Ropörtaj
Site Haritası | Ücretsiz Üyelik | Site İçi Arama | Erişim | E-Posta | ANA SAYFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

English 

 
 

 

 

 

   ET

15.01.2008
STV HABER (*)

 

 

Uğur Telli : “Haber Ankara”yla karşınızdayız. 2008 yılında teknoloji ve telekomünikasyon sıklıkla konuşulan konulardan biri olacak. Bugün de bizler bu konuları masaya yatırmak için önemli bir konuğu ağırlıyoruz. Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Sayın  Dr. Tayfun Acarer bizlerle olacak bugün.

 

Efendim öncelikle hoş geldiniz.

 

Dr. Tayfun Acarer : Teşekkür ederim.

 

Uğur Telli : Efendim internet suçlarıyla başlayalım dilerseniz. Önemli bir aşamadan geçti hem meclis aşamasında bu kanunlaştırıldı, hem de sizlerin bünyesinde İnternet Güvenliği Başkanlığı oluşturuldu 23 Kasım 2007 itibariyle. Tabi özellikle genç yaştaki kişiler interneti çok sık kullanıyorlar teknolojiyle birlikte ama ister istemez karşılarına çok hoş  olmayan manzaralar da çıkıyor. Onları bir şekilde korumak için hem de daha sağlıklı bir internet için efendim neler yapıyorsunuz öncelikle?

 

Dr. Tayfun Acarer : Teşekkür ediyorum. Oldukça önemli bir konu. 5651 Sayılı kanunla İnternet Güvenliği Başkanlığı kuruldu 23 Kasım 2007 itibariyle de Telekomünikasyon Kurumu ve iletişim Başkanlığı bünyesinde bu birim faaliyete geçti. Şimdi tabi önemli bir husus. Çünkü çok geniş anlamda internetin denetimi değil bu. Spesifik olarak belirlenmiş, çerçevesi çok net bir şekilde çizilmiş 8 tane ana konu. Hatırlarsanız yaklaşık 1 yıl önce özellikle çocuk pornosu ve basında medyada yer alan toplumda büyük infial uyandıran bir takım olaylar neticesinde bir takım mevzuat hazırlandı. İşte İnternet Güvenlik Başkanlığıyla ilgili mevzuat ve özellikle sanal alemde başta çocuk pornosu olmak üzere sanal fuhuş, sanal kumar, intihara teşvik, Atatürk’e hakaret gibi çok spesifik olarak belirlenmiş konular.

 

Uğur Telli  : 8 Ana başlık mı böyleydi?

 

Dr. Tayfun Acarer : Evet. 8 ana başlık içinde bunlarla mücadele etmek amacıyla bir birim teşkile edildi ve şu ana kadar da bu birim kurulduğu  tarihten itibaren de bu görevini başarıyla yerine getiriyor.

 

Uğur Telli  : Efendim bu kapsamda çok sayıda siteye ulaşımın engellenmiştir. Var mı elinizde rakamlar, nasıl bir mücadele?

 

Dr. Tayfun Acarer : Tabi o da özellikle açıklanması gereken bir şey. Arama motorları üzerinde değişik siteler var, buradaki müeyyide arama motolarına değil, onun üzerinde bu tür konulara giren sitelere engel konuluyor. Şu ana kadar yaklaşık 40 civarında bu tür, bu kanun kapsamına tam giren site engellendi. Ama tekrar edeyim, arama motorları değil, arama motorlarının üzerindeki siteler. Burada bir hususun daha altını çizmek istiyorum. Bu engellemelerin bir tanesi hariç kalan tamamı mahkeme karıyla hakim talebinden oldu.

 

Uğur Telli  : Peki efendim, hangi yaş gurupları daha çok tehdit altında? Biraz onu açabilir misiniz? Galiba Milli Eğitim Bankalığıyla eşgüdümlü bir şeyler yürütülüyor çünkü.  

