|
Oğuz Haksever :
Kim bilir, bugün şu saate kadar
telefon denilen cihazı, aracı kaç kere
kullandık, interneti kaç kere tıkladık.
Çoğunlukla bu kullanımlardan hiçbirinde
"çok şükür" böyle bir araç var da
hayatımız ne kadar kolaylaşıyor demedik
doğal olarak. Belki "şunun son bir
modeli var" onu alsam diye hayıflandık,
dışarıda yeni bir sistem geliştirilmiş
bizde yok diye düşündük ya da başka
ülkelerde daha ucuz, daha hızlıymış diye
şikayet ettik. Teknoloji geliştikçe
iletişimde daha fazla istiyoruz haklı
olarak ve bu isteklerimizin yasal
altyapısı için uğraşıldığını da pek
bilmiyoruz. Oysa teknolojideki bir
gelişim ha deyince Türkiye’ye gelemiyor,
artık maddesel ve yasal altyapı
gerekiyor. Telekomünikasyon Kurulu diye
de bir organ var ve bu kuruluş, yasal
altyapılarla, maddesel altyapılarla
hizmetin daha iyi ve adil olması ile
uğraşıyor.
İyi
günler. Telekomünikasyon Kurulu'nun
çalışmalarını yani telefon
haberleşmesinde, Internet
haberleşmesindeki yeni gelişmeleri,
hazırlıkları, sorunları Yakın Plan’a
alıyoruz. Bunun için Kurul Başkanı
Tayfun Acarer’i Ankara stüdyomuzda
ağırlıyoruz ve önce Sayın Acarer’e hoş
geldiniz diyoruz. Hoş geldiniz efendim.
Dr.
Tayfun Acarer : Teşekkür ederim.
Oğuz
Haksever : Nereden başlasak diye
düşünüyoruz belki ama çok konu var.
Şöyle yapalım; geçen yıl son derece
büyük bir operasyon yapıldı ve cep
telefonları kayıt altına alındı ama
galiba iş bitmedi. 2007 yılı için de
yapılacaklar var, ne dersiniz?
Dr.
Tayfun Acarer : Evet. Geçen sene 13
Temmuz 2005 tarihiyle uygulamaya konulan
kanun kapsamında Türkiye’de yaklaşık o
günkü kayıtlara göre 38 milyon
telefondan yaklaşık 19 milyonu kayıt
altına alındı. Fakat ilginç yaklaşık
geçen 18 aylık süreç içinde belki yastık
altındaki telefonlar da ortaya çıktı ve
şu anda kayıtlı telefon makinesi sayısı
72 milyona ulaştı. Geçen seneden bugüne
kadar ortalama 34 milyon telefon daha
kayıt altına alındı demektir. Bu
gerçekten ciddi bir rakam. Bence kanunun
uygulaması açısından da çok önemli bir
rakam. Geçen sene 18 milyon kayıt dışı
telefonu da düşünürseniz bu senekiyle
beraber 50 küsur milyon telefon 1.5 sene
içinde kayıt altına alındı. Kayıt dışı
ekonomiyle mücadele açısından çok önemli
olduğuna inanıyorum bu rakamın.
Oğuz
Haksever : Evet. Bu 2007 yılı
içinde bir düzenleme, bu konuda kayıt
altına alma konusunda dışarıdan ithalat
yapıldığı zaman veya yurtdışından
getirildiği zaman herhangi başka bir
eksiklik kaldı mı? Bir düzenleme
gerekiyor mu efendim?
Dr.
Tayfun Acarer : Hayır düzenleme yok
ancak bu konuda Gümrük Müsteşarlığınca
alınan bir yeni düzenleme var. Bu kayıt
altına alınma işlemlerini biraz daha
kolaylaştırıyor. Bundan önce
yurtdışından kişilerin 4 tane telefon
getirme hakkı vardı. Bu sayı 1’e
indirildi ve gümrüklerde artık kayıt
için de uğraşılmayacak. Yurtdışından
telefon getiren kişi pasaportuyla
beraber telefonunu bir abone merkezine
götürecek ve orada kayıt altına
aldırabilecek kolaylıkla.
Oğuz
Haksever : Anladım. Gelelim bu
numara taşınma meselesine. Burada çok
ilginç bir durum var. Galiba önce GSM
ile başlayalım yani cep telefonlarıyla.
Herhangi bir operatörün numarasıyla
başka bir operatöre abone olmak mümkün
galiba. Bunu açarsanız seviniriz, sizi
dinliyoruz. Olacak yani.
Dr.
