|
Mesut Ertugay :
Telekomünikasyon Kurumu Kurul Başkanı
Dr. Sayın Tayfun Acarer ile
birlikteyiz. Sayın Başkan hoş geldiniz,
günaydın.
Dr. Tayfun Acarer :
Teşekkür ederim.
Mesut Ertugay :
Evet yüzyılın en hızlı gelişen belki de
gelişmeye devam edecek olan teknolojisi
iletişim teknolojisi. Yakalamak mümkün
değil. Şimdi 3. nesil gsm’ler söz
konusu. Bilmiyorum doğru kullanıyor
muyum jargonu ve en çok bunu merak
ediyoruz. Buradan başlayalım isterseniz.
3. nesil ne demek? Nasıl bir yeni
teknoloji ile insanlığın hizmetine
geliyor.
Dr. Tayfun Acarer :
Mesut Bey dediğiniz çok doğru. İletişim
sektörü diğer sektörleri de çok önemli
ölçüde etkileyen ve değişimine yol açan
bir sektör. Çok hızlı gelişiyor. Bu
gerçek. 3. nesil sistemler de bunun bir
parçası. Aslında şu anda kullandığımız
2. nesil sistemler. 2’nin de aslında
üstünü kullanıyoruz. GPRS’de bunun
üstüne çıkmış vaziyetteyiz. 2,5 hatta
2,75’teyiz şu anda. 3. nesille gelen
teknolojide aslında çok büyük bir fark
yok. Tek fark teknolojideki fark hızlı
erişim ve geniş bant olması. Bu ne anlam
ifade ediyor. İşte görüntü nakli mümkün
hale geliyor. Fakat görüntüden ziyade
bence asıl büyük değişiklikler içerikte
olacak. Çünkü görüntülü telefon
olduğunda karşılıklı görüştüğünüz
kişiyle görüntülü olarak görüşmek mümkün
hale gelecek ama ben kullanım açısından
100 görüşmeden 1 tanesinin belki böyle
yapılacağını düşünüyorum. Ancak onun
için kimse telefona bakarak konuşmaz.
Herkes telefonu yine kulağına
dayayacaktır. Ama belki mesela eşiniz
sizi kontrol etmek istiyorsa
bulunduğunuz mekanı bir kontrol etmek
amacıyla telefonu bir dolaştırın der
onun için de tabi bir takım çözümler
hazırlanıyor.
Mesut Ertugay :
Öyle mi?
Dr. Tayfun Acarer :
Tabi. Yani bulunduğunuz mekanı önceden
kayda alıp sonra onu kullanabilirsiniz.
Ama tabi bu işin şaka tarafı. Asıl büyük
değişiklikler içerikte olacak. Yani
bütün yayıncılık bence çok büyük ölçüde
etkilenecek. Bu yeni nesil üstünden
haberleri anında izlemek ne bileyim bir
filmi izlemek bir spor müsabakasını
izlemek veya bir gün önce indirilen bir
programı takip etmek. Onun dışında
internet aracılığıyla check in yaptırmak
rezervasyon yaptırmak. Belki daha da
ileride evinizdeki bazı sistemlerin
uzaktan kontrolü olarak çalıştırmak
mümkün hale gelecek.
Mesut Ertugay :
Yani cep telefonu küçük bir el
televizyonu haline gelebilecek galiba.
Dr. Tayfun Acarer :
Küçük bir el televizyonu küçük bir
bilgisayar mobil olan yani hareketli
olan bir televizyon, bilgisayarın belki
hepsi bir araya gelecek. Dediğim gibi
içerik çok önemli olacak ve tabi tahmin
etmek şimdiden çok zor ama ileride
içerikle ilgili bir takım düzenlemeler
gerekebilecek.
Mesut Ertugay :
Düzenlemeler derken teknik düzenlemeler
mi yasal düzenlemeler mi?
Dr. Tayfun Acarer :
Yani içeriğe yönelik düzenlemeler
olacak.
