|
28.02.2006
SKY TÜRK - EKONOMİ GÜNDEMİ (*)
İLKİN
ÜNDEŞ : 2006 yılında özellikle sektörel
bazda hareketler ön plana çıkıyor. Ancak
Türkiye’nin en çok konuştuğu sektörlere
baktığımızda enerji, telekomünikasyon
sektörü en çok konuşulan sektörlerin
başında geliyor. Telekomünikasyon
sektöründe 2006 stratejileri
bu sabah ekonomi gündeminin ilk ana
başlığı. Telekomünikasyon sektöründe
yaşanan son gelişmeleri ve Kurumun 2006
iş stratejilerini bu sabah Ankara stüdyo
konuklarımız ve Akşam Gazetesi Ankara
temsilcisi İsmail Küçükkaya ile
konuşacağız.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Bugün iki önemli konuğumuz var.
Türkiye’nin en önemli bağımsız
kurullarından bir tanesi olan
Telekomünikasyon Kurumu
Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Kurul 2.
Başkanı Sayın Galip Zerey. Kendileriyle
telekomünikasyon sektöründeki
gelişmeleri, sektörün beklentilerini,
hedefleri, stratejileri konuşacağız.
Önemli gelişmeleri tartışmaya açacağız.
İzin verirsen ben önce konuklarıma birkaç soru
sorayım İlkin. Daha sonra
beraber sorularımızı yöneltiriz. Efendim
hoşgeldiniz. Telekomünikasyon sektörü
ekonominin can damarı. Gelişmiş
ülkelere baktığımız zaman da gerçekten
Telekomünikasyon sektörüne yatırım yapan
ülkelerin ekonomileri kalkınabiliyorlar.
Bu çerçevede önce 2006 yılında neler
yapacağınızı kısaca genel hatlarıyla
vizyonunuz anlamında bir anlatırsanız
sonra sorularımıza geçelim.
DR.
TAYFUN ACARER
: Tabi İsmail Bey. Öncelikle tabi 2006
yılı çok yoğun geçen 2005 yılından sonra
aynı tempo ile belki de daha da artarak
devam edecek bir yıl olacak diye
düşünüyorum. Tabi ki öncelikle yeni
nesil sistemler. Bu şu anda tüm
dünyadaki telekomünikasyon sektöründe de
en güncel konu Türkiye’de de son derece
güncel. Yeni nesil sistemler dediğimiz 3. nesil dediğimiz telefonlar
artı wimax dediğimiz daha geniş bantlı
çok hızlı iletişim sistemleri. Tabii bu
arada
mevcut sistemlerin de denetimleri
konusu var özellikle baz istasyonlarının geçen sene ikinci altı aylık
dönemde çok yoğun bir tempoyla çok büyük
ölçüde Kati Güvenlik Sertifikalarını verdik.
Şimdi bu sene aynı tempoyla buna devam
edeceğiz. Artı tabi yine radyo
televizyon vericilerinin denetimi bizim
için çok önemli. Bu arada yine GSM
sektöründeki hizmet kalitesinin
geliştirilmesi ve kapsama alanının
artırılması yine öncelik verdiğimiz
konuların başında geliyor. Bu arada
bildiğiniz gibi medya sektörünü
yakından ilgilendiren sayısal yayıncılık
gündemde. Burada da Telekomünikasyon
Kurumu büyük bir görev üstlenmiş
durumda. Onunla ilgili çalışmalarımızda
hızla devam ediyor. Bu temponun
2006’da aynı şekilde devam edeceğini
düşünüyorum.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Yeni nesil’i biraz açabilir
misiniz? 3G ile ilgili olarak
çalışmalar. Çünkü sektörün bu konudaki
hazırlıkları anladığım kadarıyla olanca
hızıyla devam ediyor. Siz de
önceliklerinizi ortaya koydunuz ve bu
konuda hazırlıklar sürüyor. Kısaca onu
da anlatabilir misiniz?