Tayfun Acarer : Bu konuda da yeni
bir düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeyle
alan kodu dahil yani 532, 542 ya da 505
dahil bu numarayla beraber başka bir
operatörün abonesi olabiliyorsunuz.
Numaranızın hiçbir karakteri değişmeden
başka bir operatöre geçilebilecek. Bu
konuda düzenleme son aşamasında. Bu yıl
içinde bu işlem başlatılacak. Burada
yeni operatöre alıcı işletmeci dersek
bir abone istediği bir alıcı işletmeciye
müracaat edecek, muhtemelen o alıcı
işletmeci bir miktar ücrette alabilir,
almayabilir de. Fakat bu numara değişimi
sırasında mevcut operatör yani bağlı şu
anda bağlı olduğu operatöre herhangi bir
ücret ödemek zorunda kalmayacak abone.
Herhangi bir ücret ödemeden eğer alıcı
işletmeci yeni geçeceği operatör
kendisinden bir ücret talep etmediği
taktirde istediği operatöre mevcut
numarasıyla beraber abonelere geçme
hakkı tanıyan bir uygulama şekli olacak
bu.
Oğuz
Haksever : Evet. Ne zaman
gerçekleşir, ne dersiniz Sayın Acarer?
Dr.
Tayfun Acarer : Bununla ilgili
düzenlemeler bitti sayılır. Bu 2007
yılının muhtemelen 2. yarısından
itibaren bu uygulama başlayacaktır.
Oğuz
Haksever : Acaba bu uygulama sabit
telefonlar için de geçerli olacak mı?
Dr.
Tayfun Acarer : Sabit telefonlar
için de geçerli ama sabit telefondan
mobile ya da mobilden sabit telefona
şeklinde değil de, sabit telefonun kendi
içinde bu adres değişikliği olabilecek.
OĞUZ
HAKSEVER : Adres değişikliğinde
numara evet.
Dr.
Tayfun Acarer : Mobil içinde de yani
GSM operatörleri içinde de kendi içinde
olacak.
Oğuz
Haksever : Bir başka konu üçüncü
nesil GSM. Dilerseniz buna adım adım
gidelim. Önemli bir konu. Ne demek onu
bir sizden dinleyelim, ondan sonra neler
olacak bu konudaki bilgileri alalım.
Önce nedir bu efendim?
Dr.
Tayfun Acarer : Şu anda
kullandığımız mobil teknolojisine biz
ikinci nesil ya da diğer adıyla GSM
teknolojisi diyoruz. Üçüncü nesil
dediğimiz bunun bir ileri aşaması.
Üçüncü nesilin ikinci nesilden en önemli
farkı hızlı Internet erişimi ve geniş
bant olması. Bu iki özellik belki
görünürde çok basit gibi gözüküyor ama
şu anda kullandığımız ikinci nesil GSM
teknolojisine göre en önemli farkı
içerikte meydana getirecek. Şu anda
değişik hizmetlerin, ikinci nesilde
verilemeyen hizmetlerin üçüncü nesilde
verilmesi mümkün hale geliyor. Geniş
bant ve hızlı internet erişimi ile şu
anda yapılamayan değişik rezervasyonlar,
televizyon yayınlarının izlenmesi, check
in yapılması, haberlerin anında
izlenmesi, değişik programların daha
önce indirilmiş programların yine cep
telefonu üzerinden izlenmesi mümkün hale
gelecek.
Oğuz
Haksever : Evet. Nedir bundaki
durumumuz? Çünkü ulaştırma bakanı o
kadar acele etmemek lazım, dışarıda bir
takım sorunlar oldu hızla atılınca bu
işe diye demeçler vermişti. Neler
oluyor?
Dr.
Tayfun Acarer : Bildiğiniz gibi
dünyada üçüncü nesilin ilk lisanları
2000 yılında verildi ve çok yüksek
lisans bedelleriyle bu hizmetlerin
verilmeye başlandı. Tabi bu çok yüksek
lisanslar bu hizmetin gelişimini çok
büyük ölçüde engelledi. Daha sonra
lisans bedellerinde çok hızlı düşüşler
oldu. Hatta bazı ülkelerde bu lisans
bedeli alınmadan üçüncü nesil lisanslar
verilmeye başlandı. Şu anda kanımca en
uygun ve en optimal zaman. Şu anda
üçüncü nesille ilgili süreçte çok uygun
bir zamanı yakaladığımızı düşünüyoruz.
Çünkü üçüncü nesilde artık özellikle
içeriğinde çeşitlenmesiyle birlikte
üçüncü nesilde artış başladı. Şu anda en
optimal lisans bedelleriyle üçüncü
nesilin hizmete gireceğini düşünüyorum
ve makul bir lisans bedeli alınmak
kaydıyla üçüncü nesil Türkiye’de ben
hızlı yaygınlaşacağına da inanıyorum.
