Ropörtaj
Site Haritası | Ücretsiz Üyelik | Site İçi Arama | Erişim | E-Posta | ANA SAYFA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

English 

 
 

 

 

 

   ET

01.02.2007

NTV - YAKIN PLAN (*)

 

Oğuz Haksever :  Kim bilir, bugün şu saate kadar telefon denilen cihazı, aracı kaç kere kullandık, interneti kaç kere tıkladık. Çoğunlukla bu kullanımlardan hiçbirinde "çok şükür" böyle bir araç var da hayatımız ne kadar kolaylaşıyor demedik doğal olarak. Belki "şunun son bir modeli var" onu alsam diye hayıflandık, dışarıda yeni bir sistem geliştirilmiş bizde yok diye düşündük ya da başka ülkelerde daha ucuz, daha hızlıymış diye şikayet ettik. Teknoloji geliştikçe iletişimde daha fazla istiyoruz haklı olarak ve bu isteklerimizin yasal altyapısı için uğraşıldığını da pek bilmiyoruz. Oysa teknolojideki bir gelişim ha deyince Türkiye’ye gelemiyor, artık maddesel ve yasal altyapı gerekiyor. Telekomünikasyon Kurulu diye de bir organ var ve bu kuruluş, yasal altyapılarla, maddesel altyapılarla hizmetin daha iyi ve adil olması ile uğraşıyor.

İyi günler. Telekomünikasyon Kurulu'nun çalışmalarını yani telefon haberleşmesinde, Internet haberleşmesindeki yeni gelişmeleri, hazırlıkları, sorunları Yakın Plan’a alıyoruz. Bunun için Kurul Başkanı Tayfun Acarer’i Ankara stüdyomuzda ağırlıyoruz ve önce Sayın Acarer’e hoş geldiniz diyoruz. Hoş geldiniz efendim.

Dr. Tayfun Acarer : Teşekkür ederim.

Oğuz Haksever :  Nereden başlasak diye düşünüyoruz belki ama çok konu var. Şöyle yapalım; geçen yıl son derece büyük bir operasyon yapıldı ve cep telefonları kayıt altına alındı ama galiba iş bitmedi. 2007 yılı için de yapılacaklar var, ne dersiniz?

Dr. Tayfun Acarer : Evet. Geçen sene 13 Temmuz 2005 tarihiyle uygulamaya konulan kanun kapsamında Türkiye’de yaklaşık o günkü kayıtlara göre 38 milyon telefondan yaklaşık 19 milyonu kayıt altına alındı. Fakat ilginç yaklaşık geçen 18 aylık süreç içinde belki yastık altındaki telefonlar da ortaya çıktı ve şu anda kayıtlı telefon makinesi sayısı 72 milyona ulaştı. Geçen seneden bugüne kadar ortalama 34 milyon telefon daha kayıt altına alındı demektir. Bu gerçekten ciddi bir rakam. Bence kanunun uygulaması açısından da çok önemli bir rakam. Geçen sene 18 milyon kayıt dışı telefonu da düşünürseniz bu senekiyle beraber 50 küsur milyon telefon 1.5 sene içinde kayıt altına alındı. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından çok önemli olduğuna inanıyorum bu rakamın.

Oğuz Haksever :  Evet. Bu 2007 yılı içinde bir düzenleme, bu konuda kayıt altına alma konusunda dışarıdan ithalat yapıldığı zaman veya yurtdışından getirildiği zaman herhangi başka bir eksiklik kaldı mı? Bir düzenleme gerekiyor mu efendim?

Dr. Tayfun Acarer : Hayır düzenleme yok ancak bu konuda Gümrük Müsteşarlığınca alınan bir yeni düzenleme var. Bu kayıt altına alınma işlemlerini biraz daha kolaylaştırıyor. Bundan önce yurtdışından kişilerin 4 tane telefon getirme hakkı vardı. Bu sayı 1’e indirildi ve gümrüklerde artık kayıt için de uğraşılmayacak. Yurtdışından telefon getiren kişi pasaportuyla beraber telefonunu bir abone merkezine götürecek ve orada kayıt altına aldırabilecek kolaylıkla.

Oğuz Haksever :  Anladım. Gelelim bu numara taşınma meselesine. Burada çok ilginç bir durum var. Galiba önce GSM ile başlayalım yani cep telefonlarıyla. Herhangi bir operatörün numarasıyla başka bir operatöre abone olmak mümkün galiba. Bunu açarsanız seviniriz, sizi dinliyoruz. Olacak yani.