Mesut Ertugay :
Anladım. Peki bu yeni teknoloji birlikte
yeni bir parasal ortamı da yaratacak
herhalde. Yani cep telefonları
değişecek, cihazlar değişecek. Türk
halkının bu tür yeniliklere nasıl açık
olduğunu biliyoruz. Bir çok şeyden kısıp
ekonomik durumu elverişsiz olsa bile
yeni teknolojiye yönelebiliyor. Bu yeni
bir pazar oluşturacak. Bu pazarda ne
kadar büyük bir ekonomi gündeme gelecek.
Hiçbir fikriniz var mı bununla ilgili
acaba?
Dr. Tayfun Acarer :
Şimdi biz bununla ilgili çalışmayı yapıp
siyasi otoriteye sunarken bu dediğiniz
çok önemli bir husus mevcut 2. nesil
sistemlerin de en azından belli bir süre
kullanımın devamını istedik. Çünkü bugün
Türkiye’de 73 milyonun üstünde kayıtlı
cep telefonu var. Şimdi 3. nesil ile
beraber bu tür telefonların hepsinin bir
anda kullanım dışı kalması milli ekonomi
için çok büyük zarardır. O nedenle biz
bu 3. nesil ile ilgili teknik hususları
belirlerken 2. nesil sistemlerle de
uyumlu olmasını özellikle istedik. Ve
bunu da siyasi otoriteye arz ettik.
Buradaki husus şöyle olacak. Kesinlikle
2. nesil kullanılabilecek ama 3. nesil
makineniz varsa 3. nesilin imkanlarından
da yararlanacaksınız. Yani bir geçiş
süreci içinde mevcut makineleri de
kullanımını amaçladık.
Dr. Tayfun Acarer :
Evet. Süreç başladı. Lisans verilecek.
Tabi Türkiye’de kanuni bir takım
süreçler var. Bu süreçleri azaltmak ya
da artırmak mümkün değil. O süreçler
takip edilecek ama 6 ay içersinde sistem
faaliyete geçer diye ümit ediyorum. Eğer
süreçlerde bir aksama olmazsa.
Mesut Ertugay :
Evet Sayın Başkan, 73 milyon kayıtlı
telefon var dediniz. Hemen aklıma belki
kısaca değinmek isterseniz. Cep
telefonları geçen sene kayıt altına
alınmaya başlandı. Nedir son durum? Yani
Türkiye’deki bütün cep telefonları şu
anda kayıt altında mı?
Dr. Tayfun Acarer :
Hayır. Tabi kayıt dışı telefonlar da
var. Kapatılan telefonlar da var. 13
Temmuz 2005 tarihi itibariyle bu kanun
çıkmıştı. O zaman Türkiye’de 18,5 milyon
kayıtlı telefon vardı. Yani Tk
kayıtlarında 18,5 milyon telefon
gözüküyordu. Diğer telefonlar kayıt
dışıydı. Sonra o yine o kanun kapsamında
bir düzenleme ile yaklaşık 18 milyon
telefon daha kayıt altına alındı. Şu
anda 73 milyon telefon var. Yani kanunun
çıktığı süreç yaklaşık 19 ay oldu. 19
ayda 35 milyondan fazla telefon kayıt
altına alındı. Tabi bu kayıt dışı
ekonomi ile yapılan mücadele için çok
önemli bir adım olarak
değerlendiriyorum. Ama onun da ötesinde
yani bu kayıt dışı telefonların ekonomik
getirisinin ötesinde sosyal boyut bence
çok daha önemliydi. Biliyorsunuz bu
telefon çok ciddi bedellere ulaşan bir
cihaz olduğu için gasp olayları hatta
buna bağlı yaralanma hatta maalesef
birçok ölüm olayı da yaşanmıştır.
Mesut Ertugay :
İkinciye de çok güçlü bir alan.
Dr. Tayfun Acarer :
Evet hemen paraya çevrilebilen yani
insanların cüzdanında 150-200 milyon
veya 150-200 YTL para oluyor ama yanında
1 milyarlık bir telefon taşıyabiliyordu.
Ve o telefon da çok hızlı el
değiştirebiliyordu. Şimdi çok şükür bu
olaylarda çok büyük ölçüde azalma oldu.
