TELEKOMÜNİKASYON
              KURUMU

 

Röportajlar
Site Haritası | Ücretsiz Üyelik | Site İçi Arama | Erişim | E-Posta | ANA SAYFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
English 
 
 
 

 

 

 


 

   

28 Nisan 2004

NTV - EKONOMİ GÜNDEMİ

 

Zülfikar Doğan           : Konuğumuz bu sabah Ankara’da Telekomünikasyon Başkanı Sayın Ömer Arasıl. Biliyorsunuz Telekomünikasyon sektörü 1 Ocak 2004 itibariyle  yasa uyarınca serbestliğe açıldı. En azından aşama aşama bu serbestliği çeşitli alanlara  yayılacak dolayısıyla da Sayın Başkanla da bugün bunları konuşacağız. Hoşgeldiniz efendim  öncelikle. Dilerseniz hemen şundan başlayalım Uzak Mesafe Telefon konuşmaları 1 Ocak’tan itibaren serbestleşme başladığında bizde programlarımızda dile getirdik. Çağırdığımız konuklar, Sayın Bakanın açıklamaları oldu. Beklenti hep şuydu : Uzak Mesafe Telefon konuşmalarında tekel kalkıyor, işte pek çok şirket bu alana girecek ve bizlerde pek çok gelişmiş ülkede olduğu gibi çok daha ucuza 10 cent’lik, 20 cent’lik rakamlara telefon konuşması yapabileceğiz hatta şöyle bir değerlendirme de var siz de bunu teyid ettiniz. Telekomünikasyon sektöründeki serbestleşmenin ana kriterlerinden hatta turnusol kağıdı diyebileceğimiz ilkelerinden bir tanesi Uzak Mesafe Telefon Konuşmalarında ortaya çıkacak serbestlik. Ama Nisan ayının sonuna geldik daha hala 4 ay geçti bu alanda bir adım atılamadı. Tüketiciler bekliyor, vatandaş bekliyor, bu alana girmek isteyen, lisans almak isteyenler bekliyor, nedir durum? Ne zaman bu işlemler başlayacak?

Doç. Dr. Ömer Arasıl  : Evet çok teşekkür ediyorum. Tabii sizin de belirttiğiniz gibi bu serbestleşme süreci telekomünikasyon sektöründe 1 Ocak 2004 itibariyle kanun gereği başlayan bir süreçtir. Bu bir başlangıçtır bitiş değildir. Bunu ısrarla vurguluyorum ve artık sürekli devam edecek bir süreçtir. Yani bizim sektörümüzdeki serbestleşme belli regülasyonlardan sonra deregüle edilerek bitti denecek bir sektör değildir. Söylediğiniz gibi serbestleşme sürecinin telekomünikasyon sektöründe sembol olmuş en önemli düzenlemelerinden birtanesi olan Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri işletmeciliği özelde telekomünikasyon sektöründe, genelde ülke ekonomisinde gerçekten büyüme anlamında da parasal anlamda da ve hizmet kalitesi anlamında da çok büyük katkı  sağlayan bir sektör, bir hizmet kolu. Başta söylediğiniz 1 Ocak’tan Nisan sonuna kadar gelinmiş bir sürede neden yetkilendirmenin  yapılmadığı şeklindeki bir eleştirel bakışla haklı olarak kamuoyu karşımıza çıkıyor. Ancak biz, teşbihte hata olmaz derler, ülkemizde bazı sektörlerde özellikle finansal piyasalarda para ve sermaye piyasalarında yapılmış olan serbestleştirmelerin olumsuz yönlerini görerek, bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinlerci bir serbestleşme anlayışını asla  benimsemiyoruz. Yani kurumsal vizyonumuzda, gerçekleştirilebilir hayalimizde nihai olarak tam serbestleşmenin sağlanması var. Ancak düzenleyici kurumların varlığını haklı kılan gerekçelerinin uygun bir biçimde  her zaman  hele teknoloji alanında bırakın orta vadeyi 3 ay, 4 ay sonrayı göremediğiniz gelişmelere yönelik düzenlemelerinizi  de her zaman yapmak zorundasınız. Yani bizim konseptimiz, varlık sebebimiz sürekli yetkilendirme değil,  bunları sağlıklı bir biçimde yapmak, sektöre girecek olanların sektörde karşılaşabilecekleri olumsuzları maksimum görmelerini sağlamak. Ama belli bir noktadan sonra da yasanın kendi işleyişi içinde, kendi dinamikleriyle sağlıklı sürdürülebilir bir rekabet ortamında işletmelerimizin sadece doğal tekel değil, kamu tekeli anlamında değil özel tekelin de oluşmasını önleyecek bir yapıda işlemesini sağlamak.

Zülfikar Doğan           : Tüketici tekel kalktı diye mağdur olmasın. En azından da kalıcı serbestleşme genişleyerek devam etsin. Amaç bu diyebilir miyiz? 