Dr. Tayfun Acarer : Bu konuda da yeni bir düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeyle alan kodu dahil yani 532, 542 ya da 505 dahil bu numarayla beraber başka bir operatörün abonesi olabiliyorsunuz. Numaranızın hiçbir karakteri değişmeden başka bir operatöre geçilebilecek. Bu konuda düzenleme son aşamasında. Bu yıl içinde bu işlem başlatılacak. Burada yeni operatöre alıcı işletmeci dersek bir abone istediği bir alıcı işletmeciye müracaat edecek, muhtemelen o alıcı işletmeci bir miktar ücrette alabilir, almayabilir de. Fakat bu numara değişimi sırasında mevcut operatör yani bağlı şu anda bağlı olduğu operatöre herhangi bir ücret ödemek zorunda kalmayacak abone. Herhangi bir ücret ödemeden eğer alıcı işletmeci yeni geçeceği operatör kendisinden bir ücret talep etmediği taktirde istediği operatöre mevcut numarasıyla beraber abonelere geçme hakkı tanıyan bir uygulama şekli olacak bu.

Oğuz Haksever :  Evet. Ne zaman gerçekleşir, ne dersiniz Sayın Acarer?

Dr. Tayfun Acarer : Bununla ilgili düzenlemeler bitti sayılır. Bu 2007 yılının muhtemelen 2. yarısından itibaren bu uygulama başlayacaktır.

Oğuz Haksever :  Acaba bu uygulama sabit telefonlar için de geçerli olacak mı?

Dr. Tayfun Acarer : Sabit telefonlar için de geçerli ama sabit telefondan mobile ya da mobilden sabit telefona şeklinde değil de, sabit telefonun kendi içinde bu adres değişikliği olabilecek.

OĞUZ HAKSEVER  : Adres değişikliğinde numara evet.

Dr. Tayfun Acarer : Mobil içinde de yani GSM operatörleri içinde de kendi içinde olacak.

Oğuz Haksever :  Bir başka konu üçüncü nesil GSM. Dilerseniz buna adım adım gidelim. Önemli bir konu. Ne demek onu bir sizden dinleyelim, ondan sonra neler olacak bu konudaki bilgileri alalım. Önce nedir bu efendim?

Dr. Tayfun Acarer : Şu anda kullandığımız mobil teknolojisine biz ikinci nesil ya da diğer adıyla GSM teknolojisi diyoruz. Üçüncü nesil dediğimiz bunun bir ileri aşaması. Üçüncü nesilin ikinci nesilden en önemli farkı hızlı Internet erişimi ve geniş bant olması. Bu iki özellik belki görünürde çok basit gibi gözüküyor ama şu anda kullandığımız ikinci nesil GSM teknolojisine göre en önemli farkı içerikte meydana getirecek. Şu anda değişik hizmetlerin, ikinci nesilde verilemeyen hizmetlerin üçüncü nesilde verilmesi mümkün hale geliyor. Geniş bant ve hızlı internet erişimi ile şu anda yapılamayan değişik rezervasyonlar, televizyon yayınlarının izlenmesi, check in yapılması, haberlerin anında izlenmesi, değişik programların daha önce indirilmiş programların yine cep telefonu üzerinden izlenmesi mümkün hale gelecek.

Oğuz Haksever :  Evet. Nedir bundaki durumumuz? Çünkü ulaştırma bakanı o kadar acele etmemek lazım, dışarıda bir takım sorunlar oldu hızla atılınca bu işe diye demeçler vermişti. Neler oluyor?

Dr. Tayfun Acarer : Bildiğiniz gibi dünyada üçüncü nesilin ilk lisanları 2000 yılında verildi ve  çok yüksek lisans bedelleriyle bu hizmetlerin verilmeye başlandı. Tabi bu çok yüksek lisanslar bu hizmetin gelişimini çok büyük ölçüde engelledi. Daha sonra lisans bedellerinde çok hızlı düşüşler oldu. Hatta bazı ülkelerde bu lisans bedeli alınmadan üçüncü nesil lisanslar verilmeye başlandı. Şu anda kanımca en uygun ve en optimal zaman. Şu anda üçüncü nesille ilgili süreçte çok uygun bir zamanı yakaladığımızı düşünüyoruz. Çünkü üçüncü nesilde artık özellikle içeriğinde çeşitlenmesiyle birlikte üçüncü nesilde artış başladı. Şu anda en optimal lisans bedelleriyle üçüncü nesilin hizmete gireceğini düşünüyorum ve makul bir lisans bedeli alınmak kaydıyla üçüncü nesil Türkiye’de ben hızlı yaygınlaşacağına da inanıyorum.

