|
Zülfikar
Doğan
:
Konuğumuz
bu sabah
Ankara’da
Telekomünikasyon
Başkanı
Sayın
Ömer
Arasıl.
Biliyorsunuz
Telekomünikasyon
sektörü
1 Ocak
2004
itibariyle
yasa
uyarınca
serbestliğe
açıldı.
En azından
aşama aşama
bu
serbestliği
çeşitli
alanlara
yayılacak
dolayısıyla
da Sayın
Başkanla
da bugün
bunları
konuşacağız.
Hoşgeldiniz
efendim
öncelikle.
Dilerseniz
hemen şundan
başlayalım
Uzak
Mesafe
Telefon
konuşmaları
1
Ocak’tan
itibaren
serbestleşme
başladığında
bizde
programlarımızda
dile
getirdik.
Çağırdığımız
konuklar,
Sayın
Bakanın
açıklamaları
oldu.
Beklenti
hep şuydu
: Uzak
Mesafe
Telefon
konuşmalarında
tekel
kalkıyor,
işte
pek çok
şirket
bu alana
girecek
ve
bizlerde
pek çok
gelişmiş
ülkede
olduğu
gibi çok
daha
ucuza 10
cent’lik,
20
cent’lik
rakamlara
telefon
konuşması
yapabileceğiz
hatta şöyle
bir değerlendirme
de var
siz de
bunu
teyid
ettiniz.
Telekomünikasyon
sektöründeki
serbestleşmenin
ana
kriterlerinden
hatta
turnusol
kağıdı
diyebileceğimiz
ilkelerinden
bir
tanesi
Uzak
Mesafe
Telefon
Konuşmalarında
ortaya
çıkacak
serbestlik.
Ama
Nisan ayının
sonuna
geldik
daha
hala 4
ay geçti
bu
alanda
bir adım
atılamadı.
Tüketiciler
bekliyor,
vatandaş
bekliyor,
bu alana
girmek
isteyen,
lisans
almak
isteyenler
bekliyor,
nedir
durum?
Ne zaman
bu işlemler
başlayacak?
Doç.
Dr. Ömer
Arasıl
: Evet
çok teşekkür
ediyorum.
Tabii
sizin de
belirttiğiniz
gibi bu
serbestleşme
süreci
telekomünikasyon
sektöründe
1 Ocak
2004
itibariyle
kanun
gereği
başlayan
bir süreçtir.
Bu bir
başlangıçtır
bitiş
değildir.
Bunu ısrarla
vurguluyorum
ve artık
sürekli
devam
edecek
bir süreçtir.
Yani
bizim
sektörümüzdeki
serbestleşme
belli
regülasyonlardan
sonra
deregüle
edilerek
bitti
denecek
bir sektör
değildir.
Söylediğiniz
gibi
serbestleşme
sürecinin
telekomünikasyon
sektöründe
sembol
olmuş
en önemli
düzenlemelerinden
birtanesi
olan
Uzak
Mesafe
Telefon
Hizmetleri
işletmeciliği
özelde
telekomünikasyon
sektöründe,
genelde
ülke
ekonomisinde
gerçekten
büyüme
anlamında
da
parasal
anlamda
da ve
hizmet
kalitesi
anlamında
da çok
büyük
katkı
sağlayan
bir sektör,
bir
hizmet
kolu. Başta
söylediğiniz
1
Ocak’tan
Nisan
sonuna
kadar
gelinmiş
bir sürede
neden
yetkilendirmenin
yapılmadığı
şeklindeki
bir eleştirel
bakışla
haklı
olarak
kamuoyu
karşımıza
çıkıyor.
Ancak
biz, teşbihte
hata
olmaz
derler,
ülkemizde
bazı
sektörlerde
özellikle
finansal
piyasalarda
para ve
sermaye
piyasalarında
yapılmış
olan
serbestleştirmelerin
olumsuz
yönlerini
görerek,
bırakınız
yapsınlar
bırakınız
geçsinlerci
bir
serbestleşme
anlayışını
asla
benimsemiyoruz.
Yani
kurumsal
vizyonumuzda,
gerçekleştirilebilir
hayalimizde
nihai
olarak
tam
serbestleşmenin
sağlanması
var.
Ancak düzenleyici
kurumların
varlığını
haklı kılan
gerekçelerinin
uygun
bir biçimde
her
zaman
hele
teknoloji
alanında
bırakın
orta
vadeyi 3
ay, 4 ay
sonrayı
göremediğiniz
gelişmelere
yönelik
düzenlemelerinizi
de her
zaman
yapmak
zorundasınız.