 

Dr. Tayfun Acarer : Bildiğiniz gibi Türkiye çok genç nüfusa sahip bir ülke. Yani o nedenle bu tür yayınlar Türkiye gibi çok genç nüfusa sahip ülkelerde daha büyük bir risk teşkil ediyor. Ama dediğim gibi son derece hassas davranıyoruz, burada görevli arkadaşlar özellikle bu konulardaki hakim kararlarına öncelik tanıyorlar ve şu ana kadar neredeyse tamamı savcılıklarda, mahkemelerden gelen talepler üzerine kapatıldı.

 

Uğur Telli  : Sizin bu haklı uğraş sonunda kötü diye nitelediğimiz sitelere ulaşımı engellediniz. Hemen bir sonraki aşamasında bazı şöyle eleştiriler geldi. Onları hemen siz buradayken cevaplandırmanızı rica edeceğim. İşte Telekomünikasyon Kurumu sansür uyguluyor, Telekomünikasyon Kurumu bizim internet özgürlüğümüzü, teknoloji özgürlüğümüzü engelliyor tarzında. Tabi ki bunlar aslında çok da doğru  olan görüşler değil ama siz hazır buradayken direk size soralım. Bu eleştiri haklı mı efendim öncelikle?

 

Dr. Tayfun Acarer : Bu spesifik olarak belirlenmiş sitelerdeki sorun sadece Türkiye’nin sorunu da değil. Çok kısa bir süre önce Avrupa Birliğinde bu konuda kurulan bir guruba Türkiye olarak katılmamız istendi. Yani sadece Türkiye’de değil bu sorun bütün dünyada. Bu sorun belki 10 sene önce yoktu; çünkü internet bu kadar yaygın değildi. Ama şu anda biliyorsunuz yaşantımızın çok önemli bir parçası internet. Tabi ki burada da bir takım sıkıntılar yaygınlaştıkça ortaya çıkacak ve tabi ki devletler gelecek nesillerini güven altına almak, sağlıklı bir nesil yetiştirmek için tedbirler alacaklardır.

 

Uğur Telli  : Tayfun Bey zaten siz de dile getirdiniz aslında 40 tane sitenin 39 tanesi mahkeme kararıyla olmuş. Yani çok fazla olumsuzluk da olmadığı ortada galiba.

 

Dr. Tayfun Acarer : Kesinlikle öyle. Bu konuda İnternet Güvenlik Başkanı olan arkadaşımızın güzel bir örneği var. Diyor  ki: “yani biz hep herkes kendi evinin önünü temiz tutsa sokak tertemiz olur düşüncesiyle büyüdük ama devlet kamu kuruluşları ve belediyelerin mutlaka yine temizlik elemanları tutup sokağı temizletiyor. Bu olayda yine devletin sokağı temiz tutabilmesi için yapılan bir müdahaledir” diye düşünüyorum ve gerçekten de gerekli.

 

Uğur Telli  : Efendim çok konuyu konuşacağız tabi. İnternetle başladık, cep telefonu var, üçüncü nesil ihaleleri var, onun dışında yine gizli numarayla aramalar 1 Ocak 2008’den itibaren kullanıcı, tüketici, cep telefonunu kullanan kişi talep ederse bundan vazgeçecek. Gecenin bir yarıları gelen o görüntüsüz, kimliği belli olmayan numaralar veya olur olmaz  yerlerden gelen mesajlar işte şirketlerden, başka yerlerden bunların önüne geçilecek ne yapılması gerekiyor? vatandaşın öncelikle bu hizmetten yararlanması için ne yapması gerekiyor, nereye başvurması gerekiyor?

 

