30.04.2004 Tarihli Basın Toplantısı
Site Haritası | Ücretsiz Üyelik | Site İçi Arama | Erişim | E-Posta | ANA SAYFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

English 

 
 

 

 

 
 

TELEKOMÜNİKASYON KURULU BAŞKANI DOÇ. DR. ÖMER ARASIL’IN 30.04.2004 TARİHİNDE “AB Yolunda Türk Telekomünikasyon Sektörü” KONFERANSI ÇERÇEVESİNDE SKYTÜRK HABER PROGRAMINDA YAYINLANAN RÖPORTAJI

AB yolunda Türk telekomünikasyon sektörünün İstanbul’da düzenlenen bir konferansta masaya yatırılıyor. Şimdi ayrıntıları almak üzere SKYTÜRK muhabiri Melis  Akdoğan’a bağlanıyoruz. Melisin konuğu Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Ömer Arasıl. Sözü size bırakıyoruz Melis.

Melis  Akdoğan : AB Yolunda Telekomünikasyon süreci konulu Konferans düzenlenen panellerle devam ediyor. Biraz önce konuğumuz Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınardı. Şimdi de canlı yayın konuğumuz Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Ömer Arasıl. Öncelikle hoşgeldiniz. Teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız için.

Doç. Dr. Ömer Arasıl : Rica ediyorum. Ben teşekkür ediyorum.

Melis  Akdoğan : Ben öncelikle sizden Türkiye’de telekomünikasyon sürecinde atılan adımları genel olarak değerlendirmenizi rica edeceğim.

Doç. Dr. Ömer Arasıl : Evet tabii bu çok kapsamlı bir soru. Bu sınırlı zaman dilimi içerisinde şunu söyleyebilirim. Çok özet olarak Türk telekomünikasyon sektörü, ulusal bir büyük heves ve arzuyla gayret ettiğimiz  AB yolunda dünya ortalamasının çok üzerinde bir heves gayret ve başarı göstererek gerçekten şu anda AB normlarına uygun telakki ettiğimiz bir sektör. Biliyorsunuz 1 Ocak 2004 itibariyle serbestleşme kanunen başladı. Hızla bunun yetkilendirmelerini ve düzenlemelerini yapıyoruz. Bunun öncesinde zaten GSM operatörlerimiz Turkcell, Telsim, Aria ve Aycell şimdi yeni adıyla TT&TIM gerçekten bu sektörün yarı serbestleşmiş boyutuyla bizi uluslararası alanda da çok iyi tanıttılar ve düzenlemelerimize katkı sağladılar. Bizler çok iş yaptık, bunların en çarpıcı olanları bir dönüm noktası niteliği taşıyacak olan Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri işletmeciliğidir. Bu hizmet dünya örnekleri incelendiğinde de bir km taşı niteliğindedir.  Çünkü sadece sektöre büyük girişleri, sağlıklı girişleri sağlamanın ötesinde istihdamı artırmakta, yatırımlara ivme kazandırmakta, tüketici hak ve menfaatlerini otomatik bir koruma mekanizması altına alarak tüketicilerin çok daha çeşitli ve kaliteli hizmetleri çok daha ucuza almalarına yol açmakta ve son tahlilde de ekonomik büyümeye ve gayrisafi hasılanın artış hızına çok anlamlı en önemli katkıyı sağlayan bir sektör konumuna gelmektedir. Bunun için bu yetkilendirme çok önemli. Bu yetkilendirmenin arka planında çok büyük gayretlerle Kurumumuzun çok nitelikli insan gücünün gerçekleştirdiği AB normlarında pek çok düzenleme var. İşte Erişim, Arabağlantı Yönetmelikleri, Tarife Yönetmeliği, Hakim Konum Etkin Piyasa Gücü Düzenlemeleri, Kişisel Bilgilerin İşlenmesi ve Veri Gizliliği gibi konular. Bunlar gerçekten Türkiye için övünç kaynağı. Biz bunu tabii sadece Kurum olarak değil, sosyal paydaşlarımız diye nitelendirdiğimiz çok nitelikli ortaklarımız, şirketler, insan güçleri ile birlikte gerçekleştirdik. Ve bu noktada siyasi irade sağolsun bize çok büyük destek verdi. Dolayısıyla bugün düzenlenen bu seminerin de hem geldiğimiz durum hem eksikliklerimiz hem de ileriye yönelik gerçekleştirdiklerimizle, gerçekleştireceklerimizle AB yolundaki süreci kısaltacağını  düşünüyoruz. Bunun yanısıra Kablo Platformu Hizmetleri işletmeciliğini yetkilendireceğiz. Sabit Telsiz Erişim Hizmetleri işletmeciliğini yetkilendireceğiz. Alt yapı işletmeciliğini yetkilendireceğiz. Bunlar geçen senenin sonunda sektörle basın toplantısı aracılığıyla da tüm kamuoyuna duyurduğumuz şekilde bir takvim doğrultusunda ortaya çıkacak. Gayemiz sektörün önünü olabildiğince görebildiği, yaşamasını, rekabetçi bir kâr ortamını vahşi bir piyasa anlayışı içerisinde değil bir düzen içerisinde, bir hukuk sistemi içerisinde gerçekleşmesini sağlamak.