Oğuz
Haksever : Bunun yasal altyapısı
herhalde tamam öyle mi Sayın Acarer?
Dr.
Tayfun Acarer : Doğrudur. Bununla
ilgili telekomünikasyon kurumu olarak
biz görüşlerimizi, hazırlıklarımızı
ulaştırma bakanlığına gönderdik. Bundan
sonraki süreç tabi siyasi otoritenin
kararıdır.
Oğuz
Haksever : Anlıyorum. Gelelim bu
Türk Telekom’a. Özelleştirme
gerçekleşti, fakat ilk bakışta bu pek
bir tekel gibi görünüyor. Yani bir
rekabet olsa belki Türk Telekom’un
verdiği hizmetleri tüketiciler,
kullanıcılar çok daha sağlıklı, hızlı
hatta ucuz alabilirler. Böylesine bir
kaygıyı gidermek bazında
söyleyecekleriniz var mı? Ortada bir
tekel yok mu yoksa ne dersiniz?
Dr. Tayfun Acarer :
Şu anda sabitte tek operatör gözüküyor.
Ancak biz çok yakın bir geçmişte altyapı
lisanslarını da verdik. Onunla ilgili
çalışmaları da tamamladık. Bu
önümüzdeki günlerde 2007 yılından
itibaren yeni sabit operatörlerin ortaya
çıkmasını bekliyoruz. Bununla ilgili
bütün hazırlıklar tamamlandı. Bu konuda
önümüzdeki günlerde başka sabit
operatörlerinde ortaya çıkacağını
düşünüyorum.
Oğuz
Haksever : Bu çok önemli bir bilgi.
Peki sayı ne olur? 1, 2 biraz daha bu
konuyu açarsanız seviniriz Sayın Başkan.
Dr.
Tayfun Acarer : Şimdi Türk Telekom
tabi çok köklü bir geçmişi var.
Türkiye’de de oldukça geniş bir
altyapıya sahip. Aynı büyüklüğe erişmek
tabi çok kısa sürede oldukça zor. Yeni
işletmecilerin, yeni teknolojileri
kullanarak ancak ben Türk Telekom ile
rekabet edebileceklerini düşünüyorum.
Bunun için de belli oranda ciddi bir
yatırım yapmaları gerekecektir. Sayı
vermek tabi hem doğru değil, hem çok zor
ama ben önümüzdeki yıldan itibaren yeni
sabit operatörlerin ortaya çıkacağını
düşünüyorum.
Oğuz
Haksever : Bu bilgi gerçekten
önemli. Gelelim bu ADSL hizmetlerine,
internet hizmetlerine. Bu konuda yoğun
şikayet var. Türkiye artık kaplumbağa
hızında internet alıyor, internete
bağlanıyor. Yurtdışında büyük
ilerlemeler var biçiminde şikayetler. Ne
dersiniz?
Dr.
Tayfun Acarer : Internet’in
özellikle ADSL’in geniş bant dediğimiz
hızlı internet erişiminin Türkiye’deki
geçmişi, geçmişteki süreci oldukça yeni.
Yaklaşık 3 sene evvel neredeyse sıfır
olan bu değer, şu anda 2.5 milyonu aştı,
3 milyona doğru hızla gidiyor. Bu konuda
Türk Telekom’la da görüşmelerimiz var ve
internet şebekesinin geliştirilmesini
kendilerinden istedik. Bu konuda zaten
onların da bir yatırımları var. Ben
2007 yılı sonuna kadar şu anki internet
abone sayısının çok önemli ölçüde
artacağını düşünüyorum. Tabi internetin
özellikle hız olarak gelişiminde
iyileştirilmesinde de istemlerimiz var.
Bu konuda da iyileştirilmeyi özellikle
bekliyoruz ve takip ediyoruz. Bu konuda
Türk Telekom’un da bir çalışması
olduğunu düşünüyorum.
Oğuz
Haksever : Bu arada yine Türk
Telekom’un yaptığı son fiyat
ayarlamalarından dolayı bazı şikayetler
var. Kurumun o konuda yetkisi ve gücü
nedir sayın başkan?
Dr.