Yani
bizim
konseptimiz,
varlık
sebebimiz
sürekli
yetkilendirme
değil,
bunları
sağlıklı
bir biçimde
yapmak,
sektöre
girecek
olanların
sektörde
karşılaşabilecekleri
olumsuzları
maksimum
görmelerini
sağlamak.
Ama
belli
bir
noktadan
sonra da
yasanın
kendi işleyişi
içinde,
kendi
dinamikleriyle
sağlıklı
sürdürülebilir
bir
rekabet
ortamında
işletmelerimizin
sadece
doğal
tekel değil,
kamu
tekeli
anlamında
değil
özel
tekelin
de oluşmasını
önleyecek
bir yapıda
işlemesini
sağlamak.
Zülfikar
Doğan
: Tüketici
tekel
kalktı
diye mağdur
olmasın.
En azından
da kalıcı
serbestleşme
genişleyerek
devam
etsin.
Amaç bu
diyebilir
miyiz?
Doç.
Dr. Ömer
Arasıl
: Amaç
bu. Biz
regülasyondan
sonra sürekli
deregülasyon
tekrar
regülasyon
gibi
yani
piyasada
oyuncuları
aktörleri
rahatsız
edici
belirsizlikleri
ve
tedirginlikleri
ön
plana çıkaran
bir düzenleme
anlayışına
asla
sahip değiliz.
Şimdi
Uzak
Mesafe
Telefon
Hizmetlerinin
şöyle
bir
olumlu
etkisi
var.
- Kamu
kesimi
itibariyle
devlete
sağlayacağı
gelir.
Bu
çok
yanlış
anlaşılıyor.
Sanki
devlet,
tekelin
serbestleşmesiyle
belli
alanlarda
sektöre
açılımıyla,
önemli
parasal
kayıplara
uğrayacakmış
gibi
bir
yanlış
anlaşılma
var.
- Piyasaya
girecek
işletmeciler
kazanacak
ve
daha
anlamlısı
bence
tüketiciler
kazanacak.
Yani
bu
tam
orta
ve
uzun
vadede
herkesin
kazandığı
bir
oyun.
Bir
Pazar
büyüklüğü
var.
Bu
Pazar
büyüklüğü
1
Milyar
Euro
veya
1,5
Milyar
Euro
aralığında
bir
Uzak
Mesafe
Telefon
pazarı
var.
Bu
ancak
statik
bir
rakam.
Yani
şu
anda
Telekomumuzun
sahip
olduğu
ortalama
Uzak
Mesafe
Telefon
Hizmetleri
işletmeciliğinden
kazandığı
bir
değer.
Biz
bunu
serbestleştirirken
sadece
bugünkü
statik
rakamı
değil
yeni
oyuncuların
piyasaya
girmesi
katma
değer
sağlayıcı
akla
hayale
gelmeyecek
gelişmelerle
çok
anlamlı
bir
yatırım
imkanının
hatta
üretim
potansiyelinin
oluşabileceği
ve
istihdam
artışıyla,
çarpan
etkisiyle
ekonomide
biraz
önce
söylediğim
gibi
büyümeye
de
ölçülebilir
bir
büyüklük
olarak
da
pozitif
katkı
sağlayacabilecek
çok
önemli
bir
sektör.
Dolayısıyla
buradaki
girişlerin,
yani
şu
ana
kadar
geçen
süre
içinde
bir
düzenleme
bir
yetkilendirme
yaparken
prosedürlerin
çok
iyi
algılanması
gerekir.
Biz
arka
planda
uzman
arkadaşlarımızla
gerek
dünya
örneklerini
gelişmeleri
gerek
bize
benzer
nitelikleri
gerekse
kendi
özgün
şartlarımızı
sentezleyerek
ve
sektörle
elektronik
ortamda
veya
yüz
yüze
paylaşarak
düzenlemelerimizi
yapıyoruz.
Zülfikar
Doğan
:
Yani
sonuçta
şunu söyleyebilir
miyiz?
Serbestleşme
sonrasında
1 –
1,5
Milyar
Euro’luk
bu pazar
daha da
büyüyecek
katlanarak
büyüyecek
4-5
Milyar
Euro’ya
çıkacak.
Diğer
konuya
geçmeden
lisanlar
ne zaman
verilecek
bu
alanda?
Çünkü
bazı
haberlerde
var 9
Mayıs
da
lisanslar
törenle
dağıtılacak.
32
firmaya
lisans
verildi
gibisinden.
Bununla
ilgili
Kurulunuzun
kararı
nedir?