Dr. Tayfun Acarer : Tabi bu konu bizim yaklaşık 2 yıl önce iş planımızda yer alan deklare ettiğimiz bir konu. Gerçekten bunu sizler de yaşamışsınızdır, pek çok kullanıcıdan bu konuda şikayetler de size iletilmiştir. Özellikle gizli numaralar arandığında pek çok kişi bundan rahatsız oluyor. Gizli numarayı arayanlar numarayı saklamalarının bir nedeni oluyor. Bu neden bazen çok gerekli oluyor ama çoğu kez de rahatsız etmelerden kaynaklanıyor. Biz 2 sene önce bununla ilgili planımızı açıkladık ve operatörlere de bununla ilgili süre verdik ve bu sürenin de 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren bittiğini ve uygulamaya geçileceğini söyledik. 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren isteyen tüketiciler yani burada bir genelleme yok, gizli numaradan aranmayı kabul edebilirsiniz, bunda herhangi bir sorun yok ama isteyen tüketiciler, isteyen kullanıcılar genelde operatörlerde aynı olmakla beraber, bununla ilgili onların çağrı merkezlerinden bilgi almakla beraber işte yıldız 253 kare şeklinde bir işlemden gizli  numaraların kendilerini aramasını engelleyebiliyorlar. Bu bir tüketici hakkıdır diyorum. Biz genelde uluslararası telekomünikasyonla ilgili mevzuat ve oradaki tüketici haklarını dikkate alıyoruz. Orada da geçen bir konudur bu bizim dahiyane olarak bulduğumuz bir şey değil, bu bütün dünyada uygulanan bir yöntemdir. Bu nedenle de böyle bir tüketici hakkı 1 Ocak 2008’den itibaren sağlanmıştır.

 

Uğur Telli  : Başkanım emin  olun çok kişi sevindi, bizler sokağa çıktığımızda, mikrofonları uzattığımızda kime sorsak herkes aynı konudan dertliydi, muzdariplerdi, 1 Ocak 2008 cidden  onlar için bir dönüm noktası oldu. Oh be rahatladık dediler. Cidden gecenin bir vakti de oluyor, olur olmaz yerlerden de geliyor. En alakasız zamanda dahi bu tür şeyler gelebiliyor. Bilmiyorum sizlerde hiç böyle direk vatandaş veya başka kurumlardan size de direk şikayette bulunan olmuş muydu, bunun bir an önce kaldırılması nedeniyle?

 

Dr. Tayfun Acarer : Çok oldu. Hatta tabi sürecin daha da kısaltılması söylendi ama GSM operatörlerinin de kendi sistemlerinde bununla ilgili modifikasyon yapmaları ve tedbir almaları gerekiyor. Bu süre bizim için makul bir süreydi ve belirlenen takvimde de bu uygulanmaya başlandı.

 

Uğur Telli  : GSM operatörlerine belli bir maliyet getirdi mi bu çalışma?

 

Dr. Tayfun Acarer : Tabi her uygulama bir maliyet getirir.

 

Uğur Telli  : Efendim dilerseniz yavaş yavaş diğer konularımıza geçelim. Numara taşınabilirliği, yani siz uzun yıllardır bunun üzerinde çalışıyorsunuz, bu da bir anlamda tüketicinin vatandaşın belki pek çok anlamda işini kolaylaştıracak bir hizmet. Biz yine tüketiciye sorduğumuzda, cep telefonu kullanıcısına sorduğumuzda onlar çok sıcak bakıyorlar bu gelişmeye. Sizin tavrınız nedir efendim öncelikle? Telekomünikasyon Kurumu numara taşınabilirliğine nasıl bakıyor, numara taşınabilirliği neler getirecek hayata? Dilerseniz bunlardan konuşalım.

 

Dr. Tayfun Acarer : Şimdi bu da aynı gizli numaralar gibi tüketici hakkıdır. Hatta Avrupa’da Regülasyon Başkanları toplantısına belli periyotlarla katılıyorum. Orada bir kavram var tabi bunlar evrensel kavramlar. Numara taşınabilirliği tüketicinin hakkı, işletmecilerin de sorumluluğundadır. Yani bu bir haktır, isteyen numarasını, hiçbir karakterini değiştirmeden başka bir operatöre, istediği operatöre geçebilir. Geçmesi gerekir.

 

Uğur Telli  : Çok önemli efendim. Hiçbir karakterin dediniz.