Artık halk bilinçlendi. Bir makine
aldığı zaman öncelikle bunun kayıtlı
olup olmadığını soruyor. Faturasını
istiyor. Imei’sini kontrol ediyor.
Gerçekten de bence işin daha güzel
tarafı.
Mesut Ertugay :
Devam etmeden önce 3. nesile dönmek
istiyorum. Şimdi teknoloji son derece
hızlı gelişiyor dedik ve bu iletişim
teknolojisi de en hızlı gelişen
teknoloji. Tabi az önce konuşurken de
söylediniz 3. nesilden sonra 4.nesil de
gelecek ama ne kaldı geriye. Yani
görebiliyoruz, geniş bant dediniz, bir
çok olanağı aynı yerde bulabiliyoruz,
kullanabiliyoruz. Hatta film
seyredebiliyoruz. Haber izleyebiliyoruz.
Ne kaldı geriye?
Dr. Tayfun Acarer :
Tabi 4. nesilde bu farklı teknolojilerin
neticede birleştirilmesi hedefleniyor
teknoloji olarak. Ama içerik olarak
açıkça tam koşulları da konmadı. Tabi
bunlar çok hızlı bir değişim süreci
olduğu için belki önümüzdeki günlerde
onlar kararlaştırılır.
Mesut Ertugay :
Gelişen teknoloji ile ilgili olarak
konuşmaya devam edersek eğer Türkiye bu
tür basamakları ne kadar hızlı çıkıyor?
Yani 3. nesli neresinden yakaladı. Olası
bir 4. nesli neresinden yakalayacak?
Geçmişle kıyaslandığımız zaman müthiş
bir hız içinde Türkiye’de. Doğrudan ayak
uydurabiliyor mu?
Dr. Tayfun Acarer :
Valla çok güzel bir yerden giriyor.
Mükemmel bir zamanlama benim hep
tanımlamam o. Çünkü biliyorsunuz 3.
nesil lisansları ilk 2000 yılında
verildi. Ve 3 sene 3. nesil hiçbir
hareket yapamadı. Lisans bedelleri çok
yüksekti. Ve bebek doğmadan öldü. Ölmedi
çok ağır hastalandı. Daha sonra 2004’ten
sonra 3. nesil toparlanmaya başladı.
İşte 2005’te ve 2006’da hızlandı. Yani
tam yerinden giriyoruz. Bu bir orda
yapılan büyük lisans bedelleri ile
ilgili hatalar yapılmıyor. 2.’si
teknoloji olarak da o zaman tam 3G’idi.
Şimdi bizim işletmelerimiz 3’ten değil
3,5’tan hatta 3,75’ten girecekler. Yani
HSDPA’den girecekler. Bu işte
laboratuarlarda şu anda 14,4 giga byte
hız tartışılıyor. 7,2 rahatlıkla
verilebiliyor. Yani müthiş bir hıza
ulaşmış vaziyette.
Mesut Ertugay :
Evet bir parça sabit operatörlere de
bakalım isterseniz. Bir tane var şu
anda Türk Telekom. İşte 100 küsur
yıllık geçmişi olan müthiş bir alt yapı
ile Türkiye’de hizmet veren bir sistem
ama basında sizi izlediğim kadarıyla
yanlış söylemiyorsam 2007 yılından
itibaren yenilerinin devreye girmesinden
söz ettiniz. Böyle bir olanak var. Yeni
sabit telefon operatörleri. Burada ne
aşamadayız. Böylece bir tekel de ortadan
kalmış olacak. Belki eğer olursa.
Dr. Tayfun Acarer :
Valla ümit ediyoruz. Aslında bu konudaki
çalışmayı biz Telekomünikasyon Kurumu
olarak tamamladık. Ulaştırma
Bakanlığımız aracılığıyla bu yasalaştı.
Ama bu 6 ay oldu aşağı yukarı ve şu ana
kadar herhangi bir müracaat yok. Biz
bekliyoruz ümit ediyoruz Telekom’un yeni
rakipleri çıkar diye.
