon telefonunun kaçak olduğu söyleniyor. Bu 12 milyon telefondan alınacak 5'er milyon çok büyük para ediyor. Bu para ne için kullanılacak?” Zannediyorum klonlanmışlarla birlikte 18 milyondan telefondan bahsediliyor. Bize vatandaşlarımızın gönderdiği hesaba göre 60 ila 66 milyon dolarlık bir rakamdan bahsediliyor. Bu para tümüyle devletin kasasına mı kalıyor, yoksa bölüşülüyor mu? Operatörlerde buradan bir menfeat elde ediyorlar mı? Bunları bizimle paylaşır mısınız?

Tayfun Acarer: Bu konu çok net bir şekilde tanımlanmış. Bu paranın bir kısmı Gsm operatörlerine yapmış oldukları işlevlerden dolayı, göndermiş oldukları sms’lerden dolayı veriliyor. Bir kısmı da bununla ilgili gerekli altyapının, teknik altyapının kurulması için TK’ya bırakılıyor. Buradaki rakam işte dediğiniz gibi yaklaşık 50-60 milyon dolar civarında ama ben rakamın o kadar tutacağını da düşünmüyorum. Çünkü birincisi; faturası olan abonelerin bir kısmı benim faturam var diyerek buna itiraz ediyor ve 5 YTL bunlardan kesilmeyecek. İkincisi, daha da önemlisi; bir makinenin birden fazla sim kartı olacağı için burada mükerrer operatörler ortaya çıkacak yani 20 milyon veya 18 milyon. Aslında tam 18 milyon abone değil, belki 12-13 milyon abone demektir. O nedenle rakam daha da düşecektir diye düşünüyorum. Dediğim gibi yani gerekli teknik altyapının kurulması ki bu ihale sürecinde şu anda. İkincisi de GSM işletmecilerine göndermiş oldukları, defalarca gönderdikleri sms’ler karşılığında ödenecek ücret.

Celal Pir: Anladım. Bir öğrenci efendim sayın Metin Tereli diyor ki; “Cep telefonuma operatörden “telefonunuz klonlanmıştır, kullanım sadece bir numarayla kısıtlı olabilir” diye bir mesaj geldi. Şimdi benim ne yapmam lazım?” Zannediyorum 6 milyon klonlanmış telefondan bahsediyorduk.

Tayfun Acarer: Şimdi yine yasadaki biz hükmü abonelerin mağdur olmayacak şekilde yorumladık. Şimdi klonlama olayı bildiğiniz gibi basit bir olay değil Celal bey. Yanlış bir seri numarası var orada. Öncelikle onu sildireceksiniz ve yeni IMEI numarasını oraya programlayacaksınız. Bu hakikaten basit bir olay değil ve ciddi bir süreci içeriyor. 6 milyon en az, 6 milyon klonlanmış makineden bahsediyoruz. Yani her makine için yarım saat uğraşıldığını düşünün, çarpı 6 milyon. Yani bırakın 5 ayı, 5 sene bile buna zor yeter.Yapılacak bizim önerdiğimiz uygulama neydi; bunlardan 5 YTL yine hediye cell, chip puan şeklinde karşılamak artı klonlanmış makineyle sim karşı eşleştirmek. Yani bizim abonelere empoze ettiğimiz şey şu; bu makineyi kullanmaya devam edin, atmayın. Neticede bu milli ekonomide bir değer taşıyor. Bunu atmayın, ancak başka SIM kartta takmayın buna.

Celal Pir: Anladım.

Tayfun Acarer: O makineyi çok seviyorsunuz, bütün değişik sim kartlarla kullanmak istiyorsanız o zaman bakım merkezlerine gidip makinenizdeki klonlamayı kaldırtın.

Celal Pir: Tayfun bey burada çok önemli bir şey var. O da şu; bu klonlanmış makinelerin bir bölümü bu bize bu makineleri satanların yaptığı nasıl tabir edelim terbiyesizlik diyelim yani onlar aynı makineden 10 tane, 20 tane, 100 tane, 1000 tane klonlamışlar. Bunu öğrendiğimiz kadarıyla da yayınlarda 1111, 2222 diye binlerce yaratmışlar. Bunların faturası bizde varsa veya faturası da yoksa bunların çıkış yerleri belli değil mi, belli. Bu adamlarla uğraşılmayacak mı? Hep vatandaşla mı uğraşılacak? Yani bunları vatandaşa satan, haksız yere kazanç elde eden, devletin vergisini de cebine atmış olanların yanına kar mı kalacak? Biz 5 lira ödeyelim ama onlar hiç 5 kuruş ödemeyecekler mi? Bu yönde hakikaten vatandaşlarımızdan çok sayıda soru var.

Tayfun Acarer: Celal bey kanunda zaten bu dedikleriniz tamamıyle öngörülüyor. Yani burada olayı ikiye ayırmak lazım. Birincisi abonenin mağdur olmayacak şekilde görüşmeye devam etmesi, makinesinin bloke edilmemesi. Bizim getirdiğimiz formül bu. Yani makineyle sim kartı eşleştirerek makineyi bloke edilmemesi için bir yöntem geliştiriyoruz ama kanunda öngörüldüğü şekilde eğer özellikle faturanız varsa bunu da kanuni yöntemlerle o satın aldığınız yere suç duyurusunda bulmanız mümkün savcılıklara. Zaten kanunda bunu öngörüyor ve bununla ilgili de çok ciddi cezai müeyyideler koymuş kanun. Eğer sizin faturanız varsa ve aldığınız yeri ispat edebiliyorsanız savcılığa suç duyurusu yaparak hakkınızı aramanız mümkün.