Doç. Dr. Ömer Arasıl  : Amaç bu. Biz  regülasyondan sonra sürekli deregülasyon tekrar regülasyon gibi yani piyasada oyuncuları aktörleri rahatsız edici belirsizlikleri ve tedirginlikleri ön plana çıkaran bir düzenleme anlayışına asla sahip değiliz. Şimdi Uzak Mesafe Telefon Hizmetlerinin şöyle bir olumlu etkisi var.

  1. Kamu kesimi itibariyle devlete sağlayacağı gelir. Bu çok yanlış anlaşılıyor. Sanki devlet, tekelin serbestleşmesiyle belli alanlarda sektöre açılımıyla, önemli parasal kayıplara uğrayacakmış gibi bir yanlış anlaşılma var.
  2.  Piyasaya girecek işletmeciler kazanacak ve daha anlamlısı bence tüketiciler kazanacak. Yani bu tam orta ve uzun vadede herkesin kazandığı bir oyun. Bir Pazar büyüklüğü var. Bu Pazar büyüklüğü 1 Milyar Euro veya 1,5 Milyar Euro aralığında bir Uzak Mesafe Telefon pazarı var. Bu ancak statik bir rakam. Yani şu anda Telekomumuzun sahip olduğu ortalama Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri işletmeciliğinden kazandığı bir değer. Biz bunu serbestleştirirken sadece bugünkü statik rakamı değil yeni oyuncuların piyasaya girmesi katma değer sağlayıcı akla hayale gelmeyecek gelişmelerle çok anlamlı bir yatırım imkanının hatta üretim potansiyelinin oluşabileceği ve istihdam artışıyla, çarpan etkisiyle ekonomide biraz önce söylediğim gibi büyümeye de ölçülebilir bir büyüklük olarak da pozitif katkı sağlayacabilecek çok önemli bir sektör. Dolayısıyla buradaki girişlerin, yani şu ana kadar geçen süre içinde bir düzenleme bir yetkilendirme yaparken prosedürlerin çok iyi algılanması gerekir. Biz arka planda uzman arkadaşlarımızla gerek dünya örneklerini gelişmeleri gerek bize benzer nitelikleri gerekse kendi özgün şartlarımızı sentezleyerek ve sektörle elektronik ortamda veya yüz yüze paylaşarak düzenlemelerimizi yapıyoruz.

Zülfikar Doğan     : Yani sonuçta şunu söyleyebilir miyiz? Serbestleşme sonrasında 1 – 1,5 Milyar Euro’luk bu pazar daha da büyüyecek katlanarak büyüyecek 4-5 Milyar Euro’ya çıkacak.  Diğer konuya geçmeden lisanlar ne zaman verilecek bu alanda? Çünkü bazı haberlerde var 9 Mayıs da lisanslar törenle dağıtılacak. 32 firmaya lisans verildi gibisinden. Bununla ilgili Kurulunuzun kararı nedir?  

Doç. Dr. Ömer Arasıl  : Şimdi bizim Resmi Gazete’de bu yönetmeliğimiz 13 Nisan itibariyle yayımlandı ve biz şimdi sektörümüz her şeyden haberdar çok şeffaf bir şekilde bunları paylaşıyoruz. Dün geç vakitlere kadar yaptığımız Kurulumuzda yetkilendirme yaparken belirlenecek özel şartlar veya uygulama esasları nelerdir? Bunları şimdi şirketlerimize bildiriyoruz, sektörümüze bildiriyoruz. Onları zaten sektör biliyor biz sadece net başta söylediğim  örneğin  erişim noktaları sayısı A, B, C   tipinde teknik teferruatlar var. İşte banka teminat mektupları ne olacak, faturalama nasıl olacak , numara tahsisi nasıl olacak gibi özel şartları veya uygulama esasları nelerdir işletmecilerimize, sektörümüze bildireceğiz. Önümüzdeki hafta bize başvurularını dosyalarını eksiksiz olarak yapmış dün itibari ile 38 şirketimiz vardı. Ancak bunlar dün akşam üstü tamamlamış biz Kuruldayken 40’a da çıkmış olabilir. Bize başvuru sayısı 52 civarındaydı dün itibariyle 38’nin evrakı tamamdı. Kurulumuz bütün bunları gözden geçirerek usul ve esaslarınıda işletmecilere bildirilmesinden sonra önümüzdeki hafta içerisinde yetkilendirilmeye hak kazanmış şirketleri açıklayacağız. Sizin de dediğiniz gibi 9 Mayıs belirlenmiş bir tarih değil öyle bir şey yok ama Mayıs’ın ilk haftası veya ikinci haftası içinde sembolik bir törenle vereceğiz. Çünkü anlamı çok fazla olan lisans olacak bu lisans türü. İnşallah Sayın Bakanımızın da teşrif edeceği, sektörümüzün katılımıyla bir sembol olarak ilk defa bir törenle yetki belgelerini vereceğiz.  

Zülfikar Doğan     : Şimdi tabii çok konu var. Hemen süratle kısa kısa gidelim isterseniz. Mesela yine lisans beklenen anlanlardan bir tanesi  Kablolu Platform işletmeciliği. Burada da insanlar daha ucuz daha kaliteli internet hizmeti almaktan tutun kablo televizyon, kablo üzerinden çok ciddi teknolojik imkanlar sunuyor tüketicilere. Bunlarla ilgili lisanslarda yine gecikme olduğu servis sağlayıcıların en azından bu alandaki lisanslarının verilmesinde sarkmalar olduğu söyleniyor. Burada son durum nedir ve hizmet lisansları ne zaman verilecek?