Melis  Akdoğan : Ben biraz önce içeride sizin yaptığınız konuşmayı dinledim. Telekomünikasyon sektörü açısından bakarsak biz aslında AB’ye çoktan girdik dediniz. Ve üye ülkelerin bir çoğundan da bu konuda çok ileriyiz dediniz. Biraz açar mısınız? Yani AB’ye üye ülkelerden ne kadar ileriyiz?

Doç. Dr. Ömer Arasıl : Teknolojinin somut göstergeleri, yani istatistiki rakamlar olarak bir sürecin geçmesi sonrasında netleşiyor. Ancak, ben çok iddialıyım, bu iddiamı bir acizane bilim adamı kimliğiyle, sadece tahminlerle beklentilerle değil, ampirik kanıtlarla ortaya koyuyorum. Yani yarın resmen AB’ne üye olacak ülkelerin pek çok alanda tamamında olmasa bile gerçekten çok ilerisindeyiz. Bu  düzenlenen toplantıda da GSM Birliği’nin dünyadaki 1 milyara yakın bir aboneye sahip olan ve dünya GSM sisteminin %70’inin üzerindeki bir büyüklüğü kontrol eden sistem içerisinde bizim şirketlerimizin üst sıralarda yer alması ve onu da geçin Birliğin yönetimlerinde yer almasıyla da çok önemli bir kanıt. Keza biz Dünya Telekomünikasyon Birliği Konsey üyesiyiz.

Bunun anlamı şu, her ülke üye olabilir seçimde ancak, bizim seçime girdiğimiz bölge B bölgesi dediğimiz Almanya, İngiltere, Fransa gibi AB’nin tam yoğun güçlü ülkelerinin olduğu bir bölge. Burada karar mekanizmasındayız.  Dolayısıyla biz AB’ne ülke olarak üye olmadan karar mekanizmalarında yer alarak aslında üye olmuşuz telekomünikasyon sektörü itibariyle.  Yaptığımız düzenlemelerde bunu görmemiz mümkün, belki biraz geç kalmanın, kötü deneyimlerden ders alarak başarısız ülke örneklerinden ders alarak da bir avantajımız olduğu söylenebilir ama her zaman bizim toplumumuzun, milletimizin tevazuuna, iyi niyetine - ben artık bir anlamda fazla tevazu kibirdendir diyerek - sektörümüzde bu işi çok iyi yapacağımıza ve Türkiye’nin uluslararası ölçekte rekabet gücü avantajını elde edebileceği sayılı sektörlerden biri olduğunu iddia ediyorum. Serbestleşme bir bitiş değildir, bir başlangıçtır. Bu bitmez hele teknolojide, telekomünikasyonda  ve genelde bilişimde bırakın yılları ayları haftalarda günlerde önemli değişimlerin olduğu, herkesin bu işin bir anlamda bulucularının bile öngöremediği gelişmelerin yaşandığı bir sektörde serbestleşme hep hiç bitmeyecek gayemiz. Olabildiğince piyasanın kendi dinamikleriyle sağlıklı bir biçimde yaşadığı ve fakat girişlerin engellenmediği, sürdürülebilir bir rekabet ortamının yapıldığı bir piyasa yapısı.

Melis  Akdoğan : Son bir şey sormak istiyorum. Serbestleşme aşaması tamamlandığında Türkiye AB’ne girmek için bu sektörde yapması gereken herşeyi tamamlamış mı olur ? yoksa uyum süreci çerçevesinde bu alanda başka yapılması gereken değişiklikler var mı?

Doç. Dr. Ömer Arasıl : Tamamlamış olur hatta örnek bile teşkil ederiz. Bunu gerçekten samimi söylüyorum. Bir Elektronik Haberleşme Kanun taslağımız var. Şu anda Ulaştırma Bakanlığımızda. Bunun motor vazifesini de biz gördük. Dağınık tüm mevzuatları biraraya getiren ve şimdiye kadar yaşanılan sektörel ve kurumsal sıkıntıların yaşanmaması ve olabildiğince öngörülen bir yapıda oluşturulmuş bir Kanun taslağı bu. Bu kanun için Ulaştırma Bakanlığımız marifetiyle şimdi ilgili tüm kesimlerden görüşler alınıyor. Bu zaten başlıbaşına bir ana kanun, Anayasamız niteliğinde olacak sektörümüzün. Dolayısıyla inşallah biz AB süreci içerisinde örnek teşkil edecek bir sektör olarak girişe bilemiyorum oranı ne olacağını ama bir katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Melis  Akdoğan : Sayın Arasıl çok teşekkür ediyoruz. Yayınımıza katıldığınız ve bizlerle paylaştığınız için.

Doç. Dr. Ömer Arasıl : Ben teşekkür ediyorum.

 

 

 


 

 

 

Bilgi Teknolojileri ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı  ©2004
En İyi 1024x768 (ve üzeri) çözünürlükte görülebilir