Celal Pir: Yani bunu biraz kurumsallaştıramaz mısınız? Bu bireylerin tek başına yapabileceği bir şey değil yani bir kurum, ne bileyim Telekomünikasyon Kurumu’na fatura fotokopileri gönderilip birşey yapılır. Yani bu biraz kurumsal olarak halledilmesi gereken bir şey gibi geliyor. Çünkü vatandaşlar tek tek makineleriyle uğraşmaya kalksalar zaten çok büyük zaman ve para kaybına da yol açacaklar, bu açıdan sordum. Neyse izninizle

Tayfun Acarer: Hemen onu açmak istiyorum herkesin bir tane makinesi var ama klonlanmış 6 milyon makineden bahsediyoruz. Yani Telekomünikasyon Kurumu’nda çalışan herkesi bu işe seferber etsek yine insanların, her kişinin başına en az 100 bin tane telefon düşer yani.

Celal Pir: Anladım. Peki izninizle o zaman bir makine mühendisi Sedat Durmaz’ın sorusunu aktarayım. Diyor ki;İnternete baktığım zaman telefonumun kayıtlı olmadığını gördüm ama şu ana kadar bana bir mesaj gelmedi. Ne yapabilirim?” Tabi bu arada izleyicilerimize söyleyelim. *#06# tuşlayıp IMEI numarasını görecekler ve bunu zannediyorum sizin öngördüğünüz bir siteden de kontrol etme şansına sahipler. O siteninde ismini bizimle paylaşırsanız sevinirim.

Tayfun Acarer: Celal bey özellikle bu *#06#’yi herkesin not etmesini ve mutlaka cep telefonlarının seri numaralarını bir yere kaydetmelerini ben rica ediyorum. Çünkü gelen mesajlardaki seri numarasını da o an kullandığı makinenin seri numarasıyla karşılaştırmak için en geçerli yöntem bu. Mutlaka herkes bir kere seri numarasını, kullandığı makinenin seri numarasını bilmesi gerekiyor. Burada bizim web sitemizdeki kayıtlara bakarsak burada kayıt dışı görülebilir. Bununla ilgili mesaj muhtemelen gönderilmiştir ama takdir edersiniz ki milyonlarca mesaj geliyor. O nedenle şu anda operatörler ikinci mesajları gönderiyorlar ve 13 Aralık’tan sonra operatörlerle yapacağımız görüşmede de işte bu konular konuşulacak. Bir şekilde kendilerine mesaj ulaşmamış abonelerin tespiti veya hiç cevap alınamamış abonelerin tespitiyle ilgili bir görüşme yapılacak. Muhtemelen önümüzdeki günlerde onunla ilgili bir mesaj gelecek veya dediğim gibi operatörler bu 5 Ytl’yi değişik formüllerle üstlenmiş, sorunu çözmüşte olabilirler.

Celal Pir: Bu arada bir soru daha var, son 1 dakikayı kullanalım. Aslında süremiz doldu ama ilginç bir soru serbest meslek sahibi Cüneyt Erkuş diyor ki;Cep telefonuma gelen mesajdaki IMEI numarasının sadece son 2 numarası benim IMEI numaramdan farklı. Şimdi mesaja hayır mı demeliyim?” İki numara ya da bir numara fark eder mi bu bilmiyorum. Ne dersiniz?

Tayfun Acarer: Tabiki fark eder yani bir numara bile fark eder. O nedenle kesinlikle aynı cihaz demek değildir bu. Celal bey müsaade ederseniz bir hususu ilave etmek istiyorum. Yani hep olayın ekonomik tarafını konuşuyoruz işte abonenin mağdur edilmemesi, 5 YTL ücretin aboneden haksız yere mi acaba tahsil ediliyor düşüncesi ki ben dediğim gibi buna katılmıyorum baştan. Gsm işletmecileri çok büyük bir anlayış göstererek buradaki 5 YTL’yi değişik formüllerle abonele yansıtmadan çözdüler. Ancak lütfen diğer tarafını da düşünün. Bu kanun çıkmadan evvel 7 tane ölüm olayının olduğunu, emniyete yansıyan 617 tane yaralanma olayının olduğunu, 32 binin üstünde gasp olayının olduğunu ve kanun yürürlüğe girdi, daha henüz uygulama tam başlamadığı halde yüzde 85’ler oranında bu olaylarda azalma oldu. O nedenle yani 10 yıllık birikmiş bir sorun var. 10 günde çözmek mümkün değil tabi ki azami çaba sarfediliyor. O nedenle de herkesin bu konuda yardımcı olmalarını, destek olmalarını ben rica ediyorum.

Celal Pir: Umuyorum böyle olur. Tabi bu arada keşke abonelerde böyle bir jest yapsalarda yıllarca bizden yüz milyonlarca lira aldıklarının yanında bir jest yapıp bunu bize bedavaya yapsalardı. Bu daha şık olurdu. En azından 45 milyon telefon kullanıcısı olduğu söylenen ülkede vatandaşa da bir değer verildiğini, aboneler tarafından biz de bunu böylece öğrenmiş olurduk. Neyse çok teşekkür ediyorum sayın Acarer programımıza katılıp bizi bilgilendirdiğiniz için. Evet  NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikte olacağız. 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.

 

 (*) Konuşma metni yazı diline çevrilirken, tekrarların, konuşma diline ait sözcüklerin çıkarılması gibi düzeltmeler yapılmıştır.
 


 

 

 

Bilgi Teknolojileri ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı  ©2004
En İyi 1024x768 (ve üzeri) çözünürlükte görülebilir