Doç. Dr. Ömer Arasıl  :  Evet şimdi Sayın Doğan bir kere gecikme olduğu tesbitine katılmıyorum. Bizim düzenlemelerimizdeki 3-4 aylık gecikmeler aslında inanın gelişmiş, bu alanda çok ileri gitmiş ülkelerde ABD’yi bir kenara bırakıyorum çok farklı bir teknoloji ve sistem. Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde bir Almanya bir Fransa hatta bir İngiltere’yi aldığımız zaman 4-5 yılda yaptıkları düzenlemeleri ve yetkilendirmeleri biz 1,5 yılda ve burada asla kısıtlardan bahsetmek istemiyorum tamamen kendi gayretimizle sektörle paylaşarak yaptık. Yani örneğin kablo platform işletmeciliği hizmeti yetkilendirilmesi gerçekten bir ülke ekonomisi için çok büyük çok anlamlı. Kablo TV şebekesi üzerinden sadece radyo-televizyon yayını değil internet, bütün veri iletimi pek çok interaktif bankacılık, pazarlama yani alternatif hizmetleri ve rekabet ortamını geliştirici parasal anlamda da hakikaten çok değerli bir düzenleme. Takdir edersiniz ki bu tür bir düzenleme yapılırken biz bu sektöre girecek olan oyuncuların sağlıklı ayakta kalmalarını istiyoruz. Bizim için 1 Milyon dolarlık yatırımcı da 1 Milyar dolarlık yatırımcı da 100.000 dolarlık yatırımcı da aynı kıymete sahiptir. Yani onların piyasada kendi iradeleri dışında yok olmaları Türk ekonomisine bir zarardır diye düşünüyoruz. Dolayısıyla kablo platform hizmetleri işletmeciliğinin hangi tip ruhsatla yetkilendirileceği, yerel bazda ve bölgesel bazda sayılarının ne olacağı çok önemli. Yani netliği işletmecilere sunmamız lazım başta söylediğim gibi. Rekabet açısından tüketicilerin hak ve menfaatlerinin mağduriyetlerinin ortaya çıkmaması açısından ve bence çok daha önemlisi bu krizlerden çok çekmiş bizim çok sağ duyulu milletimizin sırtına bir de bizim milyarlarca dolarlık bir yükü bindirmememiz  açısından çok önemli. O yüzden  kablo platformu hizmetleri işletmeciliği Kurulumuzun gündeminde en ince ayrıntılarına kadar tartışılıyor, görüşler alınıyor. Çok kısa bir süre içerisinde zaten biz sektörümüze bu sene içerisinde yapacağımız yetkilendirmelerin yaklaşık tarihlerini de dönemler itibariyle Aralık sonunda bir basın toplantısıyla  duyurmuştuk. Takvim işliyor. Yani o anlamda bir gecikme yok ve her safhamız  sektörle paylaşılarak işliyor.

Zülfikar Doğan     : Diğer taraftan Kurumunuza verilen bir de elektronik imza yetkisi var. Burada da yıl sonundan Ocak 2005’den itibaren elektronik imza işlemeye başlayacak. Ama lisanslar, güvenlik hizmetleri Kurumunuzun yetkisi dahilinde burda son durum nedir? Elektronik imza Ocak 2005’de devreye gireceğine göre önümüzdeki 8-9 ayda bu işlemlerin tümü bitebilecek mi?

Doç. Dr. Ömer Arasıl  : İnşallah. Tabii şimdi T.C. Telekomünikasyon Kurumu gerçekten tarihinin en yoğun olduğu bir de hiç öngörülemeyen olayların ortaya çıktığı bir dönemde hakikaten ülkemiz için çok faydalı hizmetleri eşanlı olarak yerine getirmek durumunda ve bir zaman kısıtımız var. Elektronik imzanın bu anlamda bizim Kurumumuza yönetmeliklerin, düzenlemelerin yapılması anlamında tevdi edilmiş olmasının gururunu yaşıyoruz. Bir kere o ayrı bir onur. Ancak işi Kurumumuza layık bir şekilde, ülkemize uygun bir şekilde yerine getirmek için gerçekten sorumluluğumuz çok fazla. Elektronik imzanın teknik boyutunu Türkiye’de bir iki Kurum ve bizim Kurumumuz işbirliği içinde çok  büyük bir başarıyla ve hızla götürüyor. Ayrı bir çalışma grubu oluşturuldu. Hem Kurum içinde hem Kurum dışında. İşin hukuki boyutu var. Bence daha önemli olan işlerliğe geçtiği zamançıkabilecek hukusal sorunların olabildiğince en çok sayıda öngörülmesi sürecini yaşıyoruz. Bunun için de sanırım arkadaşlarımızın son bilgilerine göre Eylül ayından önce bütün yönetmelik çalışmalarımızı tamamlayarak şu anda sayıları