DR.TAYFUN ACARER
: Şimdi 3G şu anda telekomünikasyon
sektöründe dünyadaki en popüler konu.
Pek çok ülkenin ilgilendiği bir konu.
Türkiye de bana göre tam zamanında
giriyor 3G. Daha önceki yıllar
bildiğiniz gibi bir takım örnekler
yaşandı, kötü örnekler yaşandı ve
özellikle maddi açıdan çok ciddi
kayıplar meydana geldi. Türkiye bunları
yaşamadı ve 3G bana göre en uygun
zamanda girdiği için diğer ülkelerde
edinilen tecrübeleri görerek en doğru
uygulama şeklini belirleyecek. Bu konuda
biz raporumuzu hazırlıyoruz. Tabi bu
konudaki nihai kararı siyasi otorite
verecektir. Biz bilgilerimizi sunacağız
ki bununla ilgili de çalışmalarımız
devam ediyor. Sayın Bakanımız dün akşam
Kurumumuzda yaklaşık 5 saatlik bir
brifing
aldı.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Bu konuyla ilgili mi?
DR.TAYFUN ACARER
: Ağırlıklı olarak bu konuyla ilgili.
Yeni nesil sistemlerle ilgili. Buradaki, sürenin nasıl olacağı, kaç
operatörün katılacağı frekans bantları
belki lisans bedelleri. Bütün bunlar
geniş bir şekilde bilgi olarak Sayın
Bakan’a sunuldu.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Orada vizyonunuz nedir efendim? Hani
mümkün olduğunca yüksek lisans bedeli
mi almak yoksa tüketici için. Çünkü bu
önemli bir strateji kararı gerektiriyor
galiba.
DR.TAYFUN ACARER
: Şimdi burada belki bu konunun en
önemli sorusu bu. Çok yüksek lisans
bedellerinin alındığı ülkeleri gördük.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Hüsran.
DR.TAYFUN ACARER
: Hüsran bizde de yaşandı.
Burada en optimal rakamı yakalamak
lazım. Yani alınabildiğince yüksek bedel
fakat bu bedel bu ihaleyi alan firmayı
maddi olarak zaafiyete uğratmayacak
miktarda olmalı. Ayrıca
bu neticede tüketiciye de maddi olarak
olumsuz şekilde yansımayacak bir bedel
olmalı.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: İşte buradaki denge çok önemli.
DR.TAYFUN ACARER
: Denge çok önemli. Çünkü lisans
bedeli çok yüksek alındığında bu bedeli
veren işletmeci dönüyor neticede
tüketiciden alıyor. Yani buradaki en
optimum noktayı bulmamız lazım.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Kaç lisans söz konusu olabilir?
DR.TAYFUN ACARER
: Genelde tüm bu ülkelerdeki uygulama
mevcut GSM lisanslarına artı bir veya
artı iki ama genelde artı bir oluyor.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Anladım efendim. Evet Galip Bey size
dönelim siz de Sayın Başkan ile birlikte
önemli işlere imza atan ekibin
içindesiniz. Telekomünikasyon Kurumu
gerçekten benim de yakın olarak takip
ettiğim kuruluşundan beri önemli
kurumlardan bir tanesi. Bütün personel
gerçekten fedakarca çalışıyor. Sektörü
düzenliyorsunuz. Son derece önemli.
Şimdi bir taraftan da cep telefonuna
bakıyoruz. Artık hayatımızın önemli bir
parçası haline gelmiş. Kapsama alanı ile
ilgili olarak çalışmalar var. Bunları
bir anlatabilir misiniz bize?