 

Dr. Tayfun Acarer : Yani alan kodu dediğimi ya da operatörü belirleyen kot. O kodu değiştirmeden başka bir operatöre geçme. Eminim ki şu anda birçok tüketici, kullanıcı bu haktan yararlanmak isteyecek. Çünkü kullandığı operatörün dışındaki operatörlerde cazip imkanlar gördüğünden o operatörün abonesi olmak isteyen birçok kullanıcının olduğuna inanıyorum. Ama tabi bilinen numara, özellikle serbest çalışan, basında çalışan işverenlerde numarayı değiştirmek kolay değil. Çünkü herkes tarafından bilinen numarası olduğu için bunu değiştirmek istemiyorlar doğal olarak. Ama numara taşınabilirliğiyle bu hakka kavuşacaklar. Onun ötesinde bana göre diğer çok önemli bir faydası da operatörler abonelerini kaybetmek istemeyeceklerinden ciddi bir rekabet avantajı çıkacak diye düşünüyorum.

 

Uğur Telli  : Çok önemli efendim. Aslında diğer kısımlarını konuşalım, vaktimiz bol bol var ama rekabet açısından tabi ki bizlere yansıması olumlu olacaktır, bizleri kaybetmemek için muhtemelen belki tarifelerde, belki diğer ücretlendirmelerde bir kolaylık sağlanacaktır. 

 

Dr. Tayfun Acarer : Mutlaka.

 

Uğur Telli  : Onun dışında numara taşınabilirliğine baktığımızda siz çok önemli bir şeyden bahsettiniz yani numaralarının hiç birisinin değişmemesinden bahsettiniz.  Yani en başındaki Türkiye’de bu da konuşuluyor. Yani diğer numaralar, operatörün başındaki diyelim Turkcell’se, Avea’ysa, Vodafone’sa onlar kalsın, ondan sonraki numaralar sabit kalsın ama baştakiler değişebilir diye.

 

Dr. Tayfun Acarer : O vardı zaten. Yani operatörü belirleyen o ilk baştaki 3 numaranın dışındaki 7 numara başka bir operatörde de kullanılıyordu. Yani bir abone, 532’li, 505’li veya 542’li numaranın arkasındaki 7 numarayı başka operatörlerde de imkan varsa tabi kullanabiliyordu. Ama orjinallik  o değil tabi. Yani numara taşınabilirliğin asıl önemi operatörü belirleyen o 3 karakteriyle beraber başka bir operatöre geçmek. Tabi burada sıkıntı da şu: yani bu kullanıcı için güzel bir şey de niye peki bu kadar 1 seneye yakın oyalandınız diye aklınıza gelebilir uzun zaman bu sorulara da muhatap olduk. Tabi burada bir sistemin konulması gerekiyor. Yani hem operatörler tarafında bir takım modifikasyonlar ve düzenlemeler yapılırken öbür tarafta da bununla ilgili sistemin faaliyete geçmesi gerekiyor. onunla ilgili bir tabi süreç işlemesi gerekir. Şöyle diyeyim ben A operatöründeyim ve sizdeki kayıtlı olan numaram A operatörü diye kayıtlı fakat ben B operatörüne geçmişim. Tabi bu durumda arayan mağdur olabilir.

 

Uğur Telli  : Bilmeyecek mi?

 

Dr. Tayfun Acarer : Bilmeyecek. Şebeke içi görüşmeler çok ucuz ama başka bir operatörü aradığınız zaman ki biz onu da azaltmaya çalışıyoruz, makul bir düzeye indirmeye çalışıyoruz ama yine de kendi şebekesindeki ücretten daha yüksek. O zaman arayan mağdur olur.

 

Uğur Telli  : Bunu nasıl çözeceksiniz Başkanım?

 

Dr. Tayfun Acarer : Onunla ilgili bir sistem faaliyete geçtiğinde arayan uyarılacak. En azından arananın o şebekede olmadığını, başka bir operatörde  olduğunu bilecek ve ona göre hala aramak istiyorsa yapacak bir şey yok. Kabul edecekse devam edecek.

 

Uğur Telli  : Kabul edecekse devam edecek, istemezse kapatacak.

 

Dr. Tayfun Acarer : Bizim özellikle durduğumuz ve süre verdiğimiz konu arayanların mağdur edilmemesi. Bununla ilgili ihale yapıldı, sistemin kurulması inşallah 3-4 ay içinde tamamlanacak ve ben 2008 sonuna kadar numara taşınabilirliği uygulamasının da Türkiye’de hayata geçirileceğine inanıyorum.