Mesut Ertugay :
Telekom gibi bir şirket varken buna
rakip olmanın zorluğundan kaynaklanan
nedenlerle mi rakip olunamıyor,
yatırımın yüksek olmasından dolayı mı,
ne dersiniz?
Dr. Tayfun Acarer :
Tabi dediğiniz gibi pek çok faktör var
ama burada en önemli gerçek Telekom
tamam piyasada tek, tekel ama yani bu
tekel olması kanundan kaynaklanmıyor.
Rakipleri girmediği için olmuyor. Veya
kimse girmediği için olmuyor. Yoksa şu
anda siz isterseniz yeni bir Telekom
kurmak için bizden çok rahatlıkla
yetkiyi alır ve kurarsınız.
Mesut Ertugay :
Demek ki yatırımcı rasyonel görmüyor
diyebilirim herhalde?
Dr. Tayfun Acarer :
Zor tabi. Zor uzun süreçli ve pahalı bir
yatırım.
Mesut Ertugay :
Peki sabit telefonlardan konuşurken
Perşembe gününden itibaren Telekom’un
yeni bir fiyat ayarlaması devreye
girecek. Şehir içi şehir dışı aynı ücret
olacak. Bunun makul bir fiyat ayarlaması
olduğu söylendi ama buna karşı da
duruldu. Hem dünyadaki benzerleriyle
fiyatlama sistemiyle bunu kıyaslarsanız
hem de ne kadar rasyonel bir fiyatlama
olduğunu nasıl açıklayabilirsiniz bunu?
Dr. Tayfun Acarer :
Aslında bu soru biraz önceki konuyla
bağlantılı. Yani Telekom bir 10 sene
evvel gerçekten tekeldi. Tekel demek ne
demek rakibinin olmaması demek. Şu anda
da tek ama yani yasal bir sınırlama yok.
İsteyen yeni bir Telekom kurabilir.
Sabit Telekomlar kurabilir. Burada
Telekom artık bana göre tekel değil
çünkü en büyük rakibi mobil. Yani 2.
nesil şimdi 3. nesil sistemler. 3. nesil
sistemler daha da kabiliyetli olarak
geliyor. O nedenle Telekom fiyatlarını
GSM’le rekabet edecek hale getirmek
durumunda. Biliyorsunuz GSM’de şehir içi
şehirlerarası aynıdır.
Mesut Ertugay :
Dünya’nın her yerinde aynıdır.
Dr. Tayfun Acarer :
Dünya’nın her yerinde aynıdır.
Telekom’da yapılmak istenen işlev de bu.
Şehir içi ile şehirlerarasını aynı hale
getirmek. Dolayısıyla mobil ile daha
kolay rekabet edebilmek.
Mesut Ertugay :
Evet ama böyle giderse mobil telefona
mobil telefonun sunduğu olanaklara
yetişmek ya da onunla rekabet etmek çok
kolay olmayacak.
Dr. Tayfun Acarer :
Kesinlikle aynı kanaatteyim. Hele 3.
nesilden itibaren bence yani sizler bile
içerik konusunda tekrar değerlendirme
yapmak durumundasınız. Çünkü çok daha
hızlı insanlar bilgi ihtiyacını
isteyecekler. Bilgiye çok daha kolay
hızlı ulaşmak isteyecekler. O nedenle
bir çok programın güncel olması lazım.
Anlık olması lazım.
Mesut Ertugay :
Belki televizyonun iletişim hızından çok
daha yüksek bir hızla bu sistem
hizmette.
Dr. Tayfun Acarer :
Kesinlikle. Yani neticede yine stüdyodan
yayınlar yapılacak ama bu yayınlarda
kullanılacak araç televizyondan mobil
cihazlara doğru kayacak.
Mesut Ertugay :
Sayın Başkan, şu sırada aklıma geldi.
Telefon basit tanımlamasıyla iletişim
sağlayan bir araçtır. Yani birbirimizle
haberleşmeyi sağlayan bir araçtır.
Mevcut sistem içinde bunun dışında hangi
alanlarda kullanılıyor. Böyle bir
araştırmanız böyle bir gözleminiz var
mı? Yani iletişim dışında. Örneğin az
önce dedik ki 3. nesil ile film
seyretmek gündeme gelecek. İşte şimdi
başka şeyler yapılabiliyor mevcut
teknoloji içinde.