Oğuz Haksever :  Bunun yasal altyapısı herhalde tamam öyle mi Sayın Acarer?

Dr. Tayfun Acarer : Doğrudur. Bununla ilgili telekomünikasyon kurumu olarak biz görüşlerimizi, hazırlıklarımızı ulaştırma bakanlığına gönderdik. Bundan sonraki süreç tabi siyasi otoritenin kararıdır.

Oğuz Haksever :  Anlıyorum. Gelelim bu Türk Telekom’a. Özelleştirme gerçekleşti, fakat ilk bakışta bu pek bir tekel gibi görünüyor. Yani bir rekabet olsa belki Türk Telekom’un verdiği hizmetleri tüketiciler, kullanıcılar çok daha sağlıklı, hızlı hatta ucuz alabilirler. Böylesine bir kaygıyı gidermek bazında söyleyecekleriniz var mı? Ortada bir tekel yok mu yoksa ne dersiniz?

Dr. Tayfun Acarer : Şu anda sabitte tek operatör gözüküyor. Ancak biz çok yakın bir geçmişte altyapı lisanslarını da verdik. Onunla ilgili çalışmaları da tamamladık. Bu  önümüzdeki günlerde 2007 yılından itibaren yeni sabit operatörlerin ortaya çıkmasını bekliyoruz. Bununla ilgili bütün hazırlıklar tamamlandı. Bu konuda önümüzdeki günlerde başka sabit operatörlerinde ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Oğuz Haksever :  Bu çok önemli bir bilgi. Peki sayı ne olur? 1, 2 biraz daha bu konuyu açarsanız seviniriz Sayın Başkan.

Dr. Tayfun Acarer : Şimdi Türk Telekom tabi çok köklü bir geçmişi var. Türkiye’de de oldukça geniş bir altyapıya sahip. Aynı büyüklüğe erişmek tabi çok kısa sürede oldukça zor. Yeni işletmecilerin, yeni teknolojileri kullanarak ancak ben Türk Telekom ile rekabet edebileceklerini düşünüyorum. Bunun için de belli oranda ciddi bir yatırım yapmaları gerekecektir. Sayı vermek tabi hem doğru değil, hem çok zor ama ben önümüzdeki yıldan itibaren yeni sabit operatörlerin ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Oğuz Haksever :  Bu bilgi gerçekten önemli. Gelelim bu ADSL hizmetlerine, internet hizmetlerine. Bu konuda yoğun şikayet var. Türkiye artık kaplumbağa hızında internet alıyor, internete bağlanıyor. Yurtdışında büyük ilerlemeler var biçiminde şikayetler. Ne dersiniz?

Dr. Tayfun Acarer : Internet’in özellikle ADSL’in geniş bant dediğimiz hızlı internet erişiminin Türkiye’deki geçmişi, geçmişteki süreci oldukça yeni. Yaklaşık 3 sene evvel neredeyse sıfır olan bu değer, şu anda 2.5 milyonu aştı, 3 milyona doğru hızla gidiyor. Bu konuda Türk Telekom’la da görüşmelerimiz var ve internet şebekesinin geliştirilmesini kendilerinden istedik. Bu konuda zaten onların da bir yatırımları var. Ben  2007 yılı sonuna kadar şu anki internet abone sayısının çok önemli ölçüde artacağını düşünüyorum. Tabi internetin özellikle hız olarak gelişiminde iyileştirilmesinde de istemlerimiz var. Bu konuda da iyileştirilmeyi özellikle bekliyoruz ve takip ediyoruz. Bu konuda Türk Telekom’un da bir çalışması olduğunu düşünüyorum.

Oğuz Haksever :  Bu arada yine Türk Telekom’un yaptığı son fiyat ayarlamalarından dolayı bazı şikayetler var. Kurumun o konuda yetkisi ve gücü nedir sayın başkan?

Dr. Tayfun Acarer : Bütün operatörlerde olduğu gibi Türk Telekom tarafından da istenen tarife değişiklikleri Kurumca onaylanıyor. Kurum bu tarifeleri onaylarken özellikle yabancı ülkelerde, yurtdışında ve özellikle AB ülkelerindeki ortalama fiyatları dikkate alıyor ve ona göre karar veriyor. Türk Telekom’un şu andaki onaylanan tarifesi AB ortalaması civarında. Buradaki tabi Türk Telekom’un yeni tarifesinin en önemli özelliği şehirlerarası ve şehir içi görüşmelerin aynı bedele getirilmesi. Bu tarife de 1 Mart 2007 tarihinden itibaren geçerli olacak.