 

Uğur Telli  : Çok önemli bir şey bu. Bunu herkes cidden çok merak ediyordu. 2008 sonuna kadar bu hayata geçer dediniz.

 

Dr. Tayfun Acarer : Programımız öyle.

 

Uğur Telli  : Şu an operatörlerde belli bir şey vardı, mahkeme aşaması yaşanıyordu, direnç gösteriliyordu, diğer operatörler bunun bir şekilde çıkmasını istiyorlardı. Son durum ne, ikna edilebildi mi operatörlerin hepsi?

 

Dr. Tayfun Acarer : Konuyla ilgili çıkarttığımız yönetmelik mahkeme sürecinde hala fakat bununla ilgili mahkemede yürütmenin durdurulmasına ret verildi ama mahkeme süreci devam ediyor. Tabi ki hukukun alacağı karara biz saygı duyuyoruz. Ama şu anda yürütmeyi durdurmaya ret geldiği için yolumuza devam ediyoruz.

 

Uğur Telli  : Onun dışında sizler yine Türksat’la birlikte elektronik imzayı da Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde yürüten kurumların başında geliyorsunuz. Artık mobil  çağındayız, teknoloji çağındayız. Yavaş yavaş böyle her türlü hizmetin, elektronik imzalarla olduğumuz yerden hizmetin görülmesi gündemde. Bu aşamada sizler de önemli işler yapıyorsunuz, öncülük yapıyorsunuz. E-imzada hangi aşamadayız?

 

Dr. Tayfun Acarer : Ulaştırma Bakanlığımız e-devletle ilgili sorumluluğu üstlenmiş vaziyette ve Sayın Ulaştırma Bakanı da gerçekten bu konuda büyük çaba sarf ediyor ve oldukça da zor bir iş itiraf etmek gerekir. Devletin çok değişik kesimlerindeki kuruluşları bir havuzda toplayıp en azından  herkesin birbirine elektronik ortamda erişimini temin etmek durumundasınız. Tabi ki kamu kuruluşlarının bir çoğunun farklı imkan yapıları var. Tabi oldukça zor bir süreç bu. Ama Sayın Ulaştırma Bakanının gerçekten bu konuda büyük bir çabası var. Bununla ilgili altyapının kurulması ve işletmeci olan Türksat’a verilmiş vaziyette. Biz elektronik imzayı, o görev de bize verilmişti kanunla, e-devletin çok önemli bir fonksiyonu olarak görüyoruz ve bununla ilgili Telekomünikasyon Kurumu bu konuda görevli arkadaşlar zamanından önce bununla ilgili bütün ikincil düzenlemeleri ve altyapıları hazırladı. Elektronik imza geçen sene kullanılmaya başlandı fakat tabi bu konuda özellikle kamu kuruluşlarının devreye girmesi ve belki de bazı zorlamaların getirilmesi elektronik imza önündeki handikapı aşacaktır diye düşünüyorum.

 

Uğur Telli  : Telekomünikasyon Kurumu kendi üzerine düşeni yaptı  ama diğer kamu kuruluşları yani sizi bağlayan diğer kurumların da bu hizmete yavaş yavşa alışması lazım. Buna geçmesi gerekiyor ki tam hayatımıza girsin.

 