GALİP
ZEREY
: Kapsama alanı 2005 yılı
programımızda bizim önemli konularımızdan
biriydi. Özellikle ikinci 6 ayda bu
konuda çok yoğun çalışmalar yaptık. 2006
yılı programımızda da bu yoğunluğu devam
ettireceğiz. Biliyorsunuz, hizmet
kalitesi çok önemsediğimiz bir
konu ve cep telefonu kullanıcılarının
kaliteli hizmet almasını, rahat görüşme
yapmasını takip ediyoruz. Bu anlamda baz
istasyonlarının kapsama alanlarını da
denetleme ekiplerimiz sürekli
denetliyorlar. Bazı özel durumlar var,
örneğin ormanlık alanlar, örneğin askeri
alanlar, sınır boyları, sınır bölgeleri,
bu bölgelerde ve sit
alanlarında bazı zorluklar var. Bu
zorlukları GSM operatörleriyle beraber
işbirliği yaparak aşmaya çalışıyoruz.
Denetlemelerimiz geçen yılın ikinci 6
ayında epeyce yoğunlaşmıştı. Aynı
tempoda bu yıl da devam edeceğini
düşünüyoruz. Hizmet kalitesini
yükseltmeyi ve
kapsama alanının artarak %100’lere
yaklaşmasını hedefliyoruz.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA :
Evet, bu son derece önemli. Sayın
Başkan, Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım’ın önemli bir vizyonu var
aslında hepimizin paylaştığı. Sayın
Binali Yıldırım diyor ki: Sektörün
üzerindeki vergi yükü çok ağır ve bunun
2006 yılında kaldırılması için Maliye
Bakanı ile görüşeceğini 2005’te birkaç
kere söylemişti, bizim yayınımızda da
aktarmıştı. Fakat, dün de gazetelere bir
baktık, bir vergi daha konuluyor, çevre
vergisi ile ilgili. Bu doğru mu efendim,
bu haberler?
DR.TAYFUN ACARER : Türkiye telekomünikasyon
sektöründe vergi yüksekliği alanında dünyada bir
numara.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Bir numara değil mi maalesef ?
% 60’larda galiba?
DR.TAYFUN ACARER : % 60 civarında, bunun düşürülmesiyle
ilgili siyasi otoritenin ciddi
çalışmaları var. Bu konuda bir çalışma
grubu var. Bu çalışma grubu nihai
raporunu Mart ayı içinde tamamlayıp
Sayın Ulaştırma Bakanı’na sunacak. Bu
vergi yükünün düşürülmesi gerçekten
artık bir vizyon haline geldi, bir hedef
haline geldi. Biz o nedenle bununla
ilgili bütün alt yapıyı, dünyadaki
değişik örnekleri rapor halinde
sunuyoruz. Bu vergi yükü aslında
düşürüldüğünde dünyadaki birçok
ekonomide gördük, milli ekonomide de
ciddi artışlar oluyor, bu makul bir
seviyeye indirildiğinde tahmin ediyorum
telekomünikasyon sektöründeki hızlı
gelişim daha artacaktır.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA :
Peki bu yeni vergi de olacak mı?
DR.TAYFUN ACARER:
O konuyla ilgili bize resmi bir şey
gelmedi. Ama, her an siz bunu takip
ediyorsunuz.
GALİP
ZEREY
: Her abone başına ayda 1 YTL konusu mecliste biliyorsunuz, mecliste bu
konuda girişimlerimiz de devam ediyor,
diğer GSM operatörleri de hükümet
nezdinde girişmelerine devam ediyorlar.
Yani, bizim gönlümüzden geçen şey: Ayda
1 YTL çevre vergisinin olmaması.
DR.TAYFUN ACARER:
Tabi, çünkü zaten vergiler çok yüksek.
GALİP
ZEREY
: Çok yüksek, % 60- % 63 vergi oranı var.