Doç.
Dr. Ömer
Arasıl
: Şimdi
bizim
Resmi
Gazete’de
bu yönetmeliğimiz
13 Nisan
itibariyle
yayımlandı
ve biz
şimdi
sektörümüz
her şeyden
haberdar
çok şeffaf
bir şekilde
bunları
paylaşıyoruz.
Dün geç
vakitlere
kadar
yaptığımız
Kurulumuzda
yetkilendirme
yaparken
belirlenecek
özel şartlar
veya
uygulama
esasları
nelerdir?
Bunları
şimdi
şirketlerimize
bildiriyoruz,
sektörümüze
bildiriyoruz.
Onları
zaten
sektör
biliyor
biz
sadece
net başta
söylediğim
örneğin
erişim
noktaları
sayısı
A, B, C
tipinde
teknik
teferruatlar
var.
İşte
banka
teminat
mektupları
ne
olacak,
faturalama
nasıl
olacak ,
numara
tahsisi
nasıl
olacak
gibi özel
şartları
veya
uygulama
esasları
nelerdir
işletmecilerimize,
sektörümüze
bildireceğiz.
Önümüzdeki
hafta
bize başvurularını
dosyalarını
eksiksiz
olarak
yapmış
dün
itibari
ile 38
şirketimiz
vardı.
Ancak
bunlar dün
akşam
üstü
tamamlamış
biz
Kuruldayken
40’a
da çıkmış
olabilir.
Bize başvuru
sayısı
52 civarındaydı
dün
itibariyle
38’nin
evrakı
tamamdı.
Kurulumuz
bütün
bunları
gözden
geçirerek
usul ve
esaslarınıda
işletmecilere
bildirilmesinden
sonra önümüzdeki
hafta içerisinde
yetkilendirilmeye
hak
kazanmış
şirketleri
açıklayacağız.
Sizin de
dediğiniz
gibi 9
Mayıs
belirlenmiş
bir
tarih değil
öyle
bir şey
yok ama
Mayıs’ın
ilk
haftası
veya
ikinci
haftası
içinde
sembolik
bir törenle
vereceğiz.
Çünkü
anlamı
çok
fazla
olan
lisans
olacak
bu
lisans türü.
İnşallah
Sayın
Bakanımızın
da teşrif
edeceği,
sektörümüzün
katılımıyla
bir
sembol
olarak
ilk defa
bir törenle
yetki
belgelerini
vereceğiz.
Zülfikar
Doğan
: Şimdi
tabii çok
konu
var.
Hemen süratle
kısa kısa
gidelim
isterseniz.
Mesela
yine
lisans
beklenen
anlanlardan
bir
tanesi
Kablolu
Platform
işletmeciliği.
Burada
da
insanlar
daha
ucuz
daha
kaliteli
internet
hizmeti
almaktan
tutun
kablo
televizyon,
kablo üzerinden
çok
ciddi
teknolojik
imkanlar
sunuyor
tüketicilere.
Bunlarla
ilgili
lisanslarda
yine
gecikme
olduğu
servis
sağlayıcıların
en azından
bu
alandaki
lisanslarının
verilmesinde
sarkmalar
olduğu
söyleniyor.
Burada
son
durum
nedir ve
hizmet
lisansları
ne zaman
verilecek?
Doç.
Dr. Ömer
Arasıl
: Evet
şimdi
Sayın
Doğan
bir kere
gecikme
olduğu
tesbitine
katılmıyorum.
Bizim düzenlemelerimizdeki
3-4 aylık
gecikmeler
aslında
inanın
gelişmiş,
bu
alanda
çok
ileri
gitmiş
ülkelerde
ABD’yi
bir
kenara bırakıyorum
çok
farklı
bir
teknoloji
ve
sistem.
Avrupa
Birliği
ülkeleri
içerisinde
bir
Almanya
bir
Fransa
hatta
bir İngiltere’yi
aldığımız
zaman
4-5 yılda
yaptıkları
düzenlemeleri
ve
yetkilendirmeleri
biz 1,5
yılda
ve
burada
asla kısıtlardan
bahsetmek
istemiyorum
tamamen
kendi
gayretimizle
sektörle
paylaşarak
yaptık.
Yani örneğin
kablo
platform
işletmeciliği
hizmeti
yetkilendirilmesi
gerçekten
bir ülke
ekonomisi
için çok
büyük
çok
anlamlı.