Dr. Tayfun Acarer :
Şimdi dünyadaki bütün trendlerde ses
giderek azalıyor. Yani bu sabitte de
böyle, mobilde de böyle. Ses giderek
azalıyor toplam trafiği. Bunun yerine
data haberleşmesi giderek ve çok hızlı
bir şekilde artıyor. Datanın artması
bunun kabiliyetine bağlı. O da neye
bağlı. Hızı ve bant genişliğine bağlı.
Yani dar bir bantta siz her fonksiyonu
yapamıyorsunuz ama bandınız genişleyip
hızınız arttığı zaman pek çok şeyi
yapabiliyorsunuz. Nedir o işte? Mesela
film seyredebiliyorsunuz, televizyon
yayınını anında seyredebiliyorsunuz. Bu
geniş bantla olur. Bant ne kadar
genişlerse kaliteniz o kadar artar. O
yüzden 3. nesillerde daha sonra 4.
nesillerde bant çok genişleyecek.
Dolayısıyla normal bir televizyondan
seyrettiğiniz belki kalitede televizyon
seyredeceksiniz. Belki uzak bir yere
gittiğinizde telefondan yayını alıp bunu
notebook’a aktarıp oradan geniş ekranda
seyretme olanağınız olacak. Bu
söylediklerim hayal değil şu anda
yapılmış şeyler yani teknoloji olarak
hepsi mümkün olan şeyler. Tabi bunun
dışında geniş bantla olmadığı için
yapamadığımız pek çok şey işte biraz
evvel söylediğim gibi mesela bir check
in yapmak rezervasyon yapmak hatta daha
da ilerde evde akıllı cihazlar olduğu
zaman daha doğrusu cihazları kumanda
eden bir akıllı cihaz olduğu zaman o
cihazların uzaktan kontrolünü yapmak
mümkün olacak. Ne olacak mesela? İşte
fırını çalıştıracaksınız. Doğalgazı
yakacaksınız veya kaloriferi
yakacaksınız. Bütün gün kalorifer sönük
olacak siz gelmeden yarım saat evvel
ateşleyebileceksiniz yani bütün bunlar
ancak geniş bantla. Bandınız ne kadar
genişlerse yapacağınız şey o kadar
artacak.
Mesut Ertugay :
Hayal etmenin sonu yok. Son zamanlarda
numara taşıma yine sektörün önemli
başlıklarından biri haline geldi.
Herhangi bir operatörden kişi kullandığı
numara ile başka bir operatöre geçmek
olarak tanımlanıyor galiba. Değil mi?
Dr. Tayfun Acarer :
Numara taşınabilirliliğinin bir miktarı
daha önce hatta şu anda da uygulanıyor.
Yani alan kodunun dışındaki diğer
numaraları siz başka bir operatörde siz
aynen kullanabiliyorsunuz. Eğer müsaitse
ama numara taşınabilirliğindeki asıl
amaç alan kodu ile beraber yani 532,
542, 505 ile beraber değişim. Yani bütün
numaraların hepsinin değişimi.
Dolayısıyla bir operatöre bağlı olan
abone aynı numarayla başka bir operatöre
geçebilecek. Bu aslında yeni bir
uygulama değil. Birkaç zamandır
özellikle son yıllarda yaygın olarak
yapılan bir uygulama. Gene Türkiye fazla
bir gecikme olmadan bana göre tam
zamanında giriyor. Çünkü dünyadaki
değişik örnekleri de aldı. Avrupa
ülkeleri ile mukayese edersek % 10-12
civarında bir şey var mevcut abonelerin
numara değiştirme oranı var. İşte bazı
ülkelerde bu daha da yüksek. Mesela
İspanya’da biraz daha yüksek. Tabi
buradaki numarayı sadece gsm olarak veya
mobil olarak düşünmemek lazım. Sabit
operatörde de numara değişimi mümkün
hale gelecek.
Mesut Ertugay :
Sabit operatörde şöyle bir şey
yaşıyoruz. Örneğin bir semtten bir semte
taşındığınız zaman numara değişiyor.