Oğuz Haksever :  Anladım. Sayın başkan cep telefonlarında bir başka yaygın yakınma diyelim, tam anlamıyla şikayet olabilir mi kestiremiyor sunucu ama cep telefonlarına gelen reklam mesajları veya şirket duyuruları. Ne dersiniz, bu konuda bir yaygın hakikaten yakınma var. Sizin bir çalışmanız var mı?

Dr. Tayfun Acarer : Çok önemli bir husus bu. Özellikle tüketicilerden bu konuda bizde zaman zaman şikayetler alıyoruz. Bu konuda operatörlerle görüşmelerimiz de devam ediyor. Özellikle yaygın olan şikayetler konusunda bu haberleri yapan sitelerle ilgili de operatörlerden düzeltmeler istiyoruz. Bununla ilgili bir düzenleme çok yakın bir zamanda yapılacak.

Oğuz Haksever :  Epey iş var bu yıl gerçekten Sayın Başkan. Bir başka konu bu elektronik imza meselesi. Kamuda, kamu sektöründe fena gitmiyor ama anladığım kadarıyla kurum özel sektörde veya sivil kullanımda yeterince yaygınlaşmamasından galiba biraz şikayetçi, ne dersiniz?

Dr. Tayfun Acarer : Elektronik imza ıslak imza ile aynı hukuksal değere sahip bir olgu. Özellikle internetin günümüzde çok hızlı bir şekilde gelişmesi sonucunda bu internet güvenliği çok önem kazanmaya başladı ve yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Internet’i bu kadar yoğun kullanıyoruz ama güvenliği konusunda da bir takım düzenlemeler yapılması gerekiyordu. Bu konuda en önemli düzenlemelerden bir tanesi geçen sene yürürlüğe giren kanunla elektronik imzanın yasal hale getirilmesi. Elektronik imza da tören gerektiren olayların dışında bütün olaylarda elektronik imzayı kullanmak mümkün ve buradaki kullandığımız bu elektronik imza sizin ıslak imzanızla aynı hukuksal değere sahip. Bu maalesef Türkiye’de çok gelişmedi geçen seneden beri. Bu konuyu değişik mercilerde dile getiriyoruz. Bu konuda devlet organlarında da  ciddi çalışma var. Şu anda 10-12 bin arasında elektronik sertifika alan kullanıcı var. Elektronik imzanın gelişmesinde kamunun kendi içinde değil de bireylerle kamu arasındaki ilişkilerde eğer elektronik imzayı yaygınlaştırabilirsek, kullanımını artırabilirsek elektronik imzanın günlük yaşantımızda çok yoğun bir şekilde kullanılacağına inanıyorum.

Oğuz Haksever :  Dilerseniz biraz bu konuda bilgi verelim. Nedir elektronik imza? Siz tabi yani ıslak imzanın hukuki değerinin sanal ortamda ortaya konması dediniz ama elektronik imza nasıl alınır? Ve nerelerde kullanılır biraz daha bilgi alsak iyi olacak. Hem de sizin beklentileriniz belki yerine gelecek bu yayın sayesinde.

Dr. Tayfun Acarer : Telekomünikasyon Kurumu olarak biz elektronik sertifika veren servis sağlayıcıları belirliyoruz. Bu belirleme sırasında da özellikle elektronik servis sertifika sağlayıcıların uluslararası normlara göre sistemlerini kurup kurmadıklarını denetliyoruz. Şu ana kadar bizden 4 tane kuruluş servis sağlayıcı olarak yetki aldı. Bunlardan bir tanesi TÜBİTAK’tır. TÜBİTAK kamu kuruluşlarına elektronik sertifika veriyor. 3 tanede özel firma var elektronik sertifika vermeye yetkili. Onlar da özel kuruluşlara veriyorlar. Burada elektronik imzada siz örneğin bir elektronik imza almak istediğiniz token denilen veya kart denilen bir aparat alıyorsunuz ve bunu bilgisayarınızda, notebookunuzda kullandığınızda bunun üzerinden yaptığınız tüm işlemler hukuksal olarak ıslak imzayla aynı müeyyideleri taşıyor.