Dr. Tayfun Acarer : Siz o aradığınız veya iş yapmak istediğiniz kamu kuruluşuna elektronik ortamda ulaşıp onun sitesi içinde yol alıp amacınıza ulaşmanız lazım. Tabi özellikle güncel yaşantımızda interneti giderek daha fazla kullandığımız hatta neredeyse bağımlı hale geldiğimiz için, biraz evvel söylediğm gibi İnternet Güvenlik Başkanlığı niye çıktı? Bir ihtiyaçtan çıktı. Neden? Çünkü 10 sene evvel internet bu kadar yoğun kullanılmıyordu, şu anda çok yoğun kullanıldığı için bir takım sıkıntılar da çıktı. Bugün internet ortamındaki en büyük sıkıntı bilgi güvenliğidir. Yani güvenlikte ciddi saldırılara yol açıp bir çok tüketici mağdur hale de getirilebiliyor. Elektronik imzanın ben bu konuda çok önemli bir sigorta olduğunu düşünüyorum. Daha da önemlisi, bildiğiniz gibi güncel yaşantınız giderek mobil hale geliyor ve mobil ortamda da elektronik imza gündemde ve onunla ilgili çalışmalar  tamamlandı ve bildiğiniz gibi bazı operatörler mobil imzayla ilgili de uygulamaya başladılar. Ben ileride mobil imzanın çok daha yaygınlaşacağını  düşünüyorum. Özellikle yeni nesil sistemlerle birlikte ve çok da gerekli olacağını düşünüyorum. Özellikle finans sektöründe yapılacak işlemlerde elektronik imza bir sigorta olacaktır diye düşünüyorum.

 

Uğur Telli  : İnternet üzerinden hem bankacılık hizmetleri, hem diğer finans hizmetlerinde bu e-imzanın rolü kuşkusuz çok öne çıkıyor.

 

Dr. Tayfun Acarer : Kesinlikle.

 

Uğur Telli  : Bu anlamda diğer imkanlarına baktığımızda bizim hayatımıza getirileri, devlet ve kamu kurumlarının getirisi nasıl olacak efendim? Zaman kazandıracak bir kere.

 

Dr. Tayfun Acarer : Kesinlikle. Çok güncel verdiğimiz bir örnek var. Doğu Anadolu’da bir üniversiteden mezunsunuz ve Ankara’da bir kamu kuruluşuna müracaat ediyorsunuz. Yapmanız gereken şey ne? Üniversiteye gitmemiz, oradan işte diplomanızı almanız ve ondan sonra Ankara’ya gelip veya başka bir şekilde örneğin İstanbul’da bir kamu kuruluşuna veya özel bir sektöre müracaat etmeniz. Şimdi bütün bunları bulunduğunuz yerden halbuki siz de İzmir’de yaşıyorsunuz. Bütün bunları İzmir’den yapabiliyorsanız aradaki fark orada çok net bir şekilde görülebiliyor. Bankaya gitmeden hatta sabit bir hattan bunu  yapabilmeniz veya mobil olarak yapabilmeniz çünkü hem sabit hatta, hem mobil hatta bunu uygulamak mümkün  olacak. İnsanlara hem büyük zaman hem de tasarruf sağlayacaktır.

 

Uğur Telli  : Sayın Başkanım e-devlet ve sonrası aşamasında e-imzayla vatandaş diyelim askerlik işlerini tecil ettirecek, olduğu yerden yapabilecek. Nüfus idaresine gitmeden belki nüfus cüzdanı çıkaracak. Bütün hizmetler hayatımıza girecek.

 

Dr. Tayfun Acarer : Aynen. Yani bunu telli ortamda veya telsiz ortamda yapacak. Bu gerçekten çok büyük bir zaman kazancı ve aynı zamanda da maddi bir kazanç sağlayacak.

 

Uğur Telli  : Efendim çok önemli hizmetler. Bunu da çok kısa sürede bekliyoruz inşallah.

 

Hemen kayıt dışı telefonlara girelim. Sizler hem yurtdışından gelen telefonlarla ilgili hem de kayıt dışı    telefonlarla ilgili çok önemli hizmetler  yaptınız. Gerek IMEI numarasıyla ilgili hizmetleriniz gerek diğer hizmetler. Son aşama nedir efendim kayıt dışı telefonlarda? Bir de biliyoruz ki çok sayıda kapkaç sonrasında pek çok vatandaş mağdur oldu bu şekilde. Onu da önledi mi efendim. Sonuçta bu telefonlar bir şekilde kullanılmadı, pek çok aşamadan geçti. Biraz da suç ve suçlarla ilgili bağlantısını anlatarak gelinen son aşamayı anlatır mısınız?