Dr. Tayfun Acarer :
Bu sorunu çözeceğiz.
Mesut Ertugay : Ev
telefon numarası uzunca bir süre
taşınabilecek.
Dr. Tayfun Acarer :
Tabi.
Mesut Ertugay :
Peki örneğin bugün kullandığımız gsm
numaramızı saklı tutarak yani numarayı
başka bir operatörden almak mümkün
olabilecek mi? Örneğin işte 0111 diye
bir numara 0222 yine aynı numara.
İkisini de kullanmak mümkün olabilecek
mi?
Dr. Tayfun Acarer :
Tabi tabi.
Mesut Ertugay :
Yoksa birini iptal etmek mi gerekiyor?
Dr. Tayfun Acarer :
Yok hayır kesinlikle.
Mesut Ertugay :
Aynı numarayı farklı operatörlerden
kullanmak. Bunun yararı ne olacak?
Dr. Tayfun Acarer :
Şimdi biliyorsunuz bu özellikle GSM
sektöründe şu anda bir takım
alternatifler sunuluyor operatörler
tarafından. Ciddi bir rekabet var. Bu
arada tabi bir de hizmet kalitesi de son
derece önemli. Kullanıcılar bu sunulan
seçeneklere göre tercih etmek durumunda
kalıyorlar operatörü değiştirmeyi fakat
numarasını da değiştirmek istemiyorlar.
Çünkü bilinen bir numara. Onu tanıyan
herkese tek tek numarasını yeniden
vermesi lazım. Yani çok daha rahat
istediği operatörü seçme olanağı olacak
sunulan kendisine alternatiflere göre.
Mesut Ertugay :
Evet. Yine sunulan hizmetlerden son
olarak elektronik imzaya değilim. Sonra
başka konuları gündeme getirelim
isterseniz. Elektronik imza çok yaygın
değil zannediyorum ki. Önce ne demek
olduğu işte imza sahibini yasal olarak
nasıl temsil ettiğini ne kadar geçerli
olduğunu anlatır mısınız bize?
Dr. Tayfun Acarer :
Şimdi söze başlarken güzel bir ifade
kullandınız. Gerçekten iletişim
teknolojisi çok hızlı gelişiyor diye.
Elektronik imza da bunun ayrılmaz bir
parçası. Tabi bu da aslında gelişen alt
yapı ile beraber ortaya çıkan bir şey.
Her şeyden evvel kolaylık getiriyor. Ve
ama bu kolaylık aynı zamanda yasal
yükümlülüğü de getiriyor. Yani öyle bir
şey olması lazım ki sizin ıslak imza
olarak elle attığınız imzanın yerine
geçecek bir şey olması lazım. Çok basit
bir örnek. Siz İstanbul’da
oturuyorsunuz. İşte Van’daki bir
üniversiteyi bitirdiniz. Ankara’da Milli
Eğitim’in kadrosuna müracaat etmek
istiyorsunuz. Yapmanız gereken işte şey
eğer diplomanızı almadıysanız Van’a
gideceksiniz. Van’dan alacaksınız bunu
Ankara’ya geleceksiniz. Müracaat
edeceksiniz.
Mesut Ertugay :
Bizim yaptığımız gibi.
Dr. Tayfun Acarer :
Evet yıllardır yapılan gibi. Şimdi böyle
değil. Şimdi bazı kurumlarımızda işte
internete geçtiler, web sayfalarını
açtılar ama şimdi oradan sadece
istenenleri okuyabiliyorsunuz bir de boş
forumları alabiliyorsunuz. Ama gene
gitmek durumundasınız. Halbuki
elektronik imzadaki amaç bu değil.
Oturduğunuz yerden sizin aynı attığınız
imza gibi yani bizzat yerine gidip
oradan alırken atmış olduğunuz imza gibi
gitmeden uzaktan bu işi halledebilmeniz.
Bunu sağlıyor size. Sadece tören
gerektiren evlilik gibi miras gibi
olaylarda yani şahit gerektiren
olaylarda geçerli değil ama onun dışında
şahit gerektirmeyen tören gerektirmeyen
her olayda size bu olanağı sağlıyor.