Biliyorsunuz dünyada
telekomünikasyon sektöründeki vergi
yüksekliği olarak 2. sırada Uganda var o
da % 30. Biz % 60 küsürüz. Dolayısıyla bu çevre
vergisiyle olmaması bizim gönlümüz arzu
ediyor, fakat meclisin vereceği bir
karardır. Ona da saygı duyarız.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Bu arada sevgili İlkin’in programı,
Evet İlkin, söz sende,
İLKİN ÜNDEŞ
: Evet, teşekkürler aslında genel
anlamda ilk yenilikleri siz konuştunuz
ama, özellikle izleyicilerimizin merak
ettiği birtakım gelişmeler var; bu 2006
iş planı içinde yer alan: Mesela kabul
etmeyen gizli numarayla aranmayacak,
kişi arayan gizli numaraların kendisine
ulaştırılmamasını isteyebilecek, bununla
ilgili çalışmalar ne zaman tamamlanacak
acaba, aynı zamanda bir operatör aslında
abonesinin numarasını değiştirmeden
başka bir operatöre geçebilecek, bu da
önemli bir gelişme, bunlarla ilgili
çalışmaların 2006 sonunda tamamlanıp
devreye girmesi bekleniyor mu?
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA :
Başkanım buyurun, bu gizli numara
özellikle arandığı zaman numara
gözükmeyecek cep telefonunuzda bunu
önleyeceksiniz galiba?
DR.TAYFUN ACERER :
Bununla ilgili bir çalışma başlatıldı,
tüketici haklarına ilişkin mevzuatımızda
iki tane ilginç ifade var bir tanesinde
diyor ki, isteyen numarasını gizleyerek
gönderebilir bu hakka sahiptir; ikincisinde de aranan da
numarayı görme hakkına sahiptir deniyor.
Şimdi
aslında birbirine zıt bu iki
hakkı dakorumamız lazım. Bununla
ilgili GSM işletmecileriyle görüşüyoruz.
Yalnız şu anki mevcut teknik alt yapıda
özellikle GSM santrallerinde sorun var
yani siz şu anda bana gelen tüm
gizli aramaların numaralarını ben görmek
istiyorum diyemiyorsunuz. Santrallerin teknolojik
özellikleri açısından bu
mümkün değil o yüzden olayın iki yönü
var bir tanesi hukuksal tarafı ki o konu
inceleniyor fakat asıl önemli tarafı
teknik altyapı. Bu konuda GSM
operatörleriyle daha önceden de
görüşüldü bir süreç verildi bu süreç
başladı yaklaşık en geç bir buçuk yıl
içersinde santrallerin, sistemlerin buna
uygun hale getirilmesi istendi bu konuda
mutabakatımız var, fakat teknolojideki
daha hızlı bir gelişme olduğu takdirde
operatörlerin bunu daha öne
çekeceklerini düşünüyorum.
Aslında
burada bir başka husus daha var
özellikle Türk Telekom’un eski tip
X-Bar
santrallerinden santrallerinden
numara gönderme olanağı olmadığı için
GSM operatörlerinde bu konu çözülse bile,
X-Bar santrallerde bu olayın
çözülmesi gerekiyor. Yani olayın aslında teknik tarafı
oldukça karmaşık ve zor ama gelişen
teknoloji içerisinde pek çok sorun
rahatlıkla çözülebilir bu nedenle ben
biraz süre lazım diyorum 2006’nın sonuna doğru
bu olay iyice netleşecek.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA :
Anladım, ben hemen şunu da sormak
istiyorum eğer mümkünse şimdi yine
değişikliklere baktığımızda mesela
telefon dinleme sürecine baktığımızda
Telekomünikasyon İletişim
Başkanlığı dinlemenin yapıldığı yer
olmayacak bundan sonraki süreçte sanırım
sadece hukuki prosedürünü düzenleyecek
bu noktada yeni bir düzenleme var. Uzak
Mesafe Telefon Hizmeti alanlarında
aynı zamanda Türk Telekom’a eş değer
sabit telefon hizmeti sunacak. Bunlarla
ilgi yeniliklerde direkt devreye girecek
mi acaba? Evet efendim çok önemli bir
soru daha bu telefon dinleme ile ilgili
özetle yeni kurulan birimle ilgili bir
açıklamanız ne, nasıl son durum?