 

Dr. Tayfun Acarer : Biraz evvel söylediğimiz gibi birçok düzenleme ihtiyaçlardan ortaya çıkıyor. Yani kayıt dışıyla ilgili ihtiyaç da belki 10 sene evvel yoktu. Fakat yine o konuda da bu mobil telefonun güncel hayatımızda yer alması ve hızla yaygınlaşması sonucunda bir takım sıkıntılar da ortaya çıktı. Öncelikle olayın sosyal tarafı ekonomik tarafından daha önemliydi. Bu olay yani kayıt dışı telefonlarla ilgili mevzuat çıkmadan evvel son dönemlerde biliyorsunuz ciddi şekilde sosyal sıkıntı haline gelmişti. Çünkü cep telefonlarının giderek maddi değerinin artması fonksiyonlarının gelişmesiyle beraber…

 

Uğur Telli  : Bir de sayın Başkanım en kolay çalınabilen bir şeydi. Telefonunuz kulağınızda konuşurken bir anda….

 

Dr. Tayfun Acarer : Unutabiliyorsunuz da bir yerlerde, birisi elinizden kapıp da götürebiliyor veyahut da işte herhangi bir darp aletiyle sizden tehditle alınabilir ve aynı anda bu paraya çevrildiği taktirde ve bununla ilgili herhangi bir müeyyide bulunmadığı taktirde çok riskli bir  malzeme taşıyorsunuz yanınızda. İnsanların ben eminim cüzdanlarında birkaç yüz YTL’den fazla para yok ama ondan çok daha fazla pahalı  cebinde bir telefon var. İşin o tarafı bence çok daha önemliydi ve bununla ilgili de biliyorsunuz emniyet kayıtlarına yansımış bir çok ölüm, yaralama olayı vardı. Ölenlerden bir tanesi maalesef benim öğrencimdi. Genç yaşta bir çocuk işte 21-22 yaşında bir çocuk hatırlarsanız trenden atılarak öldürülmüştü.

 

Uğur Telli  : Evet.

 

Dr. Tayfun Acarer : Bu tabi çok kötü bir olay. İnsanlar cep telefonlarını yanında taşımaktan korkar hale geldiler veya daha ucuz yani evde kullandıkları telefonları dışarıda kullandıkları telefonlar farklı hale gelmeye başladı. İşin sosyal tarafı bana göre çok kötüydü. Fakat olayın maddi tarafı da ekonomik tarafı da çok fazla. Şimdi şöyle bir rakam vereyim aradaki değerlendirmeyi daha iyi yapmak mümkün olur. Bu kanuni düzenleme ve bana göre yapılan en güzel düzenlemelerden telekom sektörüyle ilgili tabi, ben telekom sektörüyle ilgili konuşuyorum, telekom sektörüyle ilgili en güzel, en önemli düzenlemelerden bir tanesidir. Burada kanun çıktığında 19 milyon telefon kayıtlıydı ve bir o kadar telefon da kayıtsızdı. Biliyorsunuz mevzuatta onunla ilgili de bir kayıt için süreç verilmişti. O süreç de tamamlandı ve şu anda yaklaşık 87 milyon telefon kayıt altına alındı. Bu telefonların 64 milyonu bu kanun çıktıktan sonra kayıt altına alındı. Çok önemli bir rakam.

 

Uğur Telli  : Ekonomiye de ne kadar büyük bir getirisi olduğunu buradan anlamış olduk.

 

Dr. Tayfun Acarer : Çok basit bir değerlendirme yapıyorum,  yani 150 dolardan hesaplarsanız normal bir  telefonun fiyatını 10 milyar dolar yapar kayıt altına alınan ekonominin değeri. Bununla ilgili mücadele hala sürüyor. Çünkü biraz evvel ilginç bir şey söylediniz bu internetle ilgili yapılan düzenlemede Türkiye gerçekten öncü ülkelerden bir tanesi. Elektronik imzada Avrupa Birliği ülkelerinden pek çoğundan daha ileriyiz ve onlarla yaptığımız görüşmelerde bizim bu düzenlemelerimiz, Türkiye’de yapılan bu düzenlemeler, çıkarılan yasalar ilgiyle takip ediliyor. Türkiye yine Avrupa ülkelerinden hatta dünya ülkelerinin pek çoğundan da daha ileri durumda bu kayıt dışı   telefon sisteminde. Çünkü aynı sorun diğer ülkelerde de var.