Yani bunu basit bir örnek verirsek
tekrar pasaport alacaksınız. Siz işte
emniyetin kayıtlarına girip bunla ilgili
bütün işlemlerinizi tamamlayıp
elektronik imza ile kimliğinizi
onayladıktan sonra sadece gidip
pasaportu almanız.
Mesut Ertugay :
Oluyor mu peki?
Dr. Tayfun Acarer :
Şu anda olmuyor tabi. Elektronik imzada
hedeflerden bir tanesi bu. Bu arada
biliyorsunuz siyasi otoritenin
sürdürdüğü e-devlet uygulaması var.
E-devlet ile ilgili iyi bir noktaya
gelindi. Çok yol alındı. Elektronik imza
da buna bir yerde paralel olarak
gidiyor. Yaygınlaştığı zaman e-devlet
olayı da gerçekten çok yaygınlaşacak.
Mesut Ertugay :
Evet. Sayın Acarer şimdi
Telekomünikasyon iletişim başkanlığı
diye bir başkanlık var. Bu tanımlamanın
yanına hemen popüler yakıştırmasıyla
tele kulak geliyor gündeme.
Dr. Tayfun Acarer :
O yüzden güldüm zaten.
Mesut Ertugay :
Nedir efendim bu başkanlık? Ne yapıyor?
Hangi alanda çalışıyor? Nasıl bir hizmet
veriyor?
Dr. Tayfun Acarer :
Teşekkür ederim aslında çok güzel bir
konu bu. Güldüm çünkü tele kulak
diyorlar ama hemen açıklığa kavuşturmak
lazım. Burası dinleme yapmıyor. Sadece
kayıt yapıyor. Şimdi diyeceksiniz hem
dinleme yapmıyor hem kayıt yapıyor ne
demek.
Mesut Ertugay :
Dinlemeden kayıt yapıyor.
Dr. Tayfun Acarer :
Dinlemeden kayıt yapıyor. Tam açığı bu.
Dinleme yapan birimlerin taleplerini
değerlendiriyor ve o dinleme yapan
birimlerle aboneleri irtibatlıyor. Fark
ne? Eskiden de yapılabiliyordu bu arada
bir fıtrin anlamı ne? Şimdi dinleme
yapmak isteyen birimler güvenlik
kuvvetleri bunu tamamen hukuksal olarak
gerekçesini açıklamak zorunda. Kanunla
getirilen şey iletişim başkanlığı özü
burada. Bununla ilgili hakim kararını
alıyor. Örneğin bir birim sizin
dinleyecekse bununla ilgili hakim
kararını iletişim başkanlığına iletiyor.
İletişim başkanlığı bu tekrar
değerlendiriliyor ve daha sonra sizin
dinlenilmenize izin veriyor.
Mesut Ertugay :
Yani iletişim başkanlığı hakim kararına
rağmen ben bunu dinlemiyorum diyebiliyor
mu?
Dr. Tayfun Acarer :
Mevzuatta veya şeklen bir problem olduğu
zaman buna tabi karar verebiliyor. Bunun
dışında çok acil bir durum var. Bir
eylemden endişe ediliyorsa o zamanki
talep hakim kararı olmadan yapılabiliyor
ancak 24 saat içinde hakim kararı
getirilmek kaydıyla diye izin veriliyor
ve eğer getirilemezse bütün kayıtlar da
imha ediliyor. Bu son derece önemli.
Yani bir kişi ya da kişiler hakkında
güvenlik güçlerince dinlemenin yapılması
eğer hukuksal bir gerekçeyle ispat
ediliyor ve hakim kararı getiriliyorsa
artık ona yapılacak hiçbir şey yoktur.
Yani mutlaka bir gerekçesi vardır. Çünkü
artık hukuksal olarak da bunun ihtiyacı
ortaya konmuş demektir.
Mesut Ertugay :
Kısaca yasal prosedür içinde talep
edilen yasal olarak talep edilen
görevleri diyelim artık çünkü görevi
kapsamında yerine getiriyor ve yasal
prosedürü içinde işlemesini gözetliyor
diyebilir miyiz?