Tayfun Acarer : Bütün operatörlerde
olduğu gibi Türk Telekom tarafından da
istenen tarife değişiklikleri Kurumca
onaylanıyor. Kurum bu tarifeleri
onaylarken özellikle yabancı ülkelerde,
yurtdışında ve özellikle AB
ülkelerindeki ortalama fiyatları dikkate
alıyor ve ona göre karar veriyor. Türk
Telekom’un şu andaki onaylanan tarifesi
AB ortalaması civarında. Buradaki tabi
Türk Telekom’un yeni tarifesinin en
önemli özelliği şehirlerarası ve şehir
içi görüşmelerin aynı bedele
getirilmesi. Bu tarife de 1 Mart 2007
tarihinden itibaren geçerli olacak.
Oğuz
Haksever : Anladım. Sayın başkan
cep telefonlarında bir başka yaygın
yakınma diyelim, tam anlamıyla şikayet
olabilir mi kestiremiyor sunucu ama cep
telefonlarına gelen reklam mesajları
veya şirket duyuruları. Ne dersiniz, bu
konuda bir yaygın hakikaten yakınma var.
Sizin bir çalışmanız var mı?
Dr.
Tayfun Acarer : Çok önemli bir husus
bu. Özellikle tüketicilerden bu konuda
bizde zaman zaman şikayetler alıyoruz.
Bu konuda operatörlerle görüşmelerimiz
de devam ediyor. Özellikle yaygın olan
şikayetler konusunda bu haberleri yapan
sitelerle ilgili de operatörlerden
düzeltmeler istiyoruz. Bununla ilgili
bir düzenleme çok yakın bir zamanda
yapılacak.
Oğuz
Haksever : Epey iş var bu yıl
gerçekten Sayın Başkan. Bir başka konu
bu elektronik imza meselesi. Kamuda,
kamu sektöründe fena gitmiyor ama
anladığım kadarıyla kurum özel sektörde
veya sivil kullanımda yeterince
yaygınlaşmamasından galiba biraz
şikayetçi, ne dersiniz?
Dr.
Tayfun Acarer : Elektronik imza
ıslak imza ile aynı hukuksal değere
sahip bir olgu. Özellikle internetin
günümüzde çok hızlı bir şekilde
gelişmesi sonucunda bu internet
güvenliği çok önem kazanmaya başladı ve
yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline
geldi. Internet’i bu kadar yoğun
kullanıyoruz ama güvenliği konusunda da
bir takım düzenlemeler yapılması
gerekiyordu. Bu konuda en önemli
düzenlemelerden bir tanesi geçen sene
yürürlüğe giren kanunla elektronik
imzanın yasal hale getirilmesi.
Elektronik imza da tören gerektiren
olayların dışında bütün olaylarda
elektronik imzayı kullanmak mümkün ve
buradaki kullandığımız bu elektronik
imza sizin ıslak imzanızla aynı hukuksal
değere sahip. Bu maalesef Türkiye’de çok
gelişmedi geçen seneden beri. Bu konuyu
değişik mercilerde dile getiriyoruz. Bu
konuda devlet organlarında da ciddi
çalışma var. Şu anda 10-12 bin arasında
elektronik sertifika alan kullanıcı var.
Elektronik imzanın gelişmesinde kamunun
kendi içinde değil de bireylerle kamu
arasındaki ilişkilerde eğer elektronik
imzayı yaygınlaştırabilirsek,
kullanımını artırabilirsek elektronik
imzanın günlük yaşantımızda çok yoğun
bir şekilde kullanılacağına inanıyorum.
Oğuz
Haksever : Dilerseniz biraz bu
konuda bilgi verelim. Nedir elektronik
imza? Siz tabi yani ıslak imzanın hukuki
değerinin sanal ortamda ortaya konması
dediniz ama elektronik imza nasıl
alınır? Ve nerelerde kullanılır biraz
daha bilgi alsak iyi olacak. Hem de
sizin beklentileriniz belki yerine
gelecek bu yayın sayesinde.
Dr.
Tayfun Acarer : Telekomünikasyon
Kurumu olarak biz elektronik sertifika
veren servis sağlayıcıları belirliyoruz.
Bu belirleme sırasında da özellikle
elektronik servis sertifika
sağlayıcıların uluslararası normlara
göre sistemlerini kurup kurmadıklarını
denetliyoruz. Şu ana kadar bizden 4 tane
kuruluş servis sağlayıcı olarak yetki
aldı. Bunlardan bir tanesi TÜBİTAK’tır.
TÜBİTAK kamu kuruluşlarına elektronik
sertifika veriyor. 3 tanede özel firma
var elektronik sertifika vermeye
yetkili. Onlar da özel kuruluşlara
veriyorlar. Burada elektronik imzada siz
örneğin bir elektronik imza almak
istediğiniz token denilen veya kart
denilen bir aparat alıyorsunuz ve bunu
bilgisayarınızda, notebookunuzda
kullandığınızda bunun üzerinden
yaptığınız tüm işlemler hukuksal olarak
ıslak imzayla aynı müeyyideleri taşıyor.