 

Uğur Telli  : Sayın Başkanım son dakikamıza girdik. Özetle şunu sorayım bu kapkaç ve gasp olayları sizin bu kayıt dışı telefonlarla ilgili düzenlemenizin hemen ardından bir düşüş yaşandı mı efendim?

 

Dr. Tayfun Acarer : Çok büyük ölçüde. Çünkü çalınan telefon artık hemen bloke edilebiliyorsa ve kullanılamaz hala geliyorsa maddi bir değeri kalmadı. Ama bence onun ötesinde tüketici bilinçlendirildi. Dikkat edin bugün telefon satılan yerlerde…

 

Uğur Telli  : Artık olur olmaz telefonları almıyorlar.

 

Dr. Tayfun Acarer : Almıyor tüketici ben birkaç defa şahit oldum yani kendimi tanıtmadan tüketici soruyor satıcıya, bu telefon kayıtlı değil mi onda bir sıkıntı yok diyor. O da olur mu diyor biz satıyoruz isterseniz göstereyim diyor.

 

Uğur Telli  : Sayın Başkanım 25 dakika bir çırpıda geçti. Son soru da şunu sorayım 3 G ihalesinde bir iptal yaşanmıştı; hem rakabet şartları açısından hem de farklı gerekçelerler. Siz de  Kurumun başındasınız. Yeni ihale ne zaman olur?

 

Dr. Tayfun Acarer : Şöyle söyleyeyim, aslında oldukça geniş bir konu. 1-2 dakikada toparlamak zor olur. Türkiye’ye 3. nesil sistemler   gelecek. Bunun kararı verilecektir en kısa zamanda fakat kayıt dışı kapsama alanıyla ilgili konuya da dikkati çekmek istiyorum. Mevcut imtiyaz sözleşmelerine göre bizim GSM  işletmecilerimiz 3’ü de yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirmelerine rağmen Türkiye’nin coğrafik yapısı ve nüfusunun çok dağınık bir şekilde yerleşmesi neticesinde özellikle küçük yerleşim yerlerinde, yol güzergahlarında ciddi bir kapsama alanı sorunu var. Öncelikle bu çözüldüğü taktirde ki bu konuda   GSM operatörleri son derece olumlu yaklaşıyorlar ve ciddi taahhütlerde bulundular.

 

Uğur Telli  : Sayın Başkanım önce 2. nesil her tarafta tam bir düzene girsin Doğusunda Batısında. Alo dendiğinde herkes çok rahat ulaşabilsin diyorsunuz ondan sonra geçilecek.

 

Dr. Tayfun Acarer : En azından bununla ilgili bir çalışma başlatıldıktan sonra ki buna en kısa zamanda başlayacaklar, kendileri de kabul ediyorlar, gerçekten yani Türkiye’de büyükşehirdeki insanların ne kadar haberleşme hakkı varsa Doğu’da, Güneydoğu’da, Karadeniz’de yaşayan insanların da en azından temel haberleşme hakkı vardır.

 

Uğur Telli  : İhaleyle ilgili belli bir tarih öngörünüz var mı?

 

Dr. Tayfun Acarer : İnşallah en kısa zamanda olur.

 

Uğur Telli  : Teşekkürler Sayın Başkanım. “Haber Ankara”da bugün Tayfun Acarer’i kabul ettik. Telekomünikasyon Kurumunu konuştuk.

 

Başka bir gün başka bir konu ve konukla tekrar “Haber Ankara”da karşınızda olacağız. İyi günler.

 

(*) Konuşma metni yazı diline çevrilirken, tekrarların, konuşma diline ait sözcüklerin çıkarılması gibi düzeltmeler yapılmıştır.

 


 

 

 

Bilgi Teknolojileri ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı  ©2004
En İyi 1024x768 (ve üzeri) çözünürlükte görülebilir