Oğuz Haksever :  Çok teşekkür ediyoruz bu bilgiler için. Bir başka teknolojik gelişme, dışarıda oldukça hızlı gidiyor. Televizyon yayıncılığı diyelim ona, bir anlamda IP TV denen sistem. Yani internet hattı üzerinden interaktivitesi son derece yüksek televizyon yayını. Ne dersiniz, bu konuda bir altyapı hazırlığı var mı Türkiye’de? Türkiye IP TV’ye ne zaman kavuşabilir?

Dr. Tayfun Acarer : Kanımca çok kısa bir süreç içinde IP TV uygulamaya girecek. Bana göre yine 2007’nin ikinci yarısı. 2007’nin ikinci yarısı pek çok teknolojik gelişmelere sahne olabilecek bir süreç olacak kanımca. Çünkü IP TV oldukça yeni ve Türkiye’de teknolojik gelişmeleri çok yakından takip eden bir ülke. Bununla ilgili test çalışmaları başladı. Şu anki analog yayınlardan çok daha kaliteli ama onun dışında da pek çok özelliğe sahip. Özellikle bu programları kayıt edip daha sonra izleyebilme, programları aynı anda değişik mercilerden izleme olanakları ortaya çıkacak. Bana göre 2007’nin ikinci yarısı veya 2007’nin sonuna doğru IP TV Türkiye’de kullanılmaya başlanacaktır.

Oğuz Haksever :  Sayın Başkan 2007 gerçekten iletişim teknolojisinde bayağı bir parlak yıl gibi görünüyor. Hazırlıklarınız tamamlanmışta görünüyor. Onun dışında neler var? Ne gibi hazırlıklar var kurumun benim sormadığı altını eşelemediğim konuları sizden dinleyelim efendim.

Dr. Tayfun Acarer : Özellikle gerçekten telekomünikasyon sektörü çok hızlı gelişen bir sektör. Durduğunuz zaman olduğunuz yerde kalmıyorsunuz geri gidiyorsunuz. Türkiye’de son derece genç ve hareketli bir ülke. Telekomünikasyonla ilgili gelişmeler Türkiye’de gerçekten dünya ile aynı anda hatta pek çok ülkeden daha kısa süreç içinde uygulamaya geçebiliyor. Bu gelişmeleri biz de takip edebilmek ve özellikle tüketicinin korunması amacıyla özellikle piyasa gözetimi laboratuarını geliştirdik ve bu da yine 2007’nin içinde ama bu sefer ikinci yarısı değil birinci yarısının sonuna doğru bütünüyle uygulamaya geçecek. Bizim piyasa gözetimi laboratuarındaki amacımız her şeyden evvel kullanılan telekomünikasyon ekipmanlarının AB teknik mevzuatına tam uyumunu sağlamaya çalışıyoruz ve piyasada da azami ölçüde güvenli ürünlerin yer almasını ve kullanılmasını hedefliyoruz. Buna yönelikte AB ile yaptığımız çalışmalar doğrultusunda yaklaşık 5 milyon euroluk bir laboratuarı hizmete sokmak üzereyiz. Bunun çok büyük bir kısmını AB ile işbirliği kapsamında temin ettik. Burada özellikle elektronik uyumluluk, radyo frekans testleri, özellikle GSM makinelerinin bu özgül soğurma oranları yani insan sağlığı açısından riskleri konusunda ciddi ekipmanlarımız var. Özellikle GSM makinelerinin çok kullanıldığı için ve insana çok yakın kullanıldığı için özellikle GSM makineleri diyorum. Bunların istenilen değerlerde olup olmadığını kolaylıkla buradan test edip ona göre sertifika vermemiz mümkün olacak.

Oğuz Haksever :  Sayın Başkan çok çok teşekkür ediyoruz programımıza katıldığınız için, sağ olun.

Dr. Tayfun Acarer : Ben teşekkür ederim.

Oğuz Haksever :  Sağ olun. Yakın Plan’da özellikle telefon ve Internet iletişimindeki gelişmeleri, hazırlıkları ve tüketici şikayetlerini ele aldık. Yeni bir programda görüşmek üzere hoşça kalın.

 (*) Konuşma metni yazı diline çevrilirken, tekrarların, konuşma diline ait sözcüklerin çıkarılması gibi düzeltmeler yapılmıştır.


 

 

 

Bilgi Teknolojileri ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı  ©2004
En İyi 1024x768 (ve üzeri) çözünürlükte görülebilir