DR.TAYFUN ACERER
: İletişim Başkanlığı ile ilgili
kullanılan ifade tamamen doğru burası
dinlemenin yapıldığı bir yer değil
altını çizerek söylüyorum burası,
yapılacak dinlemelerin tamamen hukuksal
zeminde olması konusunda karar veren bir
yer olacak. Dinlemeyi yapacak birim özellikle mahkeme kararı ile
beraber İletişim Başkanlığından onay
alacak ve bu onay çerçevesinde dinleme
gerçekleştirilecek çok acil durumlarda
dinleme yapılabilir fakat bununla
ilgili 24 saat içersinde yine mahkeme
kararının getirilmesi gerekiyor aksi
takdirde yapılan dinlemeye ilişkin tüm
kayıtların imha edilmesi gerekiyor
kanuna göre.
Özetlersek İletişim Başkanlığı fiili
olarak dinlemenin yapılacağı yer
değildir, hukuksal çerçevede dinlemenin
denetleneceği bir yerdir.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA
: Hukuki olarakta önemli bir eksikliği
gideriyor. Galip bey bir şey daha
soracağım bilmiyorum vaktimiz var mı ama
sevgili İlkin müdahale eder eminim,
şimdi sektör liberalleşiyor ama bir
taraftan sektörün içerisinden
şikayetlerde geliyor bu yeni firmalardan
özellikle orada ki son durum nedir? Hani
tam liberalleşmeye ne zaman biz
geçebileceğiz?
GALİP
ZEREY :
Telekomünikasyon Kurumu
mevzuatına göre şu an tam liberalleştik
diyebiliriz fakat bir geçiş süreci
yaşadığımız da bir gerçek bunu kabul
etmek lazım. Bu liberalleşmenin
geçiş süreci devam ediyor, sürecin çok uzun
sürmemesine gayret ediyoruz, bizim asıl
görevimiz bu. Şu noktaya da dikkat
etmekte yarar var: Telsimin Vadofone
satılması sonrası ve Türk Telekom’un %
55’lik hissesinin Oger Telekom’a
satılması sonrası - büyük çapta özelleşti
diyebiliriz sadece Türk Telekom’da %
45 devlet hissesi kaldı - bir de
sektörümüzde uzak mesafe telefon
işletmecileri var dolayısı ile bizim
mevzuatımıza göre bu konu geçiş
sürecinde biz takip ediyoruz.
İLKİN ÜNDEŞ : Sayın Acarer'de Türk
Telekom’un alt yapısı ile ilgili olarak
özellikle Oger Telekom’un Türk
Telekom'un alt yapı mülkiyetine şerh
koyması hukuksal bir konu açıklaması
geldi kendilerinden biz de yazılı
itirazda bulunduk dediler konu ile
ilgili son bir mesaj alabilirsek
sevinirim.
DR.TAYFUN ACARER :
Bu konu gerçekten hukuksal bir konu,
konu yargıya intikal etmiş durumda. İmzalardan sonra imtiyaz sözleşmesinde
Oger Telekom’un bir şerhi vardı biz de bu
şerhe karşı yazılı olarak karşı
görüşümüzü bildirdik, konu hukuksal bir
konu ben bu konuda fazla bir detaya
girmek istemiyorum.
İSMAİL
KÜÇÜKKAYA :
Peki efendim çok teşekkür ediyorum her
ikinize de başka bir programda yine
detaylı olarak sektörün önündeki
engelleri ve sizin stratejilerinizi
konuşmaya devam edeceğiz çok teşekkür
ediyorum.
DR.TAYFUN ACARER
: Biz teşekkür ederiz.
(*) Konuşma metni yazı
diline çevrilirken, tekrarların, konuşma
diline ait sözcüklerin çıkarılması gibi
düzeltmeler yapılmıştır. |