Oğuz
Haksever : Çok teşekkür ediyoruz bu
bilgiler için. Bir başka teknolojik
gelişme, dışarıda oldukça hızlı gidiyor.
Televizyon yayıncılığı diyelim ona, bir
anlamda IP TV denen sistem. Yani
internet hattı üzerinden interaktivitesi
son derece yüksek televizyon yayını. Ne
dersiniz, bu konuda bir altyapı
hazırlığı var mı Türkiye’de? Türkiye IP
TV’ye ne zaman kavuşabilir?
Dr.
Tayfun Acarer : Kanımca çok kısa bir
süreç içinde IP TV uygulamaya girecek.
Bana göre yine 2007’nin ikinci yarısı.
2007’nin ikinci yarısı pek çok
teknolojik gelişmelere sahne olabilecek
bir süreç olacak kanımca. Çünkü IP TV
oldukça yeni ve Türkiye’de teknolojik
gelişmeleri çok yakından takip eden bir
ülke. Bununla ilgili test çalışmaları
başladı. Şu anki analog yayınlardan çok
daha kaliteli ama onun dışında da pek
çok özelliğe sahip. Özellikle bu
programları kayıt edip daha sonra
izleyebilme, programları aynı anda
değişik mercilerden izleme olanakları
ortaya çıkacak. Bana göre 2007’nin
ikinci yarısı veya 2007’nin sonuna doğru
IP TV Türkiye’de kullanılmaya
başlanacaktır.
Oğuz
Haksever : Sayın Başkan 2007
gerçekten iletişim teknolojisinde bayağı
bir parlak yıl gibi görünüyor.
Hazırlıklarınız tamamlanmışta görünüyor.
Onun dışında neler var? Ne gibi
hazırlıklar var kurumun benim sormadığı
altını eşelemediğim konuları sizden
dinleyelim efendim.
Dr.
Tayfun Acarer : Özellikle gerçekten
telekomünikasyon sektörü çok hızlı
gelişen bir sektör. Durduğunuz zaman
olduğunuz yerde kalmıyorsunuz geri
gidiyorsunuz. Türkiye’de son derece genç
ve hareketli bir ülke.
Telekomünikasyonla ilgili gelişmeler
Türkiye’de gerçekten dünya ile aynı anda
hatta pek çok ülkeden daha kısa süreç
içinde uygulamaya geçebiliyor. Bu
gelişmeleri biz de takip edebilmek ve
özellikle tüketicinin korunması amacıyla
özellikle piyasa gözetimi laboratuarını
geliştirdik ve bu da yine 2007’nin
içinde ama bu sefer ikinci yarısı değil
birinci yarısının sonuna doğru bütünüyle
uygulamaya geçecek. Bizim piyasa
gözetimi laboratuarındaki amacımız her
şeyden evvel kullanılan telekomünikasyon
ekipmanlarının AB teknik mevzuatına tam
uyumunu sağlamaya çalışıyoruz ve
piyasada da azami ölçüde güvenli
ürünlerin yer almasını ve kullanılmasını
hedefliyoruz. Buna yönelikte AB ile
yaptığımız çalışmalar doğrultusunda
yaklaşık 5 milyon euroluk bir
laboratuarı hizmete sokmak üzereyiz.
Bunun çok büyük bir kısmını AB ile
işbirliği kapsamında temin ettik. Burada
özellikle elektronik uyumluluk, radyo
frekans testleri, özellikle GSM
makinelerinin bu özgül soğurma oranları
yani insan sağlığı açısından riskleri
konusunda ciddi ekipmanlarımız var.
Özellikle GSM makinelerinin çok
kullanıldığı için ve insana çok yakın
kullanıldığı için özellikle GSM
makineleri diyorum. Bunların istenilen
değerlerde olup olmadığını kolaylıkla
buradan test edip ona göre sertifika
vermemiz mümkün olacak.
Oğuz
Haksever : Sayın Başkan çok çok
teşekkür ediyoruz programımıza
katıldığınız için, sağ olun.
Dr.
Tayfun Acarer : Ben teşekkür ederim.
Oğuz
Haksever : Sağ olun. Yakın Plan’da
özellikle telefon ve Internet
iletişimindeki gelişmeleri, hazırlıkları
ve tüketici şikayetlerini ele aldık.
Yeni bir programda görüşmek üzere hoşça
kalın.
(*)
Konuşma metni yazı diline çevrilirken,
tekrarların, konuşma diline ait
sözcüklerin çıkarılması gibi düzeltmeler
yapılmıştır. |