Dr. Tayfun Acarer :
Evet kesinlikle öyle ve gerçekten de
kurulduğu günden faaliyete geçtiğinden
beri de gerçekten çok güzel işler
yapıldı. Tabi bunun detayına girmek
istemiyorum ama bu muhabere açısından
ihtiyacın kesintisiz sağlanması
açısından çok büyük hizmetler yaptı.
Mesut Ertugay :
Tabi bu dinleme gizemlerle dolu bir şey.
Herkes bu konuda bir şey üretebilir.
Hatta şehir efsaneleri bile dolaşabilir
ama teknolojik olarak soruyorum ben şu
anda teknoloji şu anda yapılan bütün
konuşmaları bir düğmeye basarak
dinlemeye muktedir midir? Yoksa
dinlenecek kişi seçilir bir teknik
düzenleme ve ayarlama yapılır ondan
sonra mı dinlenir? Nasıl olur bu iş
teknolojik olarak?
Dr. Tayfun Acarer :
Şimdi olayı tam ikiye ayırmak lazım. Çok
güzel bir nokta. Birincisi sizin
kullandığınız iletişim araçları
haberleşme araçları üzerinden dinleme
yapılabilir. İşte zaten iletişim
başkanlığı ve buna bağlı bunun
kurulmasına yol açan kanunun hedefi de
bu. Bu yasal olsun, hukuksal mevzuata
uygun olsun, hakim kararı olsun
şeklinde. Yani sizin cep telefonunuz
veya sabit telefonunuz dinlenebilir. Bu
nereden olur? Santralden olur. Yani bu
sizin bağlı olduğunuz operatör üzerinden
yapılabilir. Bunun için hukuksal bir
gerekçe olması gerekir. Hakim kararı ve
bununla ilgili de iletişim başkanı onay
vermesi gerekir. Şuan ki işin yasal
tarafı o. Ama bunun dışında da dinleme
olabilir. Nasıl olabilir? İşte
kravatınızın arkasında bir yere veya
masanızın altına bir alıcı
yerleştirilebilir.
Mesut Ertugay :
Filmlerdeki gibi yani.
Dr. Tayfun Acarer :
Evet. Böcek yerleştirilebilir. Bunun
üzerinden yapılabilir. Yalnız bu dinleme
tabi bizim güvenlik güçlerimiz hiçbir
zaman böyle bir şey yapmaz. Çünkü
güvenlik güçlerimiz bu işin yasal olarak
yapılması için sorumlu. Çünkü onlar da
Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin birer
güvenlik organları ve büyük hizmetler
yapıyorlar. Bu başka bir amaçla yani
bizim güvenlik güçlerimizin dışında
örneğin sizi şantaj amacıyla dinleme
yapmak isteyen bir birim ya da kişi
tarafından ama bence bunlar yasal
olmayan güçler olarak tanımlıyorum.
Fakat kanunun güzel tarafı bu yapılan
dinlemeyi hukuksal olarak geçersiz
olduğuna karar veriyor.
Mesut Ertugay :
Ona bakarak herhangi bir sonuç çıkamaz.
Dr. Tayfun Acarer :
Ama yani dediğim gibi bir alıcı
yerleştirmekle bu yapılabilir ama
dediğim gibi hiçbir hukuksal tarafı yok
bunun artık.
Mesut Ertugay :
Efendim çok teşekkür ediyorum katkınız
için. Bizim teknolojiye yetişemediğimiz
kısımlar var mı diye soracaktım ama
maalesef zamanımız bitti. Daha neler
bekliyor bizi diye ama 3. nesil yavaş
yavaş hayatımıza girmeye başladıkça biz
en azından bundan yararlanacağız diye
sizi belki yeniden stüdyomuza davet
edeceğiz. Tekrar teşekkür ediyorum Sayın
Acarer katkınız için.
(*) Konuşma metni yazı diline
çevrilirken, tekrarların, konuşma diline
ait sözcüklerin çıkarılması gibi
düzeltmeler yapılmıştır.
|