Kablo TV
şebekesi
üzerinden
sadece
radyo-televizyon
yayını
değil
internet,
bütün
veri
iletimi
pek çok
interaktif
bankacılık,
pazarlama
yani
alternatif
hizmetleri
ve
rekabet
ortamını
geliştirici
parasal
anlamda
da
hakikaten
çok değerli
bir düzenleme.
Takdir
edersiniz
ki bu tür
bir düzenleme
yapılırken
biz bu
sektöre
girecek
olan
oyuncuların
sağlıklı
ayakta
kalmalarını
istiyoruz.
Bizim için
1 Milyon
dolarlık
yatırımcı
da 1
Milyar
dolarlık
yatırımcı
da
100.000
dolarlık
yatırımcı
da aynı
kıymete
sahiptir.
Yani
onların
piyasada
kendi
iradeleri
dışında
yok
olmaları
Türk
ekonomisine
bir
zarardır
diye düşünüyoruz.
Dolayısıyla
kablo
platform
hizmetleri
işletmeciliğinin
hangi
tip
ruhsatla
yetkilendirileceği,
yerel
bazda ve
bölgesel
bazda
sayılarının
ne olacağı
çok önemli.
Yani
netliği
işletmecilere
sunmamız
lazım
başta söylediğim
gibi.
Rekabet
açısından
tüketicilerin
hak ve
menfaatlerinin
mağduriyetlerinin
ortaya
çıkmaması
açısından
ve bence
çok
daha önemlisi
bu
krizlerden
çok çekmiş
bizim çok
sağ
duyulu
milletimizin
sırtına
bir de
bizim
milyarlarca
dolarlık
bir yükü
bindirmememiz
açısından
çok önemli.
O yüzden
kablo
platformu
hizmetleri
işletmeciliği
Kurulumuzun
gündeminde
en ince
ayrıntılarına
kadar
tartışılıyor,
görüşler
alınıyor.
Çok kısa
bir süre
içerisinde
zaten
biz sektörümüze
bu sene
içerisinde
yapacağımız
yetkilendirmelerin
yaklaşık
tarihlerini
de dönemler
itibariyle
Aralık
sonunda
bir basın
toplantısıyla
duyurmuştuk.
Takvim işliyor.
Yani o
anlamda
bir
gecikme
yok ve
her
safhamız
sektörle
paylaşılarak
işliyor.
Zülfikar
Doğan
: Diğer
taraftan
Kurumunuza
verilen
bir de
elektronik
imza
yetkisi
var.
Burada
da yıl
sonundan
Ocak
2005’den
itibaren
elektronik
imza işlemeye
başlayacak.
Ama
lisanslar,
güvenlik
hizmetleri
Kurumunuzun
yetkisi
dahilinde
burda
son
durum
nedir?
Elektronik
imza
Ocak
2005’de
devreye
gireceğine
göre önümüzdeki
8-9 ayda
bu işlemlerin
tümü
bitebilecek
mi?
Doç.
Dr. Ömer
Arasıl
: İnşallah.
Tabii şimdi
T.C.
Telekomünikasyon
Kurumu
gerçekten
tarihinin
en yoğun
olduğu
bir de
hiç öngörülemeyen
olayların
ortaya
çıktığı
bir dönemde
hakikaten
ülkemiz
için çok
faydalı
hizmetleri
eşanlı
olarak
yerine
getirmek
durumunda
ve bir
zaman kısıtımız
var.
Elektronik
imzanın
bu
anlamda
bizim
Kurumumuza
yönetmeliklerin,
düzenlemelerin
yapılması
anlamında
tevdi
edilmiş
olmasının
gururunu
yaşıyoruz.
Bir kere
o ayrı
bir
onur.
Ancak işi
Kurumumuza
layık
bir şekilde,
ülkemize
uygun
bir şekilde
yerine
getirmek
için
gerçekten
sorumluluğumuz
çok
fazla.
Elektronik
imzanın
teknik
boyutunu
Türkiye’de
bir iki
Kurum ve
bizim
Kurumumuz
işbirliği
içinde
çok
büyük
bir başarıyla
ve hızla
götürüyor.
Ayrı
bir çalışma
grubu
oluşturuldu.
Hem
Kurum içinde
hem
Kurum dışında.
İşin
hukuki
boyutu
var.
Bence
daha önemli
olan işlerliğe
geçtiği
zamançıkabilecek
hukusal
sorunların
olabildiğince
en çok
sayıda
öngörülmesi
sürecini
yaşıyoruz.
Bunun için
de sanırım
arkadaşlarımızın
son
bilgilerine
göre
Eylül
ayından
önce bütün
yönetmelik
çalışmalarımızı
tamamlayarak
şu anda
sayıları
|